Erdoğan yargılanabilir mi?

Erdoğan yargılanabilir mi?

Erdoğan yargılanabilir mi?
17 Temmuz 2019 - 06:23







ORHAN UĞUROĞLU

Uğuroğlu'nun bugün Yeni Çağ gazetesindeki köşesinde yayınlanan "Erdoğan yargılanabilir mi?" başlıklı yazısı: 
 

15 Temmuz’un 3. Yıldönümüne Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’nun CHP’nin resmi Twitter hesabından yaptığı, “Yürekli bir savcı arıyorum” başlıklı açıklaması damga vurdu.

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, savcılara şöyle çağrıda bulundu:

"Cumhurbaşkanı dahi olsa Erdoğan’ı çağıracak ve soracak; 'Ne istediler?' ve 'Siz ne verdiniz?' İşte o gün FETÖ’nün siyasi ayağı da çözümlenmiş olacak."

Bu sözler medyada yer aldı ama ben size ne anlama geldiğini söyleyeceğim.

Kılıçdaroğlu AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın sorgulanmasını ve sonucunda da yargılanmasını istedi.

Erdoğan’ın, “FETÖ’nün siyasi ayağı” olduğunu iddia ve ima ederek savcılara resmen ihbar etti.

İşte bu önemli hukuki durumu Yargıtay cumhuriyet eski savcısı avukat Ömer Faruk Eminağaoğlu’na sordum.

  • Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı savcılar sorgulayabilir mi?

  • Cumhurbaşkanı Erdoğan yargılanabilir mi?

Eminağaoğlu, “Hemen net yanıt vereyim. Adliyede görevli bir savcı cumhurbaşkanı da olsa davet edip sorgulayabilir, yargılanması talebi ile mahkemeye sevk edebilir, mahkeme de yargılayabilir” dedi.

16 Nisan’da değiştirilen anayasanın, “Cumhurbaşkanının Cezai Sorumluluğu” başlıklı 105. Maddesi cumhurbaşkanlarının yargılanabilmesi için bazı şartlar taşıyor.

5. Cumhurbaşkanının Cezai Sorumluluğu (Madde 105 – Özet)

Cumhurbaşkanı hakkında, bir suç işlediği iddiasıyla Türkiye Büyük Millet Meclisi üye tamsayısının salt çoğunluğunun vereceği önergeyle soruşturma açılması istenebilir. Meclis, önergeyi en geç bir ay içinde görüşür ve üye tamsayısının beşte üçünün gizli oyuyla soruşturma açılmasına karar verebilir.

Yüce Divanda seçilmeye engel bir suçtan mahkûm edilen Cumhurbaşkanının görevi sona erer.

Cumhurbaşkanının görevde bulunduğu sürede işlediği iddia edilen suçlar için görevi bittikten sonra da bu madde hükmü uygulanır.”

Eminağaoğlu’na anayasanın bu 105. Maddesini anımsatınca şu yanıtı aldım.

Evet, ama konu terör suçu olunca durum çok farklı boyut kazanıyor. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası cumhurbaşkanına tanına bu cezai sorumluluk ayni zamanda yüksek yargı organlarının yüksek hâkimlerine de tanıyor.

Ancak 15 Temmuz darbe kalkışması sonrasında Yargıtay, Danıştay ve hatta Anayasa Mahkemesinin bazı üyeleri ‘FETÖ’ suçlaması ile polis tarafından gözaltına alındılar, cumhuriyet savcıları tarafından sorgulanarak mahkemeler tarafından yargılandılar.

Bu uygulamaya dayanak olarak da şu hüküm tesis edildi:

Terör suçlarının görevle ilgisi yoktur. Konu terör suçu olunca hangi görevde olursa olsun o kişiler vatandaş gibi sorgulanır, yargılanır.

Bu durumda cumhurbaşkanı hakkında da eğer terör suçu iddiası varsa ki Kemal Kılıçdaroğlu’nun açıklaması bu anlamdadır savcılar harekete geçmelidir.”

Değerli okurlarım,

Elbette Türkiye’de yargının bugün içinde bulunduğu durumu hepimiz biliyoruz.

Hâkimler Savcılar Kurulu üyelerinin (HSK) cumhurbaşkanı tarafından seçilmesi, HSK’nın bağımsızlığına gölge düşürmektedir.

Kılıçdaroğlu’nun bu çok önemli açıklamasını tekrar satır satı hatırlatayım:

"Halen bu ülkede yürekli savcılar bulunduğuna inanıyorum, inanmak istiyorum.

Cumhurbaşkanı dahi olsa Erdoğan'ı çağıracak ve soracak, 'Ne istediler?' ve 'Siz ne verdiniz?'

İşte o gün FETÖ'nün siyasi ayağı çözümlenmiş olacaktır.

İşte o gün bu kanlı darbe girişimi aydınlığa kavuşmuş olacaktır.

İşte o gün 20 Temmuz sivil darbe sürecine sokulan Türkiye’nin hukuk düzeni, darbe hukukundan arınma yolunda en büyük adımı atmış olacaktır.

Ve o gün gerçekten de cumhuriyetimizi demokrasiyle taçlandırmak konusunda çok büyük bir yol kat etmiş olacağız. Ve o gün cumhuriyeti kuranların vasiyetini yerine getirmiş olacağız."

Kılıçdaroğlu’nun resmi açıklamasındaki suçlamanın en çarpıcı bölümü de özetle şöyle:

Şurası asla unutulmamalıdır ki FETÖ Darbe Girişimi, sadece 15 Temmuz gecesinden ibaret bir demokrasi karşıtı saldırı da değildir.

Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni ele geçirmek isteyen FETÖ, bu doğrultudaki faaliyetleri sırasında dönemin AK Parti hükümetlerinden yıllarca açık destek görmüş, başta ordumuz olmak üzere kamu kurumlarına, güvenlik bürokrasisine ve hukuk sistemine yönelik kumpaslar kurmuştur. 

Ergenekon ve Balyoz vb. kumpas davaları yoluyla, çoğunluğu Atatürkçü binlerce yurtsever tutuklanmış, sahte delillerle haklarında hüküm tesis edilmiştir.

FETÖ üyesi şahısların Türk Silahlı Kuvvetleri başta olmak üzere birçok kurumda yükselmesine bu yolla zemin hazırlanmış, kozmik odaya girilmesine göz yumulmuş, 15 Temmuz darbe girişiminin temelleri atılmıştır.”

Bu arada 105. Madde de yer alan, “Cumhurbaşkanının görevde bulunduğu sürede işlediği iddia edilen suçlar için görevi bittikten sonra da bu madde hükmü uygulanır” maddesine de dikkatinizi çekeyim…

Bakalım Kılıçdaroğlu’nun aradığı, “Yürekli bir savcı” var mı?