TEZCAN'IN ADAYI ÖMER GÜNEL, ADA'DAKİ FETÖ'CÜLERİN AVUKATLIĞINI ÜSTLENDİ Mİ?

TEZCAN'IN ADAYI ÖMER GÜNEL, ADA'DAKİ FETÖ'CÜLERİN AVUKATLIĞINI ÜSTLENDİ Mİ?

TEZCAN'IN ADAYI ÖMER GÜNEL, ADA'DAKİ FETÖ'CÜLERİN AVUKATLIĞINI ÜSTLENDİ Mİ?
09 Ocak 2019 - 05:04



Bülent Tezcan.... CHP Aydın Milletvekili... Yadsınamaz; CHP'ni başarıları için Ege'de çırpına tek milletvekili... 

CHP'nin Ege'de hiç bir koşulda ​​​​küçümsenemeyecek başarıların altına imza atan sayın Tezcan'ın, CHP'nin nasıl Kuşadası'nda seçim kaybedebilmesi için çıkardığı ve aday yaptığı iddia edilen adaylardan bir tanesi ile Tezcan'ın serüvenine başlıyoruz...

Buyursunlar;

Ömer Günel... Avukat... CHP'nin mart 2019 yerel seçimleri için açıkladığı Kuşadası adayı...

Kuşadalı gazeteci Latif Sansür, sanırım yaklaşık 3 yıl kadar önce Ömer Günel'in "siyaseti bırakıyorum" sözünden yola çıkarak, bir yazı kaleme almış...

Günel, alıngan birisi olmalı ki; Sansür'ün eleştirilerine tahammül göstermeyip, hakkında şikayetçi olmuş! Sansür'e Savcılık soruşturmaları çervesinde "kovuşturmaya yer yoktur" denilerek, dava açılmadan Günel'in şikayeti Adliye arşivine kaldırılmış!  

Günel, şikayetinde ısrar ederek bu defa şikayetini Söke Sulh Ceza Mahkemesi kanalıyla sürdürümüş... Mahkeme, Kuşadası Cumhuriyet Savcılığı'nın verdiği kararı yerinde bulup Türkçesi; Sansür'ün yazılarında kişilik haklarına ne saldırı ne de hakaret bulmuş, "kovuşturmaya yer yoktur" Savcılık kararını onlaylamış!

Avukatlık enteresan ve saygı duyulan bir meslektir... Avukatlar, gün gelir hırsızın da, katilin de haklarını savunurlar... Kimsenin de niye bu hırsızın, katilin davasını aldın diye sorma lüksünün olmadığını düşünüyoruz... Çünkü herkesin işi ayrı ve ekmek kapıları...

Gazeteciler de; gün gelir belgeli... Gün gelir iddialar üzerinden... Gün gelir duyumlar üzerinden konuları ele alır ve kamuoyunun bilgisine yazarak sunarlar...

Açıkçası, herkes işini bilinçli ve aynı zamanda da etik kurallar çerçevesinde yapmakla yükümlüdür...

Ömer Günel, avukat olmasının yanında Kuşadası'nda siyaset yapan bir kişi... Normal sıradan bir vatandaş değil, aynı zamanda siyasi yönü olan bir insan... Siyasi yönüyle baktığımızda; eleştirilere açık bir insan... Bilindiği üzere; AİHM aldığı kararlar çerçevesinde, siyasilerin sıradan insanlardan daha fazla eleştiriye katlanma özellikleri bulunuyor! Bu yönde de AİHM dışında; yüzlerce binlerce Yargıtay kararları bulunuyor...

Sansür, bir yazısı yüzünden Günel'in şikayetlerinden yargı önünde soruşturma aşamasında aklanıyor ve yazdıklarının da eleştirel olduğunu, kamuoyunun haber alma özgürlüğü çerçevesinde ele alındığını belgeliyor!   

Fakat, Sansür'ün soruşturma geçirmesine neden olan Günel'in FETÖ'cülerin davalarını almış olmasını yazması mıydı? 

Anadolu insanı tesadüfleri bir, iki diye yorumaldıktan sonra üçüncüsüne izin vernez dur der! 

Sansür'ün yazısından anlaşılacağı gibi; Günel, FETÖ'cülerin bir değil 7 davasına bakmış!

Haydi bu davaları tesadüfen aldı diyelim... Ya CHP'den aday olması da tesadüf mü? Adaylığı ve adının Bülent Tezcan'la anılır olması da mı tesadüftür? 

Bu kadar tesadüf bir araya geldiğinde; o zaman 1 Nisan 2019 günü CHP'nin Kuşadası'nda seçim kaybetmesi hangi tesadüfe bağlanılacaktır?  

İşte Kuşadalı gazeteci Latif Sansür'ün "Ömer Günel'e Hukuk Dersi" başlıklı o yazısı:

Günel’e ise bir sözüm var. Cumhuriyet Savcıları ve Mahkemelerin bir süredir, karanlık ilişkiler, ahbap çavuş veya başka etkilerle karar vermediğini bir avukat olarak en iyi senin bilmen gerekirdi. Keşke o kadar iddialı laflarla tehdit etmeseydin.

Geçtiğimiz yıl, FETÖ/PDY darbe girişimi sonrası bir yazı kaleme aldım.

Bu yazıda, Ömer Günel’in “Ben siyaseti bırakıyorum” dediğini, tanıdığım Günel’in siyaseti bırakmayacağını söyledim. Bu kararı almasında bazı arkadaşlarının FETÖ/PDY suçundan gözaltına alınmaları, tutuklanmalarının etkisi olduğunu yazdım. FETÖ/PDY Suçlularının avukat bulmakta zorluk çektiği bir ortamda, Kuşadası’nda bu suçtan gözaltına alınan 7 kişinin avukatının Ömer Günel olduğuna dikkat çektim.

CHP’nin içinde siyaset yapan bir ismin, bu terör örgütü elemanlarına avukatlığını eleştirdim.

Günel, beni hakaret etmekle, iftira atmakla suçladı. Avukatlık mesleğinin zarar gördüğünü öne sürerek Cumhuriyet Savcılığına, Mahkemelere koştu. Yetmedi,  Sosyal Medya’da “Deccal” ve “utanmaz,yalancı” olduğumu ilan etti. Yandaşları da onun bu yazısının altında bana hakaret yağdırdı. Sustum, bekledim. Haklılığım mahkemece onandı. İftira atmadığım, hakaret etmediğim, aksine görevimi yaptığım resmen belgelendi. Bu aşamada, “Şeytanların Avukatı” ve bana o hakaretleri sıralayan insan müsveddelerine bir cümlem olacak. Yazdıklarımda;“Utanmaz, Yalancı Ruh hastası, Havlayan köpek, Karaktersiz, Şerefsiz, Yavşak, onursuz” sözcüklerini hak edecek unsur olmadığı, hiç birini hak etmediğim resmen onandı. Onun için ettiğiniz ve seviyenizi belirten bu hakaretlerin size daha çok yakışacağına, bu sözcüklerin sizi bir araya getiren değerler olduğuna inanarak, aradan geçen süredeki faiziyle birlikte iade ediyorum. Umarım biraz yüzünüz kızarır.

Davaya gelince. Sadece Ömer Günel’in değil, Günel Hukuk Bürosunun bilmem kaç avukatının karşımda olduğunu biliyordum. Günel’i eski başsavcının savunduğunu da. Ama, bir an tereddüt etmedim. Her ne kadar FETÖ/PDY  yapılanması yargının büyük bölümünü eline geçirse de, onların uzantılarının Kuşadası’nda kalmadığını biliyordum. Onun için rahattım. Tek başıma ifade verdim. Bir avukata bile gerek duymadım. Çünkü haklıydım. Hakaret, iftira içeren tek kelimem yoktu. Ben olanları kendi perspektifimden, elde ettiğim bulgulardan, edindiğim izlenimlerden yola çıkarak değerlendirdim, yazdım. Kuşadası’ndaki Cumhuriyet Savcısı, yazı içeriğinde Hakaret ve İftira olmadığını, yazıyı kamuyu bilgilendirmek ve bilinçlendirmek amacıyla yazdığıma kanaat getirerek  “Kovuşturmaya yer yoktur” diye karar verdi. Günel, işin peşini bırakmadı, Söke Sulh Ceza Mahkemesine başvurdu.  Mahkeme de “Yapılan soruşturma, toplanan delillere”  dayanarak, Savcının verdiği kararın “yerinde ve hukuka uygun” olduğunu belirterek onayladı.  Günel ve Avukatlarına hukuk dersi verdi.

Görevi “kamuyu bilgilendirmek ve bilinçlendirmek” olan bir gazeteci olarak, Savcının ve Mahkemenin kararlarını bir onur olarak taşıyacağım.

Günel’e ise bir sözüm var. Cumhuriyet Savcıları ve Mahkemelerin bir süredir, karanlık ilişkiler, ahbap çavuş veya başka etkilerle karar vermediğini bir avukat olarak en iyi senin bilmen gerekirdi.  Keşke o kadar iddialı laflarla tehdit etmeseydin.

Bak, bir kez daha madara oldun.





24/02/2017- www.adaninsesi.com

Not: Günel'in adaylık durumu bir sonraki MYK'da ele alınacak! Bugün yapılan MYK'dan sızan bilgilere göre; Günel'in dışında adaylığı açıklanan bazı adaylara parti tabanından gelen itirazlar çoklaşınca, bu konular bir sonraki MYK'ya bırakılmış! 

Günel'in de durumuna ilişkin sosyal medya hesabından açıklama yapmak durumunda kaldığı belirtildi!  


Not: Tezcan'ın şimdilik Kuşadası özelindeki emeklerini; Varan 1'den sonra 2, 3, 4, 5, 6 haberlemizle sonlandırmayı hedefliyoruz!