Emine Bulut'un kızının "Anne lütfen ölme" sözlerine anlamlı şiir

Kırıkkale'de eski eşi tarafından vahşice öldürülen Emine Bulut cinayetinin ardından annesi gözleri önünde ölen 10 yaşındaki kızın diliyle 'Anne lütfen ölme' şiirini kaleme...

Emine Bulut'un kızının "Anne lütfen ölme" sözlerine anlamlı şiir
28 Ağustos 2019 - 12:10 - Güncelleme: 28 Ağustos 2019 - 12:10

Kırıkkale'de eski eşi tarafından vahşice öldürülen Emine Bulut cinayetinin ardından annesi gözleri önünde ölen 10 yaşındaki kızın diliyle 'Anne lütfen ölme' şiirini kaleme alan İsa Efe, milyonlarca insanın duygularına tercüman oldu.
Türkiye, Kırıkkale'de eski kocası tarafından çocuğunun gözü önünde canice öldürülen Emine Bulut cinayetiyle sarsılırken, olayın yankıları hala devam ediyor. İzmir'de yaşayan şair İsa Efe de, Bulut'un kızı F.B.B.'nin (10) diliyle 'Anne Lütfen Ölme' isimli bir şiir yazdı. Şair Efe'nin yazdığı ve seslendirdiği şiir herkesi duygulandırdı. Sosyal medyada paylaşılan şiirin altına ise kullanıcılar, cinayetlerin bir daha yaşanmamasını temenni ederek, suçluların en ağır şekilde cezalandırılmasını istedi.
Şiiri yazarken neler hissettiğini anlatan İsa Efe, "Son günlerde kadın cinayetlerinin üst üste geldiği ve yüreğimizin yandığı bu zemheri dönem dediğim, bu acı dönem dediğim bir anda kızının gözleri önünde, herkesin gözleri önünde 'Yaşamak istiyorum. Ben ölmek istemiyorum' diyen bir annenin feryadı yüreğimizi dağladı" dedi.

"Bir baba olarak benim yüreğimi dağladı"
'Anne lütfen ölme' diye feryat eden kız çocuğu ile empati kurduğunu ve kendi çocuklarını düşündüğünü aktaran Efe, "Oradaki kız çocuğunun özellikle 'Anne lütfen ölme' ifadesi bir baba olarak benim yüreğimi dağladı. Birçok insan gibi etkilendik. Yüreğimin cız ettiği noktada kendi çocuklarımı düşündüm. Kendi hayatımı düşündüm. İnsan ister istemez bir empati yapıyor. Sonrasında bu kadar acımasız bir olayın olmasından dolayı hiçbir şey yapamıyorsunuz. Eliniz kolunuz bağlı. Sadece diyorsunuz ki neden? Bende gönlümden düşenleri bize katkısı olur, insanlığımıza katkı olur diye çocuğun diliyle kaleme almaya çalıştım. Aslında böyle toplumsal yankı uyandıran olaylar sonrasında biran önce unutmak gerekir diye düşünebiliriz ama insanlığımıza sormamız gereken çok soru var. Neden bu cinayetler işleniyor? Neden çocuklar annesiz kalıyor? Neden bu kadar insanlığımızı kaybettik? Konuşarak, anlaşarak sorunları çözebileceğimiz bir noktada nasıl kendimizi kaybederek bir çocuğun gözü önünde bir kadını boğazından kesip hayatından edecek kadar ne olmuş olabilir ki bu hayatta diye düşünüyorum. Gerçekten anlamak mümkün değil" diye konuştu.

"Sabaha kadar gözyaşı içerisinde kaleme aldım"
"Duygularımı kaleme almak istedim" diyen Efe, "Bir kızım ve bir oğlum var, empati kurdum. Çok üzüldüm, çok ağladım. O şiiri bir gün sonrasında sabaha kadar gözyaşı içerisinde kaleme aldım. Çok acı bir durum. Gerçekten çok üzüldüğümüz, insanlığın artık bitti dediğimiz bir noktayı yaşadık. Söylenecek çok da söz yok. Ne denilebilir ki. Ateş düştüğü yeri yakıyor. Bir anlamda da kadın cinayeti, erkek cinayeti, çocuk cinayeti diye ayırmak da bence anlamsız. Hiçbir şekilde hiçbir gerekçe ile insan katledilmesine anlam veremiyoruz, akıl almıyor, nutkumuz tutuluyor, kalbimiz, yüreğimiz parçalanıyor. Sofradaki lokmaya uzanamadık çünkü lezzet alamıyorsunuz hayattan. Biri acı çekerken, ızdırap yaşarken, küçücük 10 yaşındaki bir kız çocuğu 'Anne lütfen ölme' derken siz hayata kaldığınız yerden devam edemiyorsunuz. En azından o an devam edemiyorsunuz. Bir şey yapamamanın verdiği ızdırap ile sadece dedim ki ben şiir yazabiliyorum. Kaleme alıp duygularımızı diri tutalım. Bir nebze de olsa duygularımızı diri tutalım maksadıyla bu şiiri kaleme aldım" dedi.
Şairin kaleme aldığı 'Anne Lütfen Ölme' isimli şiirin bir bölümü şöyle:
"Anne lütfen ölme!
Bırakma bu can çekişen kızını
Gitme kan kırmızı halinle
Ölen sen misin, ben miyim, yoksa insanlık mı?
Anne ne olur ölme!
Bak; 'Ölmek İstemiyorum' diyorsun işte
Eğer biri ölecekse;
Ben ölürüm senin yerine
Lütfen ölme anne
Anne lütfen ölme!

Ah annem, keşke o buluşma olmasaydı?
Bir anda dünyamız karardı;
Bu nasıl bir vahşet anne?
Merhameti yitirmiş taşlaşmış yürek
Zaman durdu, nefesim kesildi,
O boynundan dökülen kan mıydı?
Bu nasıl zalimlik anne?
Niye çirkin ki bu kırmızı!
Yetişin, koşun, bir şey yapın
'Ölmek istemiyorum' diyor annem,
Görmüyor musunuz çırpınışımızı?"