Tunç Soyer, Kemalizm ve sosyalizm

Tunç Soyer, Kemalizm ve sosyalizm
25 Haziran 2020 - 11:54

RASİM OZAN KÜTAHYALI

Memleketim İzmir’in belediye başkanı Tunç Soyer’in söylediği İzmir parası ve İzmir bayrağı söylemi çok geniş kesimlerde büyük tepki uyandırdı.

*

Sadece AK Parti ve MHP çevreleri değil CHP ve İYİ Parti camiasından da Soyer’e tepki var.

*

Örnek mi istiyorsunuz? Tunç Soyer’in İzmir parası ve bayrağıyla ilgili açıklamalarına İzmir eski CHP İl Başkanı Kemal Karataş da sosyal medya hesabından tepki gösterdi.

*

Atatürkçü ve ulusalcı kimliğiyle bilinen CHP’li Karataş, “Sen değil misin, İzmir’de Kadifekalenin ismini değiştirip Yunanca “Pagos“ koyan, orada Pagos pazarı kuran, sen değil misin Kıbrıs için; ‘Herkes adanın bir tarafından çekiştiriyor... Kıbrısı Kıbrıslılara bırakmalıyız “ diyen…” dedi Soyer’e karşı.

*

Aslında CHP’li Karataş’ın bu Atatürkçü tepkisi CHP içinde de Tunç Soyer noktasındaki gerilimi ortaya koyuyor. İşin en temelinde ideolojik bir ayrışma var.

*

Nagehan Alçı da Habertürk TV’de Tunç Soyer’in sosyalist olduğunu ifade ederek olayın temeline indi ve objektif bir tespit yaptı. Berhan Şimşek’in tepkisi ise komiktir.

*

Gerçekten de İzmir tarihinde bir ilk olarak bu şehrin sosyalist bir belediye başkanı var.

*

Tunç Soyer İzmir şehrinin tüm tarihi boyunca kendini sosyalist

olarak tanımlayan ilk belediye başkanı.

*

Tunç Bey'in sosyalist belediyecilik doktrinini övdüğü çok uzun da bir

makalesi vardır.

*

Wallerstein’a bol atıf yapan bu makaleyi okuyunca görüyorsunuz ki Marksist bir siyaset felsefesine inanıyor Soyer.

*

Öte yandan şunu belirtmeliyiz ki Tunç Soyer'in her gittiği yerde çaldığı ‘Çav Bella' marşı Grup Yorum'un devrimci şiddeti öven Türkçe sözlü şarkısı değil. İtalyan halk şarkısı versiyonuydu.

*

2 ay önce yaşadığımız vahim provokasyondan sonra bir daha da 'Çav Bella' şarkısını mitinglerinde kullanacağını sanmam Soyer’in. Çok yanlış yapar böyle davranırsa.

*

Diğer yandan CHP teşkilatlarının DHKP-C ile aralarına mesafe koyma noktasında çok ciddi zaafları olduğu da ortada.

*

Bu tuhaf durum özellikle CHP’de son 1 yılda çok arttı. CHP içinde bir marjinalleşme dalgası olduğu açık.

*

Somut isim isim örnekler vermek istemiyorum ama özellikle Tunç Bey’in ne demek istediğimi iyi anlayacağını düşünüyorum.

*

Elbette CHP içinde de sosyalizme inananlar olabilir. Ortanın solu döneminden beri de vardır bu gelenek CHP içinde ama şiddet ve terör ile kesin mesafe koymak bir mecburiyettir.

*

Tunç Soyer klasik CHP kafasında bir adam değil. Kemalist hiç değil.

*

Babası 12 Eylül askeri Savcısı Albay Nurettin Soyer ise sıkı bir Sol-Kemalist idi.

*

Tunç Bey ve kardeşi

ise Marksist düşünceye inanıyorlar. Eşi Neptün Soyer de sıkı bir sosyalisttir.

*

İstanbul medyasının daha anlayacağı şekilde söylersek Tunç Soyer'in dünya görüşü CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu ile nerdeyse bire

bir aynıdır dersek yanlış olmaz.

*

Zaten biraz da bu yüzden İzmir'in Kemalist burjuvazisi ile İzmir'in

sosyalist başkanı Tunç Soyer arasında ciddi bir gerilim var.

*

Bu gerçek şu an

medyaya pek yansımıyor ama İzmir'i bilenler iyi biliyor bu gerilimli ilişkiyi.

*

İzmir'in üst ve üst-orta sınıf gelir sahibi sosyal tabanı çoğunlukla

Kemalist bir ideolojik yapıya sahiptir.

*

Aziz Kocaoğlu tam bu Kemalist burjuvazinin istediği tipte bir Başkan'dı. İzmir burjuvazisi ne istediyse yaptı Aziz Bey.

*

Tunç Soyer ise Aziz Kocaoğlu'nun Kemalist burjuva zihniyetine karşı

“Ben arka sıradakiler için geliyorum” diyen bir siyaset adamıydı.

*

Yani şehrin zengin sahil kesiminde Göztepe-Kordon-Karşıyaka yalılarında oturan ön sıradaki İzmirliler için değil bilakis onlara karşı iktidara geliyordu Soyer.

*

Gerçekten de son 1 yıl 3 aydır Kemalizmden ziyade solculuğun kuvvetli olduğu İzmir varoşlarına özel olarak hizmet etti Soyer.

*

İzmir varoşlarını coşturdukça coşturdu yeni Soyer idaresi. Tam bir İtalyan Komünist Partisi Bologna yönetim modeli gibiydi.

*

İzmir Kemalist burjuvazisi Soyer’den ciddi biçimde rahatsız ve “kimi zinde güçler ortamları”nda da bunu dillendiriyorlar.

*

Ben bu yazıda objektif bir fotoğraf aktarmaya çalışıyorum. CHP içindeki Kemalistlerle Marksistler arası gerilim ve kavgada benim taraf tutmam söz konusu olamaz.

*

Fakat İzmir 10 sene öncenin İzmir'i değil. Konjonktür çok değişti. Bunu iyi görmek lazım.

*

Mesela benim 10-11 sene önce medyada çok konuşulan İzmir analizlerim de bugün çöptür.

*

O analizlerin şu an hiçbir anlamı yoktur. Ulusalcılık ve faşizm İzmir'de zerre miskal kuvvetli değil şu an.

*

2020 yılında İzmir içinde bambaşka sosyal-siyasal dengeler sözkonusu.

*

Bu durumun özellikle İstanbul medyasında hiç tahlil edilmediğini hatta mevcut İzmir fotoğrafının hiç bilinmediği kanaatindeyim.

*

Benim hemşehrilerim olan İzmir'in iki meşhur gazetecisi Ertuğrul Özkök ve Yılmaz Özdil'in de İzmir'deki yeni vaziyetin ne kadar farkında olduklarına emin değilim.

*

Mesela Yılmaz Özdil zihniyeti şu an İzmir'de iktidar mıdır? Asla

değildir bilakis muhalefettedir.

*

Aziz Kocaoğlu ile beraber Yılmaz Özdil de İzmir'de siyasal olarak iktidardan düşmüştür.

*

İzmir açısından 2020’li yıllar çok değişik ve ilginç geçecek diye düşünüyorum. Yeni olaylara gebe İzmir.

Güneş Gazetesi'nden alınmıştır.