YETER ARTIK! AYDIN BŞB'DEKİ MAAŞ VURGUNLARINI DEVLET NE ZAMAN GÖRECEK?

YETER ARTIK! AYDIN BŞB'DEKİ MAAŞ VURGUNLARINI DEVLET NE ZAMAN GÖRECEK?
10 Eylül 2020 - 16:42 - Güncelleme: 10 Eylül 2020 - 18:04



Özlem Çerçioğlu’nun Teftiş Kurulu Başkanı Önder Yeğen’in kardeşini bir başka kamu kurumunda memur olmasına rağmen Devlet Memurları Kanunu’nu hiçe sayarak Ege Et Aş’ye yönetim kurulu üyesi olarak atamış ve huzur hakkı ödenmesini sağlamıştı.
Bunu haberleştirdik...
 
Başka Kurum Devlet Memurlarını Şirketlere Yönetim Kurulu üyesi atamış!

Özlem Çerçioğlu’nun haberlerimizi ilgi ile takip etmesine karşın; "Ortaya çıkan hukuksuzlukları da boşverin bana kimse bir şey yapamaz. Bir gün yazarlar unutulur gidilir" dediğini yakın çevresinden duyuyoruz...

Haklı mı?
Evet kesinlikle haklı yazdığımız onca yolsuzluk ve usulsüzlük haberleri adeta vız geldi tırıs gitti! 

Şimdi yeniden soralım sayın Çerçioğlu'na..
Başka bir kamu kurumunda Devlet Memuru olan Ender Yeğen’i şirketlerinizde neden Yönetim Kurulu üyesi olarak atadınız?
Şirket Genel Kurulu olarak tek yetki sizde bu konuyu bilmeden mi yaptınız?
Sizi birileri mi yanlış yönlendirdi yoksa bile bile isteyerek mi bu hataları yapıp "YEĞEN" ailesine ilave para ödüyorsunuz?

Hatalar ve Usulsüzlükler bundan ibaret değil!

Şimdi basit bir soru soralım ki yolsuzluk ve usulsüzlüğün boyutu anlaşılsın...
Bir belediye şirketinde mesai saati kaç saattir?
Diyelim ki günlük 8 saat...
Yani bir çalışan 8 saat çalışır ve karşılığı belirlenen ücreti alır...
Peki bir kişi aynı anda 2 ya da 3 belediye şirketinde çalışabilir mi?
3 şirketin aynı anda Genel Müdürü olup, yine 8 saat mesaisini harcayıp hepsinden ayrı ayrı Genel Müdür maaşı alabilir mi?

Bu soruların cevabı Aydın Büyükşehir ise konu evet yapabilir?
Ümit Erkan, Aydın Büyükşehir Belediyesinin son 6 yıldır 2 şirketinde Genel Müdür!
Kimi zaman 3, kimi zaman 4 şirketinde genel müdür olarak çalışıyor!
Kimi zaman 3 maaş kimi zaman 4 maaş alıyor!
Ayrıca yönetim kurulu üyeliğinden alınan huzur hakları da cabası!

Yolsuzluk MİLYONLARI geçmiş durumda!

Ülkede ve Aydın’da binlerce genç işsiz varken; Özlem Çerçioğlu, Ümit Erkan’a 6 yıldır bu kıyağı yapmaya devam ediyor!
Hem en az 2 Genel  Müdür maaşı ve ayrıca yönetim kurulu üyesi huzur hakkı ödüyor!
Ümit Erkan, 8 saat mesaisini harcıyor ve bunu 2 ye 3 e bölüyor maaşını katlıyor!
Bu şekilde fazla ödenen maaş yani yolsuzluk tutarı milyonları aşmış durumda...

Belediye Kaynaklarından aldığımız bilgilere göre; 2 maaş ödenen sadece Ümit Erkan’da değil!
Çok sayıda belediye şirket yöneticisinin durumunun bu şekilde olduğu milyonlarca lira tutarında fazla ödeme yapıldığı söyleniyor...

Sayıştay bulamamış!

Belediye şirketlerinde yapılan yoğun denetimlere karşın her şirketin ayrı denetlenmesi ve bordroların çarpraz kontrolünün yapılmaması nedeniyle bu hayali maaş ödemeleri bugüne kadar bulunamamış durumda... 

Kendisi mi suç duyurusunda bulunacak?

Aydın Büyükşehir’de Özlem Çerçioğlu’nun görevlendirmesi ile kılıfına uydurularak yapılan çifte maaş ödenmesi suretiyle yapılan bu büyük yolsuzluk; Yalova’da yapılan yolsuzluğu andırıyor!

Yalova’da ki gibi çeşitli yöntemler kullanılarak gizlenmek suretiyle kamu kaynakları Özlem Çerçioğlu’nun kontrolünde kişilere aktarılmış durumda..

Yalova Belediye Başkanı gibi, haberimizden sonra bu yolsuzluğu Özlem Çerçioğlu’nun kendisinin ihbar edip etmeyeceği ve bu ihbarın kendisini kurtarıp kurtarmayacağını zaman gösterecektir...
Diyoruz... Ve bu yolsuzluklara da devlet ne zaman dur diyecek diye de en az Aydın halkı kadar merakla bekliyoruz!

Ne dersiniz; Adalet Aydın BŞB'ye de uğrar mı? 

Ayrıca; her konuşmasında ne diyordu sayın Kılıçdaroğlu, "Bizim belediye başkanlarımız kör kuruşun hesabını verir. Biz hesap veren bir partiyiz!" "Kim doğmamış yetimin hakkını yiyorsa hesap sorarız!"
Siz hiç bugüne kadar sayın Kılıçdaroğlu'nun bırakın kör kuruşu, delikli 5 kuruşun hesabını sorduğuna tanık oldunuz mu?

Sayın Kılıçdaroğlu'na soruyoruz; bugüne kadar Aydın BŞB'de neler olup bittiğine ilişkin en ufak bir yaptırımınız oldu mu? 
Lafa geldi mi mangalda kül bırakmadığınız da kamuoyu tarafından çok yakından biliniliyor da; ya Didim için NTV'de söyledikleriniz unutuldu mu?

Not: Sayıştay Başkanlığı'ndan ricamızdır; Lütfen bundan sonra Aydın BŞB şirketlerini denetlemek üzere görevlendirdiğiniz müfettişlerin gözlerini tıbbi bir kontrolden geçirterek gördermeniz yönünden olacaktır... Demek ki bugüne kadar gelenlerin gözlerinde "tavuk karası" hastalığı mevcutmuş! Yoksa; bu kadar maaş vurgunu gözlerinden kaçar mıydı? 

Peki Aydınlılar; sayın Çerçioğlu'nun Tevfik Fikret'in bu şiirini çok sevdiğini biliyor muydunuz? 

HAN-I YAĞMA
Bu sofracık, efendiler – ki iltikaama muntazır
Huzurunuzda titriyor – bu milletin hayatıdır;
Bu milletin ki mustarip, bu milletin ki muhtazır!
Fakat sakın çekinmeyin, yiyin, yutun hapır hapır…

Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı iştiha sizin,
Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin!

Efendiler pek açsınız, bu çehrenizde bellidir
Yiyin, yemezseniz bugün, yarın kalır mı kim bilir?
Bu nadi-i niam, bakın kudumunuzla müftehir!
Bu hakkıdır gazanızın, evet, o hak da elde bir…

Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı iştiha sizin,
Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin!

Bütün bu nazlı beylerin ne varsa ortalıkta say
Haseb, neseb, şeref, oyun, düğün, konak, saray,
Bütün sizin, efendiler, konak, saray, gelin, alay;
Bütün sizin, bütün sizin, hazır hazır, kolay kolay…

Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı iştiha sizin,
Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin!

Büyüklüğün biraz ağır da olsa hazmı yok zarar
Gurur-ı ihtişamı var, sürur-ı intikaamı var.
Bu sofra iltifatınızdan işte ab u tab umar.
Sizin bu baş, beyin, ciğer, bütün şu kanlı lokmalar…

Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı iştiha sizin,
Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin!

Verir zavallı memleket, verir ne varsa, malını
Vücudunu, hayatını, ümidini, hayalini
Bütün ferağ-ı halini, olanca şevk-i balini.
Hemen yutun düşünmeyin haramını, helalini…

Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı iştiha sizin,
Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin!

Bu harmanın gelir sonu, kapıştırın giderayak!
Yarın bakarsınız söner bugün çıtırdayan ocak!
Bugünkü mideler kavi, bugünkü çorbalar sıcak,
Atıştırın, tıkıştırın, kapış kapış, çanak çanak…

Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı iştiha sizin,
Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin!