EYÜPHAN GÜNDOĞDU'NUN YAZISI ÜZERİNE...

EYÜPHAN GÜNDOĞDU'NUN YAZISI ÜZERİNE...

EYÜPHAN GÜNDOĞDU'NUN YAZISI ÜZERİNE...
27 Nisan 2017 - 22:34 - Güncelleme: 28 Nisan 2017 - 06:47

 ERTAN YILDIZ

Yenigün Gazetesi Genel Koordinatörü Eyüphan Gündoğdu, iki gün önce "Gazeteciler konuşurken havlamaz" başlıklı bir yazı yazdı...

Gündoğdu'nun yazısının altına bırakın imzamı atmayı, gövdemi, yüreğimi koyarım...

Gündoğdu, İzmir medyasının içinde bulunduğu durumu gözler önüne sererken, kendilerini gazeteci ilan eden tüccarlarında adeta canlarına ot tıkadı!

Gündoğdu'ya iki kez telefon açarak kutaladım ve açtığı bu kulvarda yalnız olmadığını, yanında olduğumu belirterek; destek yazıları yazmaya başlayacağımı belirttim...

Bir kez daha buradan Eyüphan Gündoğdu'yu kutluyorum...

Bugün Eyüphan Gündoğdu, Ahmet Özsoy'un sunduğu Kemal Karataş'ın konuk olduğu Yenigün Tv'deki programa katıldı...

Siyaset arenasındaki gelişmelerin değerlendirildiği programa sorular göndererek renk katmaya çalıştım... 

Birinci sorum; hafta başında önemli bir CHP'li siyasetçi ile yaptığım sohbette geçenlerden oluşuyordu... CHP'li siyasetçi yıl sonuna doğru 2019 Başkanlık seçimleri için Başkan adayının ve iki Başkan Yardımcısının isminin açıklanacağını belirttiğinde; "CHP'nin Başkan adayının sayın Kılıçdaroğlu mu olacak" diye sorduğumda aynen şu yanıtı almıştım: "CHP, 2018'de Kılıçdaroğlu'nun Genel Başkanlığında yürümeyecek!"

Sohbetin mihenk taşı olarak elde ettiğim bu detayı, soru şeklinde Yenigün TV'ye gönderdim... Gündoğdu'da canlı yayında CHP'nin İzmir'deki önemli ismi Kemal Karataşa'a "Ertan Yıldız, CHP yıl sonuna doğru Başkan adayı ile iki yardımcının ismini açıklayacakmış diyor, ne diyorsunuz?" şeklinde sordu... Karataş, yüzde ellisi kaçamak olsa da bu gerçeği saklamadan açıklamak durumuyla baş başa kaldı maalesef! 

Şimdi; bir yanda başkanlık sistemine "hayır" diyen CHP yüzü, öte yanda 2019 Başkanlık seçimlerine avantajlı girmek için aday arayışına girmiş bir CHP!..

Peki; böylesi bir samimiyetsizlik, CHP'nin İzmir'de de baş ağrıları arasında değil mi?

Eyüphan Gündoğdu, İzmir'deki tüccar ve sözde gazetecileri deşifre ederken; siyasetçileri özellikle Belediye Başkanlarını da yazısında eleştiriyordu...

Ne hikmetse; İzmir'deki siyasetçiler havlayanlarla birlikte, altlarına yatan gazetecileri de çok seviyorlar!

Eyüphan Gündoğdu, TV söyleşisinde benim (Ertan Yıldız) rüşvet almadığımı, rüşvete karşı nasıl mücadeleler verdiğime şahit olduğunu, temiz toplum, temiz siyaset için nasıl bedeller ödediğimi dili döndüğünce açıklamaya gayret etti...

Birebir yaşadığım rüşvet tekliflerinden söz etmek istiyorum...

Pınar Karşıyaka'nın TBL'de şampiyon olduğu gündü... Bir Ak Partili Meclis Üyesi, CHP'li bir Meclis Üyesinin benimle görüşmek istediğini telefonda belirtti... Gitmemek için dirensemde, ısrarları karşısında taksiye binip o restorana gittim... Yarım saat sonra da CHP'li Meclis Üyesi geldi... Bu arada, Ak Partili Meclis Üyesi, çok özür dilerim CHP'li Meclis Üyesinin önereceği rakamını da söyledi! Yasalarımıza göre; rüşvet almakta, vermekte SUÇ!

Restoranın kapalı kısmında üç kişi bir masaya oturduk... CHP'li Meclis Üyesi önüme bir peçete uzattı... Söylediği ismi yazmamı belirtti... Kendi el yazımla peçeteye o ismi yazmamı istiyordu CHP'li Meclis Üyesi... Çünkü o peçeteyi PATRONUNUN önüne koyacaktı! (Belediye Başkanının) 

Gazetecilik mesleğinin ilkeleri olduğunu belirterek, o peçetenin üzerine değil o ismi, 50 tane daha bana güvenen kaynaklarımın ismini yazabileceğimi fakat, meslek ilkelerini ve onurumu ayaklar altına alamayacağımı belirterek rüşvet teklifini ret ettim! Masadan kalkarak Ak Partili Meclis Üyesi ile Pınar Karşıyaka'nın maçını izlemek üzere; Karşıyaka'da bir kafeye geçtik... Maçın ilk yarısı oynanırken; CHP'li Meclis Üyesi'nden telefon geldi Ak Partili Meclis Üyesine... Yine peçeteye o ismi yazmam isteniliyor fakat; rüşvet rakamının da iki katına çıktığı belirtiliyordu!

Yine kabul etmedim... Oysa; bir peçetenin üzerine bir isim yazmış olsaydım; hatırı sayılır param olacaktı! 

Peki; bu tür ahlaksız tekliflere kapım açık olsaydı, bugün Eyüphan Gündoğdu'nun yazısının altına imza koyabilir miydim?

Eyüphan Gündoğdu'ya kutlama telefonu açabilir miydim? Aramış olsam bile Eyüphan Gündoğdu, telefonunu açar mıydı ya da meşgule mi atardı?

Farklı bir örnek daha vereyim... CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, İlçe Başkanlarını Efes otelinde topluyor... Basına kapalı olan toplatıda dönemim CHP Güzelbahçe İlçe Başkanı Ednan Arslan, söz alıyor ve Kılıçdaroğlu'na "bazı internet haber sitelerini kontrol edemiyoruz, ne yapmalıyız" şeklinde soru yöneltiyor... Kılıçdaroğlu'da "tıklamayın" şeklinde yanıtlıyor!

Siz olsanız, Ednan'ın sorusuna "evladım bazı olmayan internet sitelerini nasıl kontrol altına alıyorsunuz" sorusunu yöneltmez misiniz?  

Şimdi bir parti genel başkanı, içinden dehşet verici durumların çıkacağı bir konuyu "tıklamayıverin olsun bitsin" kelimeleriyle geçiştirirebiliyorsa; o partinin büyüyebilmesi, sağlıklı politikalar üretebilmesi söz konusu olabilir mi?

İzmir kötü yönetiliyor tespitlerinde bulunurken; laf olsun torba dolsun cinsinden yazılar yazmıyoruz...

Öyle Belediye yönetimleri var ki; haksız kazanç elde etmeyenleri neredeyse dövecekler! Abartmıyorum OPERASYON Mevsimi bir açılırsa; en az 5-6 tane Belediye galya kuyusunu boylar!

O gün geldiğinde bakın ortaya ne rezillikler çıkacak ne rezillikler... İSKİ devede kulak kalmazsa! Ulusal basını geçin, dünya basınına manşet olacak farkında ama, ne doydu ne gandı ne de huyundan vaz geçti!

Neyse, Eyüphan Gündoğdu dokunulması gereken bir noktaya dokundu ve gerisini getirmekte yarası olmayanlara kaldı... 

Haydi tüccarlar, oyantın kalemlerinizi de memleket gazeteci görsün!