Dışişleri'nden İsveç'e tepki

Dışişleri Bakanlığı, İsveç Dışişleri Bakanı Ann Linde'nin, terör örgütü PKK/PYD/YPG mensuplarıyla görüşmesine tepki göstererek, "Terör örgütünün kara propagandasına alet olan sözde insan hakları savunucularının, bu teröristlerin Suriye'de işledikleri katliamları, sürgüne gönderdikleri sivilleri, zorla silah altına...

Dışişleri'nden İsveç'e tepki
10 Temmuz 2020 - 10:02

Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada, İsveçli Bakan Linde'nin, yaptığı bir sosyal medya paylaşımında, terör örgütü PKK/PYD/YPG mensuplarıyla görüştüğünü duyurduğu belirtilerek, esasen bu görüşmenin, Linde'nin terör örgütü mensuplarıyla ilk teması olmadığı, daha önce de terör örgütü mensuplarıyla görüşmeler yaptığı ve terör örgütüyle iltisaklı kişilerce düzenlenen etkinliklere katıldığı hatırlatıldı.  "Bu tutum, öncelikle bulunduğu makam itibarıyla İsveç'in terörle mücadeleye yaklaşımı konusunda ciddi soru işaretleri oluşmaktadır." ifadesi kullanılan açıklamada, temas edilen terör örgütü mensupları arasında silahlı kanat üyelerinin de bulunmasının durumun vahametini daha da artırdığına dikkat çekildi.

"Terörle mücadelede terör örgütleri arasında ayrım yapılmamalı"

Açıklamada, Bakan Linde'nin, bir teröristle Türkiye'nin Suriye'de gerçekleştirdiği terörle mücadele operasyonlarını ele aldığını ileri sürmesinin "başlı başına ibretlik bir durum" olduğu vurgulanarak, şunlar kaydedildi: "Terör örgütünün kara propagandasına alet olan sözde insan hakları savunucularının, bu teröristlerin Suriye'de işledikleri katliamları, sürgüne gönderdikleri sivilleri, zorla silah altına aldıkları çocukları, kendi bölücü siyasetini reddeden Kürtler dahil bölge halkına yönelik zulümlerini görmezden gelmeleri ise utanç vericidir. Daha bugün Dünya Aramiler Konseyi, PKK/YPG'nin, kuzeydoğu Suriye'deki kamplarda tutulan DEAŞ'lı militanları para karşılığında salıverdiğini, DEAŞ tehdidini böylece kasten canlı tutmak suretiyle bölgenin güvenlik ve istikrarını tehlikeye attığını açıklamıştır." Açıklamada, bu vesileyle bir kez daha terörle mücadelede terör örgütleri arasında ayrım yapılmamasının önemi vurgulanarak, terörizmin bütün biçimleriyle mücadelenin, "uluslararası toplumun ortak yükümlülüğü" olduğunu hatırlatıldı.