TUNCAY ÖZKAN'IN EKİBİNDEN BİRİSİ DAHA KENDİSİNİ KURTARMIŞ!

TUNCAY ÖZKAN'IN EKİBİNDEN BİRİSİ DAHA KENDİSİNİ KURTARMIŞ!

TUNCAY ÖZKAN'IN EKİBİNDEN BİRİSİ DAHA KENDİSİNİ KURTARMIŞ!
09 Kasım 2019 - 13:31 - Güncelleme: 09 Kasım 2019 - 16:01






Ne bereketli bir şehir bu İzmir...

Ne bereketli bir parti bu CHP...

Ne berketli bir adam bu Tuncay Özkan...

Tuncay Özkan... İzmir MV... CHP MYK Üyesi...

Parti tabanındaki adıya; "İzmir'in patronu Tuncay Özkan"

Tuncay Özkan'ın Kanaltürk TV'sini FETOCU İpek Grubuna satmadan öncesinden başlar Cumhuriyet Halk Partisine olan hizmetleri...

Temsil, Türkiye'de Tuncay Özkan'dan başka hiç bir kimse akıl edip çekmemiştir "CHP Belgeseli"ni...

CHP tabanı, Özkan'ın bu 12 bölüm çekip Kanaltürk TV'sinde yayınladığı belgeselden öğremiştir CHP'nin tarihini... (Dönemim CHP Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Özyürek'te Fuar'daki bir etkinlikte "Tuncay Özkan bu belgeseli sudan ucuza çekti" demişti!)  

Kalkıp buradan bir başlasak Tuncay Özkan'ın CHP'ye ve İzmir'e olan hizmetlerini anlatmaya, inanın yazmaktan kara akşamlar beyaz sabaha dönüşür bitiremeyiz... 

Kaç tane 31 mart seçimleri için ilçeye aday belirlemiştir...

Kaç tane belediyeye özel kalem müdürü koymuştur...

Kaç tane ilçenin Kentsel Dönüşümü için gecesini gündüzüne katmıştır...   

Kaç tane ilçeye Tuncay Özkan'dan izinsiz girilmeyeceğini... Vs... 

Yaz yaz bitmez...

Aslında; böylesine cefakar, vefakar, tapılası bir insanın Ankara yolunun İzmir'e giriş noktalarından Hacılarkırı mevkisi gibi bir yere heykelinin dikilmesi gerektiğini düşünüyoruz!
Dikilmiş olsa bile ne gibi bir sakıncası olabilir ki?

Rahmetli gazateci, yazar, yayıncı Bülent Habora, 80 sonrası ANAP dönemimin ünlü siyasetçilerini "100 Türk Büyüğü" başlıklı kitabında anca toplayabilmişti... ANAP'ın en şatafatlı 10 yılından 100 Türk Büyüğü çıkarabilen Habora, bugün yaşıyor olsaydı sadece İzmir CHP'nin 10 yılına bakıp 1000 Türk Büyüğü çıkarmaz mıydı?

Düşünün bir kere... Tuncay Özkan'ın yanından geçen, yanına oturan, tokalaşan, uzaktan selam sarkıtan anında bir baltaya sap olabiliyor!

İşte önce Özel Kalem olarak Bayraklı Belediyesine yerleştirilen Tuncay Özkan'ın ekibinden Berk Ulusal, işletmeci oluvermiş 7 aylık Özel kalem Müdürlüğünün devamında!



Şimdi bu arkadaş bugün Balçova'da bir AVM'de kafe-bar işletmesi açacağını sosyal medya hesabından duyurmuş...

Hayırlı uğurlu olsun... 
Bol kazançlar diliyoruz...

Berk Ulusal, belki de Çeşme'nin Şifne plajında bir kum tanesi...

Önemli olan Tuncay Özkan'ın İzmir'e yığdığı ve yığacağı kum dağlarını görmek değil midir?

Berk Ulusal, sosyal medya davetiyesinden "Birlikte başlayalım mı?" diye bir soru yöneltmiş...

Yaşasın sosyal demokrat belediyecilik...

Yaşasın birlikte başlayıp, başaranlar...

Yaşasın kafe-bar işletmeciliği...

Herkese hayırlı uğurlu olsun...


İzmir'in kökü kurumadan bu da Tefvik Fikret'ten gelsin...
 

Han-ı Yağma  

Bu sofracık, efendiler, ki -iltikama muntazır
Huzurunuzda titriyor- şu milletin hayatıdır;
Şu milletin ki muztarib, şu milletin ki muhtazır,
Fakat sakın çekinmeyin, yiyin, yutun, hapır hapır.

Yiyin efendiler, yiyin; bu han-ı iştiha sizin;
Doyunca, tıksırınca, patlayıncaya kadar yiyin!

Efendiler! Pek açsınız, bu çehrenizde bellidir;
Yiyin, yemezseniz bugün, yarın kalır mı, kim bilir?
Şu nadi-i niam, bakın, kudumunuzla müftahir,
Bu hakkıdır gazanızın, evet, o hakk da elde bir!

Yiyin efendiler, yiyin; bu han-ı zi-safa sizin;
Doyunca, tıksırınca, patlayıncaya kadar yiyin!

Bütün bu nazlı beylerin, ne varsa ortalıkta say:
Haseb, neseb, şeref, şataf, oyun, düğün, konak, saray
Bütün sizin, efendiler, konak, saray, gelin, alay
Bütün sizin, bütün sizin, hazır hazır, kolay kolay

Yiyin efendiler, yiyin; bu han-ı iştiha sizin;
Doyunca, tıksırınca, patlayıncaya kadar yiyin!

Büyüklüğün biraz ağır da olsa hazmı, yok zarar,
Gurur-ı ihtişamı var, sürür-ı intikamı var.
Bu sofra iltifatınızdan işte ab u tab umar;
Sizin bu baş, beyin, ciğer, bütün şu kanlı lokmalar.

Yiyin efendiler, yiyin, bu han-ı can-feza sizin;
Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin!

Verir zavallı memleket, verir ne varsa; malını
Vücüdunu, hayatını, ümidini, hayalini;
Bütün ferag-ı halini, olanca şevk-ı balini
Hemen yutun, düşünmeyin haramını, helalini.

Yiyin efendiler, yiyin; bu han-ı iştiha sizin;
Doyunca, tıksırınca, patlayıncaya kadar yiyin!

Bu harmanın gelir sonu, kapıştırın gider ayak:
Yarın bakarsınız söner, bugün çıtırdayan ocak;
Bugünkü miğdeler kavi bugünkü çorbalar sıcak,
Atıştırın, tıkıştırın, kapış kapış, çanak çanak…

Yiyin efendiler, yiyin; bu han-ı pür-neva sizin;
Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin!…