İddanamede ayrıntılar ortaya çıktı:'Beni Fatih Gürbüz vurdurttu!'

İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede Foça Belediye Başkanı Fatih Gürbüz’ün talimatıyla adam vurulması, Çiğli Beledye Başkan Yardımcısı Al Rıza Koçer’n arabasının kurşunlanması dahil13 olay tek dosyada birleştrildi. Savcı Ozan Tufan Kayıran tarafından hazırlanan iddianamede 38 şüpheli kişi hakkında suç işlemek amacıyla örgüt kurma, kurulan örgüte üye olma, kasten öldürme, yaralama, ateşli silahlar kanununa muhalefet, mala zarar verme ve yağma gibi suçlardan...

İddanamede ayrıntılar ortaya çıktı:'Beni Fatih Gürbüz vurdurttu!'
01 Haziran 2020 - 15:44 - Güncelleme: 01 Haziran 2020 - 16:19

İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından çıkar amaçlı suç örgütlerine yönelik yürütülen soruşturma kapsamında Gürcistan’a kaçtığı belirtilen Binali (Deniz) Camgöz liderliğindeki yapılanmaya yönelik emniyetin geniş çaplı operasyonlar yaptığı İzmir-Ankara ve bazı illerde tutuklanan isimlerle ilgili iddianame tamamlandı.

İzmir 9. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilen iddianamede 38 sanık ve 22 müşteki yer aldı. Mahkeme, dava dosyasında bulunan tutuklu ve tutuksuz tüm isimlerin 10 Ağustos tarihinde erçekleştirilecek duruşma için hazır olmasını isterken İzmir Emniyet Müdürlüğü ve Başsavcılığa da üst düzey güvenlik
önlemlerinin alınması için de talimat yazısı çıkarttı.

Cumhuriyet Savcısı Ozan Tufan Kayıran tarafından hazırlanan 300 sayfalık iddianamede geniş ayrıntılara yer verildi.  

Foça’da geçtiğimiz aylarda, manav ve kafe işleten İsmail K.’nın bacaklarından vurulması olayında ismi “azmettirici” olarak kayıtlara geçen fakat dosyada “müşteki” olan Belediye Başkanı Fatih Gürbüz’e ilişkin iddialar ve suçlamalar da yer aldı. 

Başkan Gürbüz’ün cep telefonuna olay sonrası Gürcistan’dan gelen mesajlar, vurulan kişinin ifadeleri, olay günü yaşananlar, konuşmaları ve emniyetteki ifadeleri de iddianamenin ayrıntılarında ortaya çıktı.

Foça’nın merkezinde bulunan bir çay bahçesini işleten İsmail K.’nın vurulması üzerine yürütülen soruşturmada kaçış için kullanılan 06 BCS 030 plakalı aracın Torbalı’da bir zeytinlik alanda terk
edilmiş halde bulunduğu belirtilirken olaya adı karışan bazı isimlerin karayoluyla Artvin’e
giderek buradan Gürcistan’a kaçtığı tespit edildi.

BUNUN BİR CEZASI OLACAK!
Olayla ilgili ayrıntılı ifade veren ve açıklamaları iddianameye giren İsmail K, “Eski Foça'da PTT'nin arka kısmında bulunan PTT'den kiralamış olduğum yerde çay bahçesi işletmekteyim. Aynı zamanda bir önceki Belediye Başkanı Gökhan Demirağ’ın bana 10 sene önce göstermiş olduğu pazaryerinin otoparkında bulunan sezonluk manavı kardeşlerimle işletmekteyim. O zamanlar kış yaklaştığı için işletmiş olduğum çay bahçesinin soğuktan etkilenmesin diye üst kısmına panel yaptırmaya karar verdik. Panel ustası işe başladıktan 5-10 dakika sonra Foça Belediye zabıtası gelerek panel yapılmasına Foça Belediye Başkanı Fatih Gürbüz’ün izin vermediğini söyledi. Bunun üzerine panel taktırmayı durdurdum. O esnada Belediye Başkanı Fatih Gürbüz bir belediye başkanına yakışmayacak şekilde gelerek, yüksek sesle bağırıp çağırarak panel ustasına ‘in aşağı bu panelleri yıktırırım ben eski belediye başkanına benzemem’ gibi sözlerle bana ve abim Erkan'a bağırmaya devam etti. Bunun üstüne abim ‘başkanım bağırmanıza gerek
yok panel çalışmasını durdurduk, niçin böyle yapıyorsunuz biz kötü bir şey yapmıyoruz,
devletten kiraladığımız yeri yağmurdan korumak için panel yaptırıyoruz’
dedi. Fakat belediye başkanı hiçbir şekilde sakinleşmeyerek ceketini çıkarttı ve bir boksör edasıyla abime doğru gardını aldı. Başkanın ceketini çıkarttığını ve kendisine doğru yumruklarını sıktığını gören abim sinirlenerek elinde bulunan tabureyi yere attı. Bunun üzerine belediye başkanı Fatih Gürbüz ‘bu burada kalmayacak mutlaka bunun bir cezası olacak o manavı da oradan kaldıracaksınız’ diyerek bağıra bağıra oradan uzaklaştı. Bizde panelleri tekrar söktürerek evimize götürdük” ifadelerini kullandı.

Olaydan bir gün sonra Belediye Başkanı Gürbüz’ün kendisini cep telefonundan bizzat aradığını
anlatan İsmail K. “Belediye Başkanı bana hitaben ‘dün kardeşine de dedim sana da diyorum o
manavı oradan kaldıracaksınız. Abin beni Foça'ya madara etti bunun bir bedeli olacak benim
bir ceza kesip misilleme yapmam lazım sen şimdi manavı kaldır’ dedi . Bende kendisinden işyeri
ve ailem adına defalarca telefondan özür diledim fakat başkan bana ‘abine bir ceza vermem
lazım bu böyle kalmayacak’ diyerek telefonu kapattı” diyerek sözlerini sürdürdü. Öte yandan
Gürbüz’ün telefonundan yapılan 10’a yakın arama kaydı da iddianameye dakika dakika girdi.

BAŞIMA BİR ŞEY GELİRSE…
Tartışma ve telefon görüşmelerinden bir hafta sonraya denk gelen silahlı saldırının gerçekleştiği olay günü hakkında da ayrıntıları anlatan İsmail K. “ İşlettiğim pazaryeri çay bahçesine kardeşim Yakup ile birlikte geldik ve işimize başladık. Müşterilerimiz bayağı bir yoğunlaşmıştı. Biz işimizle uğraşıyorduk. Bu esnada çay bahçesinin etrafını branda yaptıracaktık. Brandacılar geldi. Onlarla görüşme yaptıktan sonra onları gönderdim. Belediye başkanının ‘manavı da oradan kaldır’ demesi üzerine otoparkta bulunan manavı çay ocağının önüne almıştım. Manavın ödeme günü olduğu için manavın önünde oturarak hesap yaptığım
esnada çok yakın bir şekilde silah sesi duydum. Kafamı kaldırdığımda yaklaşık bir saat önce çay
bahçemde çay içen görsem tanıyabileceğim 170-175 boylarında esmer tenli sağ kolunda ve boynunda şuan şeklini hatırlayamadığım bir dövme bulunan 30-35 yaşlarında etine dolgun şahsın bana ateş ettiğini ve terliğimin kan dolduğunu gördüm.  Kaçarken bu şahıs bana ateş etmeye devam ederek ‘Fatih başkana kimse yanlış yapamaz’ diye bağırarak uzaklaştı. Daha sonra hemen Belediye Başkanı Fatih Gürbüz'ü yanı başımda gördüm. Belinde silah vardı ve ‘ambulans’ diye bağırıyordu. Daha sonra beni Foça Devlet Hastanesi aciline götürdüler.

Belediye başkanı Fatih Gürbüz oraya da gelerek ‘kaçan şahıs Fatih başkana kimse yanlış
yapamaz diye bağırmış’ dedi. Daha sonra bana orada ilk müdahaleyi yaptılar ve beni Menemen
Devlet Hastanesi’ne sevk ettiler. Belediye başkanı Fatih Gürbüz buraya da gelerek akşama
kadar yanımda durdu. Yanımda durduğu esnada ‘ben bunu sana yapanı polislerden önce
bulacağım, Asarlık ve İzmir'e adam saldım onu bulduracağım’ gibi konuşmalar yaptı ve yanımda
bulunan akrabalarımla birlikte gitti. Hemen akabinde Menemen Belediye Başkanı Serdar Aksoy
tarafından gönderildiğini söyleyen iki kişi yanıma gelerek ‘bizi belediye başkanı Fatih Gürbüz ve
Serdar Aksoy  gönderdi ne isteğiniz varsa anında yerine getireceğiz’
dediler. Ben de hiçbir
ihtiyacımın olmadığını söyledim. Bana ‘hastanenin kapısında adamlarımız var bir isteğin olursa
söylersin’
diyerek ayrıldılar. Fatih Gürbüz, Menemen Devlet Hastanesi’ne yanıma gelerek ‘tekrar
geçmiş olsun İzmir'in her yerinde bunu yapanı arıyoruz bulacağız, yanına adam gönderdim
ihtiyacını karşıladılar mı?’
gibi konuşmalar yaptı. Başkan ertesi gün ameliyattan çıktıktan sonra
tekrar yanıma gelerek ameliyatı yapan doktorla konuştuğunu 5-6 ay sonra ayağa kalkabileceğimi öğrendiğini bu süreç içerisinde ailemin tüm ihtiyaçlarını karşılayacağını ve zik tedavi için kendi özel aracını bana tahsis edeceğini söyledi. Halbuki ben başkandan bir şey talep etmedim. Beni vurduran Foça Belediye Başkanı Fatih Gürbüz'dür. Bundan sonra başıma gelecek her şeyden Fatih Gürbüz ve çevresi sorumludur” dedi.

VURULDUĞUMDA ORADAYDI!
İsmail K. ayrıca ek ifadesinde durumu ayrıntılandırırken, “Beni vuran adam dükkandan
uzaklaşırken ben yerde yığılmışken ( bilincim açıktı) Belediye Başkanı Fatih Gürbüz tek başına
yaya olarak yanıma geldi. Çevreden ambulans çağırmışlar ve beni ambulansla Foça Devlet
Hastanesine kaldırdılar. Belediye Başkanı da kendi aracıyla hastaneye gelmiş. Ben acildeyken
belediye başkanı bana kendisi Foça Meydanı’nda olduğunu ve o esnada kendisine benim mekanımda silah sesi olduğunu söylediklerini bunun üzerine dükkanıma geldiğini ve beni o halde gördüğünü söyledi. Ayrıca bana ‘adam uzaklaşırken benim adımı vermiş’ dedi. Belediye başkanının meydanda olduğuna inanmıyorum. Olay esnasında dükkanıma yakın bir yerde olduğunu düşünüyorum. Çünkü benim vurulma anım 1 dakika bile sürmedi ancak Foça Meydanı’ndan benim dükkanıma gelmek en az 3-4 dakika sürer. Beni Foça’dan Menemen Devlet Hastanesine sevk ettiler. Doktor bana ameliyata karar vereceklerini, istersem özel bir
hastanede de bu ameliyatı yaptırabileceğimi ancak 100-150 bin civarı masrafa çıkarabileceklerini söyledi. Bu esnada Belediye Başkanı Fatih Gürbüz doktora ‘para sorun değil, ben bu parayı karşılamaya razıyım’ dedi. Kardeşim ve akrabaların vurulmamdan sonra başkana atılan mesajları gördü.  Kendisi yine yanıma gelerek ‘ yengenin, evinin, annen babanın ne ihtiyacı varsa hepsi karşılanacak ne isteğin varsa söyle’ dedi. Ertesi gün bana yine gelerek ‘abi kimden şüpheleniyorsun?’ diye sordu. Ben de ‘sadece senden şüpheleniyorum başka
kimseyle aramda bir husumet yoktu’ dediğimde kendisi panikledi ve oradan ayrıldı. Bir daha da kendisini hiç görmedim. Ben hastanedeyken bizim işyerimize gidenler olmuş. Kardeşlerime, ‘bedeli neyse ödenir’ demişler. Olaydan 10 gün kadar sonra Fatih Gürbüz’ün kayınbiraderi Kadir Ç. olayı sanki yeni duymuş gibi benim çay bahçeme gitmiş. Kardeşlerim Yakup ve Erkan’a, ‘bunun bedeli neyse ödenecektir, yeter ki sakin olun’ demiş. Beni mağdur eden herkesten şikayetçiyim” açıklamasında bulundu.

BENİ ÇOK SEVEN MAFYA BABASI
Bacaklarından vurulan İsmail K’nın kardeşi Yakup K. da ifade verirken iddianamede olay günü yaşadıklarına dair anlattıkları yer aldı. Yakup K. şunları söyledi: “Abimin hastane aşamalarında Fatih Gürbüz bana ısrarla ‘benim arabamla gel’ dedi ve beni belediyeye tahsisli siyah renkli Mercedes Vito aracına bindirdi. Belediye başkanı benimle birlikte arka koltukta yan yana oturuyordu. Fatih Gürbüz bana  ‘abini vuran bana hatsapptan yazıyor’ dedi. Bende kim olduğunu sorduğumda şahısları tanımadığını söyledi. Bende ‘senin tanımadığım adam sana nasıl mesaj yazıyor. Abimi vuranın o olduğunu nereden biliyorsun?’ dedim. Birlikte Fatih Gürbüz’ün telefonuna baktık ve whatsapptan mesaj geliyordu. Ekrana baktığımda bu numaranın 99 la başladığını gördüm. Mesajı yazan şahıs Fatih’in rehberinde kayıtlı değildi, şahıs ismi görünmüyordu, resmide görünmüyordu. Mesajda ‘sana yapılan terbiyesizliğe cevap verildi, gereken yapıldı’ yazıyordu. Fatih Gürbüz abimin hastanede olduğu ilk günler sık sık geldi ve çok ilgilendi. Ardından bir gün abim ona bu olay yüzünden ‘sadece senden şüpheleniyorum’ dedikten sonra bir daha gelmedi ve arayıp sormadı. İleriki tarihte bir gün dükkana gelerek bana ‘beni çok seven bir mafya babası yaptırdı’ dedi. Kendisine gerekirse
1000 kişi yollayabileceklerini söylediklerini de söyledi. Ben bu şahısların kim olduğunu
sorduğumu da isim vermedi”

BABAM GEÇERKEN KÜFÜRLÜ KONUŞMUŞ
Bacaklarından vurulan İsmail K’nın şikayeti üzerine Foça Emniyet Müdürlüğü’ne bağlı ekipler Başkan Gürbüz’ün makam odasına giderek bir saatlik görüşme gerçekleştirdi. İddianamede ayrıntılarına yer verilen görüşmede Başkan Gürbüz, silahlı yaralama olayının müştekisi olan ailenin kendisi hakkında etrafta olumsuz konuşmalar yaptıklarını, özellikle büyük abileri oluyor dediği Erkan K. isimli şahsın ‘bizden bir kova kan döküldü bunlarla görülecek bir hesap var, bizden o kadar kan döküldü burasını bize verecekler’ şeklinde sözler söylediğini ve işletmekte oldukları kahvehanenin kendilerinde kalmasını istediklerini anlattığı ortaya çıktı. Gürbüz, Babası Erdoğan Gürbüz’ün kahvehanenin yanından geçerken Erkan K. isimli şahsın küfürlü konuştuğunu, ancak babası ile görüştüğünde yüzüne karşı küfür etmediğini sadece oradan geçerken kendi kendine küfürlü konuştuğunu anlattı. Başkan Gürbüz, yaralanan İsmail K’ya hastanede geçmiş olsuna gittiklerinde yakınlarının sözlü tacizlerine maruz kalındığını ve ailesinin bahse konu çay bahçesine gittiklerinde ‘Fatih Gürbüz’ ün yakınlarının burada yeri yok’ diyerek kaldırdıklarını, Erkan K’nın ‘ben daha önce cezaevinde yattım’ diyerek kendisini yıldırmaya çalıştığını, karşı tarafın aile büyükleri olduğunu söyleyen kişilerin kendisini tanımadığı numaralardan arayarak ‘biz arayı bulmaya çalışalım onlar bir hata etmiş’ dediklerini, tanımadığı numaralardan mesajlar geldiğini ve ‘sizinle görüşmek istiyorum ben elli yaşındayım size yalan söylemiyorum, beni bir kez dinleseniz bana hak vereceksiniz’ tarzında yazışmaların
olduğunu, bahse konu kahvehanenin ruhsatsız olması ve SİT alanında bulunduğunu” anlattı. 

CEP TELEFONUMA MESAJLAR GELDİ
İddianamede Başkan Gürbüz’ün avukatı vasıtasıyla Foça Cumhuriyet Başsavcılığı’na verdiği dilekçenin ayrıntıları da yer aldı. Vurulma olayının öncesindeki günlerde Erkan, Yakup ve İsmail K. kardeşlerin Başkan Gürbüz ile tartışmasından sonra Gürbüz’ün telefonuna başka bir kahvehane işleten Fahrettin S’nin, “Başkanım göstermiş olduğunuz duyarlılık için teşekkür ederim, bu hengame bitsin bu densizlerle ayrıca ilgileneceğim. Allah bu densizlerin şerrinden Foça’mızı korusun, selam ve dua ile” yazarak mesaj önderdiğini belirten avukatı mesajları ve numaraları savcılığa teslim etti. Gürbüz ayrıca dilekçesinde daha sonra kullandığı aynı telefon numarasına Organize Suç Örgütü Lideri Binali (Deniz) Camgöz’ün kullandığı numaradan, “Selam başkanım öncelikle sizin şahsınıza çarşıda yapılan saygısızlığın aynı yerde karşılığı verilmesi lazımdı verdim. Her daim yanınızda olduğumuzu bilin saygılarımla sizi seven bir dost. Her zaman sizi etrafınızda koruyan bir dost var kimse size küfretme cesaretinde bulunamaz” mesajının geldiğini anlattı.
Başkan Gürbüz, vurulma olayının ardından hastaneye gittikten sonra bu kez de, “geçmiş olsuna gitmişsiniz başkanım, hastaneye” mesajı geldiğini, ardından, “Ayıp sana başkan tezgâha mı geldik? Biz nerden bilelim sana küfredilmiş senin emrinde çalışan dedi: ‘bunları başkan böyle istiyor’… Biz rüya görmedik. Gidip yaptık. İşin ucu size dokunacak diye hemen emniyete gittiniz. Yakışmadı size. Bizi mi kullandınız? Şimdi yani valla iyi gol attınız ama her şeyi biz de samimi yapacağız. Bildiklerimizi anlatacağız. Sekreterine kadar  nlatacağım şahitli” yazılı yeni bir mesajın kendisine gönderildiğini anlattı.
Başkan Gürbüz ayrıca 22 Şubat 2020 tarihinden itibaren sürekli tehditler aldığını belirtirken kendisine yurt dışından ve Gürcistan’dan mesajlar geldiğini söyledi Gürbüz, “Samet” ismini kullanan kişinin kendisine gönderdiği mesajları da savcılığa teslim etti.

SAVCILIK NE TESPİT ETTİ?
Savcılık taraarın ifadeleri, tutuklanan isimlerin irtibatları, olay anı ve sonrasında yaşananlar dahil geniş çaplı araştırma sonucunda kanaatini şu şekilde bildirdi: “Kamera görüntülerinden de anlaşılacağı üzere eylemi gerçekleştiren şüphelilerin 06 BCS 30 plaka sayılı, beyaz renkli, Volkswagen marka, Passat tipi aracı kullandıkları, araca Yılmaz Y. İsimli simli şahsın yakıt aldığı, olayın gerçekleştiği yere yakın olan pazaryerinde MOBESSE kameralarına girdiği, şüpheli Foça’da daha önceden keşif yaptıkları, olay günü silahla yaralama olayını gerçekleştiren şüpheli şahıs Yılmaz Y’nin olay yeri olan çay bahçesine geldiği, İsmail K’yı ayaklarından yaraladığı, Yılmaz Y’nin şüpheli Ahmet K. ve Muhammet S. ile Menemen’de aynı
yerde telefon sinyali verdiklerinin tespit edildiği, olayın ardından isimlerin Çiğli’de sanayi sitesinde bulunan bir işyerine geldikleri, olayı silahlı suç örgütü lideri şüpheli Binali Camgöz’ün talimatıyla, adamlarından Muhammet B.’nin yönlendirmesiyle Yılmaz Y., Ahmet K. ve Oğulcan K’nın planlanarak gerçekleştirdiği  daha sonra isimlerin irtibatta bulunan diğer isimlerle birlikte Artvin iline gittikleri, Gürcistan ülkesi Batum şehrine (Deniz) Binali Camgöz’ün yanına kaçırıldıkları, olay tarihinde Fatih Gürbüz ile müşteki arasında yaşanan tartışma kapsamında; şüpheli Binali Camgöz'ün talimatı neticesinde şüpheliler Ahmet K. ve Yılmaz Y.'nin müşteki İsmail K.'nın dükkanına geldikleri, şüpheli Yılmaz Y.'nın müştekiye doğru silahla ateş etmesi sonucu müştekinin vücudunda hayat fonksiyonlarını ağır derecede etkileyecek nitelikte kemik kırığına yol açtığı, kaçarken müşteki Yakup K.'ya ateş ettiği ancak müştekinin yaralanmadığı, kurşunlardan bir tanesinin müşteki Eren T.'nin aracına isabet ettiği, olay müteakibinde örgüt lideri Binali Camgöz'ün Fatih Gürbüz'e whatsapp yolu ile gönderdiği mesajlarında mezkur suçu kendisinin işlediğinin tespit edildiği, İsmail K.'ya karşı gerçekleştirilen eylem müteakibinde Fatih Gürbüz'e olay nedeni ile sonrasında; “ Vallah olsun seni vurdurturuz. Sana söyleyeyim. Şimdi sen gerekeni yap. Nasıl istersen. Ya bize sırtını dönme senden atla deve istemiyoruz. Ya da dön sen bilirsin. Seni emniyet bile koruyamaz bizden ona göre. Bin tane kardeşte feda ederiz. Sıkıntı yapma" şeklinde mesajlar göndererek korkutucu güçten faydalanılmaya çalışıldığı tespit
edilmiştir”

ARACIN PLAKASI DEĞİŞTİRİLMİŞ!
Çiğli’de sanayi sitesinde bir işyerinin ortağı olan Turgut K. isimli kişinin vurulması olayı da iddianamede yer aldı.  Ortağı Cihangir T’den para istendiğini anlatan Turgut T. ifadesinde, “Cihan Oto isimli işyerinde çalışmaktayım. Cihangir benim patronum ve ailecek görüştüğümüz çok samimi arkadaşım olur. Tam tarihini hatırlamıyorum ama bundan 10 gün kadar önce bizim işyerin karşısında bulunanda bulunan işyerinin sahibi olan Muhammet B. isimli şahıs arkadaşım Cihangir’i görüntülü arayarak Deniz Camgöz ile görüştürdü.  Deniz,  kendisinden 100 bin TL haraç istemiş. Hesap numarasını da göndererek ‘buraya yatır’ demiş. Cihangir bana ‘Deniz Camgöz benden para istiyor’ dedi. Bende ‘sakın verme sonrasında neyin var neyin yok
alırlar’ dedim, Cihangir’ de cevap olarak param ‘yok veremem’ diye mesaj gönderdi. Bunun üzerine cevap olarak ‘sana geçmiş olsun’ diyerek karşılık aldı. Hatta mesaj yazışmalarını da Cihangir yazamadığı için ben yazdım. Sonrasında ‘çocukları göndereceğim anlarsın’ dedi. Biz bu yazışmaları yaparken Muhammet B. de yanımızda bulunuyordu. Cihangir’in para vermeye razı olduğu halde benim para vermemi engellediğimi gördü ve anladığım kadarıyla bu durum gidip Deniz Camgöz’e vermiş. Ertesi gün Muhammet’in işyerine gittiğimizde kendi cep telefonu ile görüntülü olarak Deniz (Binali ) Camgöz ile beni görüştürdü, Deniz Camgöz beni görünce tanıdı ve ‘ulan sarı sen miydin benim işime taş koyan’ dedi, bende ‘abi biz esnaf adamız sen bizden ne istiyorsun verecek paramız yok’ dedim. Bunun üzerine Deniz Camgöz ‘sana da ceza kesiyorum borcunuz 150 bin TL oldu, size Pazartesi’ye kadar ödemediğiniz müddet halde seni kapının
önünde vuracağım’ dedi. Bende ‘abi sıkacaksan ben geleyim sen sık bana’ dedim. Bunun üzerine ‘Muhammet’e vurdururum şimdi seni’ dedi, ben dönerek o zaman ‘beni vuracak mısın?" dediğimde Muhammet ‘vururum’ dedi. Zaten daha sonra aynı sanayi sitesinde kardeşimi ziyarete gittiğim başka bir işyerinin önünde vuruldum” dedi. Cihangir T. İse verdiği ifadede, “Benden 100 bin TL para istediler. Ben de ‘yok’ dedim ve olayı kapattık. Sonra ardından bu vurulma olayı gerçekleşti” ifadelerini kullandı. Cihangir T. Ayrıca Foça’da vurulan İsmail K’yı, vuran Yılmaz Y.’yi ve Belediye Başkanı Fatih Gürbüz’ü tanımadığını söylerken, “Söz konusu 06 BCS 030 plaka sayılı beyaz renkli Volkswagen marka otomobil ile ilgili herhangi bir bilgim yoktur. İş yerim sanayii içerisinde olduğu için çok sayıda araç vardır ve bahse konu aracın keşif yaptığını anlamam mümkün değildir” dedi.

Öte yandan yapılan araştırmada, Foça Belediye Başkanı Fatih Gürbüz’ün adının karıştığı kurşunlama
olayında kullanılan beyaz passat marka 06 BCS 030 plakalı aracın bu olayda da kullanıldığı ve kaçarken aracın plakasının sahte olan 35 ADF 361 plaka ile değiştirildiği tespit edildi.

Yine iddianamede; Karşıyaka’da bulunan bir bar sahibinin ayaklarından vurulması, anaokul sahibine yönelik yağma girişimi, Gümüşpala Polis Merkezi’nin önünde bazı isimlere yönelik silahlı saldırı gibi oylara ilişkin ayrıntılar da bulunuyor.

Savcılığın hazırladığı iddianamede yer alan bazı isimlerin ev hapsindeyken öldürülen AK Parti İzmir eski İl Başkan Yardımcısı Ahmet Kurtuluş’un dünürü Bülent Dabak’ın evinin kurşunlanması olayına da karıştıkları tespit edildi. Dabak’ın Karşıyaka’da bulunan evi geçtiğimiz aylarda kurşunlanmıştı.

Kaynak: Ege'de Sonsöz