"Her meme kanserinin tedavisinde kemoterapi uygulanmıyor"

Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Serdar Saydam, meme tümörleri, evreleri ve tedavileri hakkında bilgi vererek, meme tümörü olan her...

"Her meme kanserinin tedavisinde kemoterapi uygulanmıyor"

Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Serdar Saydam, meme tümörleri, evreleri ve tedavileri hakkında bilgi vererek, meme tümörü olan her...

"Her meme kanserinin tedavisinde kemoterapi uygulanmıyor"
23 Eylül 2019 - 12:15

Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Serdar Saydam, meme tümörleri, evreleri ve tedavileri hakkında bilgi vererek, meme tümörü olan her hastada kemoterapi uygulanmadığını, bunun tümörün evresi ve yapısı ile ilişkisi olduğunu belirtti.
Meme tümörü, 1'inci ve ya 2'inci evrede ise hastanın ameliyata girdiğini belirten Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Serdar Saydam, "3'üncü evrede olan meme tümörlerinde, ya tümör büyük oluyor ya da hastanın koltuk altı bölgesi de dolu oluyor; onlara ameliyat öncesi kemoterapi başlayabiliyoruz" dedi.
Hızlı seyir eden bazı tümör tiplerinde kemoterapi verildiği zaman tümörün tamamen kaybolabildiğini dile getiren Saydam, "Tümörün tamamen kaybolduğunu anlamak için de hastanın hem koltuk altında hem de memesinde bir takım ameliyatlar yapılıyor. Kaybolup kaybolmadığını mikroskop söylüyor; çünkü elle muayenede ya da radyolojik tetkikler ile kayboldu demek doğru değil" şeklinde konuştu.
"Her hastaya kemoterapi vermiyoruz; ancak herkesi de kemoterapi vermeden tedavi edemiyoruz" diyen Prof. Dr. Saydam, "Meme tümörleri tedavisinde az bir kısım hasta kemoterapi almadan tedaviye devam edebiliyor. Kemoterapi, uzaktaki hastalığı kontrol eder. Cerrahi operasyon ve radyoterapi ise hastalığın temelde memedeki ve koltuk altındaki konumunu kontrol eder. Bu kombinasyonlar ise doktor tarafından tayin edilir. Her hastaya göre değişir, hasta bazında karar verilir. Son zamanlarda özellikle genç hastalarda hızlı seyreden tümörler olduğu için, onlardan kalın iğneyle biyopsi alıyoruz. Bu işlemi hem tümör olup olmadığını ispat etmek hem de hızlı mı, yavaş mı, kemoterapiden faydalanacak mı, anlamak için yapıyoruz. Bazı hastalarda erken evre olsa da kemoterapiye başlanabiliyor. Bazı seçilmiş vakalar, evre 1-2'de de kemoterapiye başlayabilirsiniz; çünkü ameliyatla tümörü çıkardığımız hasta daha sonra kemoterapiden faydalanacak mı, faydalanmayacak mı bilemeyeceğiz. Bazı evrelerde, seçilmiş vakalar hızlı büyüyen tümör tipi, başka bir deyişle kemoterapiden faydalanacak tümör ise; biz onlarda ameliyatı da erteleyebiliyoruz. Hasta daha iyi mi, daha kötü mü seyredecek onu anlamak için" dedi.
Meme tümörünün 3'ünce evresinde olan hastalarda hastanın herhangi bir şikayeti olmasa bile sessiz, uzak organ metastazi yaşayabileceğine değinen Saydam, şöyle konuştu:
"Bunlar akciğer, karaciğer, kemik de olabiliyor. O zaman da hastalığın evresi değişiyor. Bu sebeple biz bu hastalara evre 3 kemoterapisi mi, 4 kemoterapisi mi vereceğiz onu ayırt etmek için önce hastaları tarayıp sonra tedaviye başlıyoruz."