TUNÇ SOYER, BURAK OĞUZ KRİZİNİ AŞABİLİR CHP'Yİ DE FETÖ YÜKÜNDEN KURTARABİLİR MİYDİ?

TUNÇ SOYER, BURAK OĞUZ KRİZİNİ AŞABİLİR CHP'Yİ DE FETÖ YÜKÜNDEN KURTARABİLİR MİYDİ?
20 Aralık 2019 - 21:01 - Güncelleme: 21 Aralık 2019 - 09:04





CUMHUR ERİŞ 

CHP'li Urla Belediye Başkanı İ. Burak Oğuz, FETÖ Üyesi olma iddiasıyla 16 Aralık Pazartesi günü Savcılık ifadesinin ardından çıkarıldığı Mahkemece tutuklanıp Buca F Tipi Cezaevine konuldu.

İ. Burak Oğuz'un yakın çevresinden edindiğimiz bilgilere göre; İ. Burak Oğuz, aldığı Savcılık davetini iki önemli CHP'liye telefonla bildiriyor ve ne yapacağı konusunda danışıyor!

Bunlardan birisi; İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer... Burak Oğuz, Başkan Soyer'e telefonla Savcılık daveti aldığını bildiriyor. Başkan Soyer, Tacikistan'da olduğunu söyleyip "İzmir'e döndüğümde görüşürüz" diyor!  

İ. Burak Oğuz'un ikinci aradığı kişi CHP İzmir e. İl Başkanlarından Rıfat Nalbantoğlu...
Oğuz, belki CHP İzmir Milletvekili Murat Bakan'ı bile aramış, akıl almaya çalışmış olabilir çünkü; Bakan aynı zamanda Avukat...
MV Bakan'ı Oğuz'ın arayıp aramadı net değil ama, bütün İzmir İ. Burak Oğuz'un Urla Belediye Başkanlığına adaylık atamasında başrol oynadıklarını biliyor! 

İlginç olan, bu dakikaya kadar başkan Soyer'in eşi Neptün Soyer'in İ. Burak Oğuz hakkında açıklama yapmamış olması!
Neptün Hanımın en büyük yetenekleri arasında krizleri aşmak gibi özelliği bulunmaktadır. Örneğin, CHP Seferihisar İlçe Başkanlığı Kongresi... Neptün Hanım ne zaman ki devreye girdi, aday Köksal Yıldırım köşesine çekilmek zorunda kaldı ve tek aday, tek sandık demokrasisi işletilmiş oldu!

Peki, İ. Burak Oğuz'un atanmasında başrol oynayan Başkan Soyer ve şimdi CHP İzmir'i dizayn etmek için kolları sıvayan Rıfat Nalbantoğlu, Oğuz'un FETÖ'cü olup olmadığını bilmiyorlar mıydı? Ya da İ. Burak Oğuz, en basitinden; kendi üstündeki GSM hattını kime verdiğini bilmiyor muydu? Savcılık makamının hazırladığı dosyada somut deliller olmasaydı, İ. Burak Oğuz ifadesinin sonunda tutuklanması istemi ile Mahkemeye gönderilir miydi?

Bakın, İ. Burak Oğuz sıradan birisi değil... Mali müşavir... Rıfat Nalbantoğlu'da mali müşavir... İ. Burak Oğuz'da kendisini tanıyabilecek ve geçmişinin de muhasebesini yapabilecek kadar mesleğinde tecrübeli bir insan... Savcılık makamının da zat-ı allerini çay içemeye davet etmeyeceğini bilebilecekte bir yaşta...

Dikkat ederseniz; hiç bir CHP'li de bu saate kadar yaptıkları açıklamalarda "Belediye Başkanımız FETÖ'cü değildir" diyemedi! İ. Burak Oğuz'un da basında çıkanlar arasında "Ben FETÖ'cü değilim" dediğine rastlayamadık!

CHP Genel Merkezi, İ. Burak Oğuz'un nasıl bir aday olduğunu neden sağlıklı bir şekilde Urla'da araştırmamıştır?
İ. Burak Oğuz'un Urla'ya aday olmasına kimler ön ayak olmuşsa, kimler rol üstlenmişlerse, neden özeleştiride bulunamıyorlar? Bu skandala Tunç Soyer'in katkısı olmuşsa, neden çıkıp o yönde açıklamalarda bulunmuyor? 
FETÖ, devlet tarafından terör örgütü ilan edilmiştir! 
Başkan Soyer, siyasi bir açıklama yapacağı yerde, FETÖ'den cezaevine konulmuş Burak Oğuz'u cezaevine gidip ziyaret ediyor! Bu bile başlı başına bir skandaldır! Yargının elinde İ. Burak Oğuz'u cezaevine gönderebilecek kadar FETÖ'den sağlam kanıtlar olmasaydı, bunlar yaşanır mıydı?

Soyer, Nalbantoğlu ne yapmalıydı?

İ. Burak Oğuz, Soyer ve Nalbantoğlu'nu akıl almak için telefonla aradığında yapılacak olan tek şey vardı; "İSTİFA ET ÖYLE SAVCIYA GİT" diyeceklerdi!
Dikkat ederseniz; taraflar bir birlerini tanıyor, güvenmiyor, yakınlık duymuyor olsalardı, İ. Burak Oğuz, akıl almak için Soyer ve Nalbantoğlu'nu arar mıydı?
Çünkü, İ. Burak Oğuz da başına gelecekleri bilmiyor olsaydı, Tacikistan'da olduğunu bildiği Soyer'i arar mıydı?

Tavsiyemiz; bu sıcak gelişmenin Urla ile sınırlı kalacağı görünmüyor! Bundan sonra olası bir CHP'li başkan daha Savcılık makamı tarafından ifadeye davet edilirse; Belediye Başkanlığı'ndan İSTİFA EDİP öyle gitsin!
Neden mi?
Orasını da zahmet edip düşünüversin bu zat-ı muhteremler!