Güzelbahçe'de olanlara kim dur diyebilecek? CHP mi, İçişleri Bakanlığı mı?

Güzelbahçe'de olanlara kim dur diyebilecek? CHP mi, İçişleri Bakanlığı mı?

Güzelbahçe'de olanlara kim dur diyebilecek? CHP mi, İçişleri Bakanlığı mı?
20 Mayıs 2019 - 01:41 - Güncelleme: 20 Mayıs 2019 - 09:35



CHP'li İzmir'in Güzelbahçe belediye başkanı Mustafa İnce, yine karakterine yakışan bir işe imza atarak, Ramazan'ın 2. Cuma günü 3 ailenin ocağına su döktü: 3 Kadını işten attı!

Öncelikle; pek sosyal demokratlar ve adalet diye yollara düşenler adına başkan Mustafa İnce'yi can-ı gönülden kutluyoruz!

Neden mi?

Bu 3 insanı 25. maddeden işten attığı için! ( Bkz. 25. Madde. Bu maddeden atılan bir işçinin bırakın resmi kurumları, özel sektörde bile iş bulmaları imkansız!)

Bu yazımızda; işten atılanlardan sadece Mine Bilir Şahin'in dramına yer vereceğiz...

Fakat, yaşanılanları kolayca kavrayabilmek için Güzelbahçe'yi yönetenleri teker teker tanımızda yayar görüyoruz...

Kazım Çam... CHP Güzelbahçe ilçe başkanlığı yaptı, iki dönemdir Güzelbahçe ve İBB meclis üyesi ve şimdi de başkan yardımcılığıyla ödüllendirildi...

Kazım Çam, 2004 seçimlerinde Güzelbahçe'de DSP'nin belediye başkan adayıydı... Hedefindeki parti CHP ve CHP adayıydı... CHP aleyhine bastırıp dağıtığı "saldırgan" seçim broşürünü buradan yayınlamaya inanın gönlümüz razı olmuyor, terbiyemizde müsade etmiyor! 

Aslında işin gerçeği, o buröşürün ne anlam taşıdığını algılayabilecek ortalıkta bir CHP yönetimi göremiyoruz da birazda ondan!

Kazim Çam, bu saatten sonra DSP'den cacık olmaz deyip sağlam bir CHP'li arka bulmuş olmalı, 2009'da belediye başkanı seçilen Mustafa İnce'ye başlar yanaşmaya!

Müfettişler inceleyebilirler... Kazım Çam, sanırım 2009-2014 arası Güzelbahçe belediyesinin basılı matbuat ve reklam işlerinin tamamını D22 (Doğrudan Temin) ihale usulüyle alır...

Ufak ufak CHP'ye ısınan ve aldığı D22 ihalelerle ibiğine kan yürüyen Kazım Çam, 2014 yerel seçimlerinde meclis üyesi olarak listeyede adını yazdırmayı başarır...

O dönem CHP ilçe başkanı Ednan Aslan'dır... 

Ednan Aslan, Güzelbahçe'de bir ekol yaratmıştır... CHP Genel Merkezi'nin basın bürosu ne güne durur anlayamıyoruz... MV Tuncay Özkan'ın çekip 12 bölüm Kanaltürk'te yayınladığı "CHP Belgesieli" gibi; Ednan Aslan'ın da Güzelbahçe'de ilçe başkanlığı dönemi siyasi bir belgesel olarak çekilebilinir, hatta 81 vilayetteki CHP örgütlerinde gösterime sunulabilinir diye düşünüyoruz...

Bu yönde de sayın Faik Öztark'ın Ednan Aslan Belgeseline destek olabileceğini, belediyecilik üzerine de iki çift laf edeceğini sanıyoruz...

2014 Yerel seçimlerinden sonra 2015 genel seçimleri için Güzelbahçe ilçe koltuğunu bırakan Ednan Aslan'ın yerine Kazım Çam getirilir...

Güzelbahçe'de CHP'ye verdiği emeklerle önce meclis sonra ilçe başkanlığını kıvıran Kazım Çam'ı dönemim İBBB Yüce Aziz'de boş bırakır mı? O'da tutar Kazım Çam Bey'i ESHOT Encümenliği ile ödüllendirir...

Yükselişe bir bakar mısınız? 

Kim tutar DSP'li Kazım Çam'ı...

Kazım Çam Bey, devirden gelen Güzelbahçe CHP ilçe başkanlığı koltuğunda bu defa "seçilmiş" olarak oturmak ister...

Yıl 2017... CHP'de olağan kurultay öncesi ilçe kongreleri gündemdedir... Delege seçimleri yapılacaktır...

Hesaplar tek aday Kazam Çam "olacak" şeklinde yapılırken, tutar bir densiz bende ilçe başkanlığına adayım der...

Bu densizin adı Vural Gezer'dir...

Vural Gezer, Kazım Çam'a uzak bir isim değildir... Mevcut ilçe yönetiminin içinden çıkmıştır...

Şimdi; CHP'deki yönetim anlayışının içinde bol miktarda, emeğe saydı, demokrasi, hümanizma bulunduğundan olacak, Vural Gezer'in eşinin defteri geçtiğimiz cuma günü dürülür, işten atılan 3 insanın arasında yerini alır...(İkinci yazıda 2. işten atılan kadın)

Vural Gezer, ilçe başkanlığına adaylığını açıklamadan önce Güzelbahçe belediyesi şantiye şefidir... Vay sen misin aday olan denilerek Vural Gezer, önce sokaklara sürülür kilit parke döşesin diye... Devamında "illallah" dedirttirecek ne kadar iş varsa Vural Gezer oraya buraya sürülmeye başlanılınır...

Bakın bu yazdıklarımızı CHP'yi Ankara'da yönetenlerin tas tamamı biliyor... 



Bu arada; Vural Gezer'in delege seçimleri çerçevesinde üyeler bazında yaptığı çalışmalara yine belediye çalışanı Mine Bilir Şahin'de destek vermek adına katılır...

Vural Gezer'e yapılandan daha iyi (Kilit parke taşı döşeme ve taş kırma) bir sürgün yeri bulunur ve günde (Alkollü) binlerce erkeğin gelip işediği helaya (1. Liman belediye işletmesi) gönderilir!

 

Mine Bilir Şahin'in işi artık 1. Liman hela işletmesinin temizliği ve restoranlarından çıkan müşterilerin döktüğü küçük sudan 1 TL, büyük sudan 1.5 TL almaktan ibarettir!.. Bu arada atlamayalım... El yıkamak bedava... Müşteriler memnun kalsınlar diye... 1. Liman restoranlarında roka-balık yaparken rakıyı fazla kaçıran ve hela çıkışında küçük su parasını ödemeden tüyenlerin peşine Mine Bilir Şahin'in düşüp düşmediğini bilemiyoruz ama, "hasılat düşük geldi" diye başına bir iş gelmediğine de şükretmiş olmalıdır diye düşünüyoruz!

Neyse, ilçe seçimleri öncesinde Vural Gezer'e ve Mine Bilir Şahin'e her türlü "Adaletli" davranışlar sergilenerek, Kazım Çam Bey, bu defa "seçilmiş" başkan mertebesiyle CHP Güzelbahçe ilçe başkanlığı koltuğuna oturur... 


Aslında başkan İnce, neşeli birisidir... Vurulmuş hasta yatağında bile medyaya gülerek poz vermeyi ihmal etmemiştir!

Ajanslar; "Mustafa İnce vuruldu", "Belediye Başkanı Mustafa İnce'ye silahlı saldırı" başlıklı haber geçtiler 3 Aralık 2017 sabahına doğru...

Haberde başkan İnce'nin evinin önünde dizinden vurulduğu belirtiliyordu...

Saldırgan, ön koltuğunda başkan İnce'nin oturduğu ve eşi tarafından kullanılan arabaya evinin önüne yanaştığı sırada kendi arabasıyla yaklaşır ve tamponuna hissedebilecekleri şekilde vurur!...

Arabanın ön koltuğundan inen başkan İnce, arabasındaki hasarı kontrol ederken, saldırgan tarafından dizinden vurulur! (Yazılanlara göre saldırgan 3 el ateş açmıştır.)

Silahlı saldırgan arabasına biner kaçar... Başkan İnce'de evine geçer ve yarım saat sonra ambulansla 9 Eylül hastanesine kaldırılır... Başkan İnce, polislere verdiği eşgal ifadesine göre, saldırıyı Vural Gezer ya da Mine Bilir Şahin'in eşinin yaptığını belirtir!

Vural Gezer evinden, Mine Bilir Şahin'in eşi de garson olarak çalıştığı restorandan ifadesine başvurulmak üzere karakola çekilir... Şikayetçinin ağzına göre; sabaha kadar karakolda kalırlar...

Neyse ki polis olayı çözer saldırganı yakalar... Dava açılır saldırgan tutuklanır cezaevine gönderilir... İddialara göre 1. duruşmadan sonra başkan İnce, saldırganını af eder, davadan el çeker!

Başkan İnce'nin içinde beslediği "Adalet" duygusu salt Vural Gezer'i kilit parke döşeme işine, Mine Bilir Şahin'in hela temizliğine göndermekle sınırlı değildir...

Mine Bilir Şahin'in kocası çalıştığı restoranda işten atılır... Restoranlarında 12 bin sandalye bulunan Güzelbahçe sahilinde Mine Bilir Şahin'in eşi iş bulamaz... Neredeyse tüm restorancılar ağız birliği etmişcesine Mine Bilir Şahin'in kocasına garsonluk işi vermezler... 

Mine Bilir Şahin'in evinde de başlar huzursuzluk... Eşi başka bir ilçede ekmeğinin peşinde koşmak durumundadır... İşsizliğin verdiği huzurzuluk Şahin ailesinin dağılamasına neden olur... Boşanırlar...

Ve... Dün kurulu sisteme dahil olmayan Vural Gezer'e destek veren Mine Bilir Şahin, 11 Ayın Sultanı Ramazan'ın 2. Cuma günü işten atılır... Hem de 25. maddeden... Hiç bir yerde iş bulamasın çalışmasın diye... 



Şimdi soruyoruz...

Sayın başkan, Cuma Mübarek günde bu 3 insanı açlığa terk etmek adına mı işten attınız?

Bunları yapmak için mi "Adalet Yürüyüşü"nde sayın Kılıçdaroğlu'nun yanında zöngüldeye zöngüldeye yürüyerek poz verdiniz?      

Açıkçası, işten atılan ve bu 3 insan için CHP genel merkezinden birisinin çıkıpta bu Derebeyliğe son verebileceğini de düşünmüyoruz!

Fakat, ne olursa olsun işçilerin de işten atılmayacağını savunmuyoruz... Ama, insanların karalanarak, lekelenerek, adaletsizce işten atılmalarına da kimler sessiz kalıyorlarsa, bu suça iştirak etmiş olacaklarını düşünüyoruz...

Evet... Öç alma, hınç duygularıyla elindeki güce sığınarak insanları açlığa sürüklemek sizce adalet midir yoksa acizlik midir?

Bir daha yeniliyoruz...

İnsanlar işten atılabilinir...

Ama, mertçe, erkekçe... 

Yazık... Türkiye Cumhuriyetini kuran parti 21 yüzyılda nelerle anılıyor, nelere haber oluyor...

Yazık...
Yazık...
Tek kelimeyle yazık...

İçişleri Bakanı sayın Süleyman Soylu, sizden önemle rica ediyoruz... Güzelbahçe'de kırılan cevizler bini aştı... İvedilikle sütü temiz, namuslu bir Müfettiş gönderirseniz... Özellikle de imar dosyalarını elden geçirmek üzere... Bizler değil... Güzelbahçe ve İzmir halkının size inanılmaz teşekkürleri olacağının altını buradan çiziyoruz...

Lütfen sayın Soylu... Lütfen... 

Peki; 25 Ocak 2017 tarihinde imzalayıp verdiğiniz, toplamda 54 sayfadan oluşan ve onlarca soruşturma iznine ne oldu? 

Ya da bu adamlar verdiğiniz bu soruşturma izinlerini de sümen altı yapılmasını mı sağladılar?

9 Yıldır yazmaktan yorulduk sayın Soylu... Bunlar mı? Aynı hamam aynı tas... Daha da profesyonelleştiler! 

 

Not: Kazım Çam, Haziran 2018 genel seçimlerinden sonra "Kılıçdaroğlu gitsin" kampanyası çerçevesinde Muharrem İnce'nin kurultay çağrısına İzmir'de ilk imza veren olmuştur.