Çin'de alıkonulan İngiltere Konsolosluğu çalışanından işkence iddiası

Çin'de alıkonulan İngiltere Konsolosluğu çalışanından işkence iddiası

Çin'de alıkonulan İngiltere Konsolosluğu çalışanından işkence iddiası
20 Kasım 2019 - 17:34

Çin’de bir süre alıkonulan Hong Kong’daki İngiltere Konsolosluğunun eski çalışanı Simon Cheng, Çin polisi tarafından kendisine işkence yapıldığını iddia etti.

Çin’de yaklaşık 15 gün boyunca Çin polisi tarafından alıkonulan Hong Kong’daki İngiltere Konsolosluğunun eski çalışanı Simon Cheng, işkence altında sorgulandığını öne sürdü.

Hong Kong'daki protestoları provoke etmek ve organize etmekle suçlandığını söyleyen Cheng, Çin gizli polisinin Hong Kong’taki protestolara liderlik eden aktivistler hakkında bilgi almak için kendisinin işkenceye maruz kaldığını söyledi. Çinli polislerin kendisini darp ettiğini öne süren Simon Cheng, günlerce uykusuz bırakıldığını ve gözaltı süresince zincirlendiğini ifade etti. Sosyal medya hesabından açıklama yapan Cheng, bazen polislerin kendisinden saatlerce çömelmesini istediğini bunu başaramadığında ise sopayla dövüldüğünü söyledi.

İngiltere Dışişleri Bakanı Dominic Raab iddialarla ilgili yaptığı açıklamada, “Simon Cheng ekibimizin değerli bir üyesiydi. Simon Cheng’in gözaltı sırasında maruz kaldığı İşkenceyi de içeren kötü muamele karşısında dehşete düştük” dedi.

Çin Büyükelçisini konuyla ilgili görüşmek üzere bakanlığa çağırdığını söyleyen Raab, görüşmede Çin’in uluslararası yükümlülükleri ihlal ettiğini aktardığını söyledi.

Yaklaşık 2 yıl boyunca İngiltere Konsolosluğunda çalışan Hong Kong vatandaşı Simon Cheng, 8 Ağustos’ta bir iş gezisi için Çin’in Shenzhen kentine gittikten sonra kamu güvenliği yasalarını ihlal ettiği gerekçesiyle Çin polisi tarafından gözaltına alınmıştı. Çin polisi tarafından 15 gün gözaltına alınan Cheng daha sonra serbest bırakılmıştı. Cheng, Çili yetkililerce İngiliz ajanı olmakla suçlanmış ve protesto liderleriyle bağlantısı sorgulanmıştı.

Hong Kong, İngiltere’nin 1842'de başlayan sömürge yönetiminin ardından 1997'de "bir devlet iki sistem" formülüyle yeniden Çin'e devredilmişti.