Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, İzmir’de Halk Buluşması öncesi ulusal ve yerel basın temsilcileriyle bir araya geldi. Gazetecilerin sorularını yanıtlayan Ağıralioğlu, özetle şunları söyledi:
BUGÜN BİZİM İÇİN SEÇİM BAŞLANGICINI VERDİĞİMİZ GÜN
“Bugün bizim için seçim başlangıcını verdiğimiz gün. Biz bütün arkadaşlarımızla sahada olacağız. Sonbahardan itibaren, ortalama Ekim 2027’de seçim yapılsa bir yılımız kalıyor demektir. Bu bir yılda anlatılacak memleketin dertleri, çözümleri var; dokunulacak, dinlenecek, sarıp sarmalanacak bir millet var. Umuda, ‘yeniden başarabiliriz’ duygusuna taşınacak bir seçmen iradesi var. Bütün kurumlarıyla yeniden ayağa kaldırılması gereken; Türk milletinin ayağa kalktığı büyük coşkuyu yönetecek bir kurumlar devletine dönüştürülmesi gereken bir siyasi mesuliyet var.Tecrübe ettiğimiz Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi, basının üstüne de çok ağır bir yük oldu. Karnesini elimize aldığımız bu sistemin belki en ağır yükünü medya da çekmiş oldu. Dolayısıyla hükûmetin siyasi vizyonu lehine ya da aleyhine diye bölünmüş siyasal alanda, memlekette basın da bu siyasi kamplaşmadan, bu siyasi pastadan kendisine düşeni alıyor. Devletin imkânlarını kendi partisinin imkânları gibi kullanabilen, devleti kendisinin zannedebilen, kendisinin zanneden bir siyasetin, özellikle bu Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi sürecinden sonra topluma ödettiği bir bedel var. O bedelden basın da çok hissedar oldu.
TAYYİP BEY ‘SİYASETÇİLERİN VAZİFESİ MAZERET BULMAK DEĞİLDİR’ DİYORDU KENDİSİ MAZERET İKTİDARI OLDU
Mazeret iktidarı diyorum artık iktidara. Çünkü hep mazeretleri var; sanki ilk defa başımıza geliyormuş gibi konuşmayı seviyorlar. İlk defa savaş görüyormuşuz gibi, ilk defa deprem görmüşüz gibi, ilk defa sınırımızda savaş varmış gibi, ilk defa dünyada kriz görmüşüz gibi... İlk defa karşılaştığımızdan bahisle hep mazeretleri olan bir iktidarla karşılaşıyoruz. Yani hükûmetin şimdi mazeret diye sunduğu, arkasına sığındığı, her şey daha önce de olmuştu. O zaman mazereti olanları kabul etmiyorlardı; diyorlardı ki: ‘Güçlü devlet mazeret beyan etmez.’ Tayyip Beyöyle konuşuyordu. Diyordu ki: ‘Siyasetçilerin vazifesi mazeret bulmak değildir, çözüm bulmaktır. Siyasetçilerin vazifesi haklı olmak değildir, milletlerini zengin yapmaktır.’‘Siyasetçilerin vazifesi devamlı başımıza gelen felaketin sebebi şu dış güçler demek değildir’ diyordu. ‘Dış güçler falan bilmeden memleketin bünyesini kuvvetlendirip ayağa kaldırmak lazım’ diyordu.
SÖZ YETİM KALDI
Şimdi elimizde zorluğumuz olan bir şey var; elimizdeki karnenin sahibi hükûmet, hala milletin tercih bandında ön sıralarda duruyor. Bu bir paradoks, bunu halletmek zorundayız. Muhalefetin en çok zorlandığı yer burası. Yani haklı tenkitlerimize rağmen, bunlara sebep olan iktidar yine yendi muhalefeti. Dolayısıyla söz yetim kaldı. Türkiye'de şu anda demokrasinin de millet iradesinin de en zayıf tarafını, aslında muhalefetin haklı eleştirilerine rağmen iki sefer yenilmesi bu hale getirdi. Dolayısıyla Anahtar Parti bu tahterevalliyi bozmak için kuruldu. AK Parti olarak son girdiğiniz seçimi değil, 2002'den beri girdiğiniz bütün seçimleri alıyorsunuz; her şeyi yapma yetkiniz ve gücünüz var. Bu seçimi değil, bundan sonraki on seçimi de alsanız neyi değiştireceğinizin cevabında siz aslında anlamsızlaştınız. Yani sizin derdiniz seçim kazanmak değil, memleketin sorunlarını yenmekti; memleketin sorunlarını yenemiyorsunuz, sadece CHP'yi yeniyorsunuz. Enflasyonu yenemiyorsunuz; ihracatımız arttı diye övünüyorsunuz, ithalatımızdaki bağımlılığı yenemiyorsunuz.
ALTILI MASA ‘BİR SEÇİM NASIL KAYBEDİLİR’ ORGANİZASYONU OLARAK OKUNABİLİR
Altılı masa tecrübemiz vardır bizim; bu altılı masa, doğru bakanlar için güzel bir muhasebe imkânıdır. Yani ‘bir seçim nasıl kaybedilir’ organizasyonudur. Bir seçim nasıl kaybedilebilir, ne yapılarak kaybedilebilir, bir ittifak nasıl olursa tutmaz, bir ittifak nasıl olursa memleketin, milletin sinesinde karşılık bulmaz; onu tecrübe etmek için bence güzel bir imkândır. Şimdi doğru muhasebe yapılmalıdır; şahıs konuşmadan, parti konuşmadan memleketin geleceği konuşulmalıdır. İttifaklar Ankara'da masada değil, milletin kalbinde kurulmalıdır. O yüzden ittifaklar için, ittifak konuşmaları için erken.
GÖRÜNÜYOR Kİ TÜRKİYE'DE ÖNÜMÜZDEKİ SEÇİM KURALSIZ OLACAKTIR
CHP'nin seçime bir yıl kala ‘Mutlak Butlan’ kararı ile böyle bir türbülansla karşı karşıya kalması hükûmetin de demokrasinin de ayıbıdır. Bu kararın siyasi sonuçları bizim için şöyle mühimdir: 100 yıllık bir parti ne olursa olsun; Yüksek Seçim Kurulu kararları ve mazbatasına rağmen siyaset marifetiyle böyle bir oldu bittiyle karşı karşıya bırakılıyorsa ve bu bir bölünme tehlikesi oluşturuyorsa bunun demokrasiye ve millet iradesine kaybettirdikleri hükûmetin de mesuliyeti ve ayıbıdır. Görünüyor ki Türkiye'de önümüzdeki seçim kuralsız olacaktır. Dolayısıyla kuraldan, ilkeden, ölçüden, kuvvetlenmekten vazgeçmemeliyiz. Masada ittifak kurma hevesine değil; milletin kalbinde ittifak kurabilmeye, milletin ufkuna yürüyebilmeye karar verebilmeliyiz.
HER TARAFTAN OY ALABİLİYORUZ
Türkiye'nin siyasi merkezi olmaya çalışıyoruz; böyle sağ merkez değil, normal bir kimliğimiz var. Gömlek çıkararak siyaset yapmıyoruz. Kimseye de ‘gömleğini çıkar gel bize’ demiyoruz. Ay-yıldızlı al bayrağı, kendi bayrağı bilen; aidiyetin, referansın, mensubiyetin ne olursa olsun, güçlü bir geleceğe, zengin, mutlu bir memleket idealine ‘ben milletime borçluyum’ diyen, neye ait olduğunun değil, gelecekte ne yapacağımızın önemli olduğu bir yönetim merkezine dönüşmeye çalışıyoruz. Her kesimin oyuna talibiz. Türkiye'de oy çeşitliliği bu kadar farklı yerden olabilen, merkezi mıknatıslanmasını yapabilen bir partiye dönüşüyoruz, her taraftan oy alıyoruz. Henüz anketlere yansımadı ama Anahtar Parti’nin oy çeşitliliği harikulade. Ay-yıldızlı al bayrağı, bayrağı bilen; cumhuriyeti, vatanı, milleti, demokrasiyi, hukuku evlatlarımıza bir miras gibi teslim etmeye namus sözü verebilen herkesle omuz omuzayız. Biz o çeşitliliği yönetebiliyoruz, biz milletin iktidarına talibiz. Ukalalık etmeyeceğiz, kendimizi bir şey zannetme ergenliğiyle kendimizi dayatmayacağız ama hedeflerimizi, irademizi, memleketimizi korumak için her türlü hassasiyeti göstereceğiz.
Yorumlar
Kalan Karakter: