Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Merkez Yönetim Kurulu, Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığında yoğun bir gündemle toplandı. Toplantının ardından kameraların karşısına geçen Parti Sözcüsü Müslim Sarı önemli açıklamalarda bulundu.
Sarı şu ifadeleri kullandı;
Geçen haftaki toplantıda da biraz üzerinde durduk ama bu toplantımızda biraz daha belirginleşti. Türkiye'de mevcut enflasyon hedefleri ve gerçekleşmeleri karşısında ilk 6 ayı tamamladığımız bir dönemde- ki 6 aylık enflasyon yüzde 18- geniş toplumsal kesimlerin çok ciddi maaş zammı beklentileri var. Bu maaş zammı beklentilerinin AKP tarafından yeterince karşılanmadığına da şahit oluyoruz. Şimdi şöyle bir değerlendirme yaptık biz. Bir defa asgari ücret bakımından mutlaka ve mutlaka yeni bir ücret rejimine geçmek gereklidir. Yani enflasyon rakamlarına bakıp işte yüzde 18 enflasyon gerçekleşti, yılbaşında ne vermiştik, sonraki 6 ayda ne yapacağız biçimindeki yaklaşım yetersiz kalmaktadır. Türkiye'nin mevcut koşulları ve şartları asgari ücretin en az 45 bin lira seviyesine çıkartılmasını zorunlu kılmaktadır. Biz 1 Temmuz itibariyle 28 bin lira civarında olan asgari ücretin en az yüzde 60 oranında arttırılarak 45 bin lira seviyesine çıkartılmasını bir politika önerisi olarak değerlendirdik ve tartıştık. Diğer ücretlerinde; yani memur maaşlarının, SGK emeklilerinin ve memur emeklilerinin maaşlarının da buna paralel bir biçimde bu 6 aylık dönem içinde yine yüzde 60 oranında artırılmasının zorunlu olduğunu değerlendiriyoruz.
Şimdi tabii en büyük tartışmalar ülkedeki en düşük ücret, özellikle en düşük emekli ücreti üzerinden yürüdüğünü görüyoruz. 20 bin liraya muhtaç edilmiş olan yaklaşık 4 milyon insan var ve bu 4 milyon insanın ücretlerinin ne kadar artırılacağı önemli bir tartışma konusu oldu. Yine parlamentoda bir yasa hazırlığı içinde olunduğunu biliyoruz. Bu yasa hazırlığı 24 bin liraya bile ulaştırmıyor bu en düşük emekli maaşını. Bizim önerimiz Türkiye'deki en düşük emekli maaşının hiçbir koşulda asgari ücretin yüzde 70'inin altına düşmemesidir. Dolayısıyla 45 bin lira civarında belirlediğimiz ikinci 6 ay için asgari ücretin yüzde 70'i olan 32 bin lira seviyesinin en az Türkiye'de en düşük emekli maaşı olması gerektiğini değerlendiriyoruz. Bu da en düşük emekli maaşının yüzde 60 oranında artırılması anlamına geliyor. Ancak ülkedeki açlık sınırı eğer en düşük emekli maaşından daha üstte ise ki bu örnekte öyle, onun o seviyeye doğru çekilmesi gerektiği bizim önerimiz. Yani dolayısıyla bugün 35 – 36 bin lira civarındaysa 4 kişilik bir ailenin açlık sınırı Türkiye'deki en düşük ücretin de yani en düşük emekli maaşı ücretinin de bu seviyelere, 35 bin lira seviyesine çıkartılmasını öneriyoruz. Önümüzdeki günlerde bununla ilgili daha ayrıntılı çalışmalarımız olacak. Bunu da bir kampanyaya çevirerek Cumhuriyet Halk Partisi'nin yeni ücret rejimi ve yeni ücret önerisi olarak geniş kitlelerle paylaşma şansına sahip olacağız.
“ADAY BULUNAMIYOR YAYGARASI ASILSIZDIR; İNCE ELEYİP SIK DOKUYARAK 15 İLE ATAMA YAPTIK”
Bunun dışında arkadaşlar, bu genel ülke gündemine ilişkin tartışmalar dışında kuşku yok ki Cumhuriyet Halk Partisi'nin kendi iç süreçlerine ilişkin değerlendirmeler yapma fırsatı da bulduk. Burada öncelikle örgütlerimize ilişkin bir değerlendirme yaptık. Bildiğiniz üzere daha önce bazı örgüt başkanlarımızın, il başkanlarımızın, bazı ilçe başkanlarımızın; hem partinin kurumsal kimliğini zedeleyen iş, eylem ve davranışları sebebiyle hem de özellikle bu mutlak butlan süreci içerisindeki tutumları sebebiyle birlikte çalışamayacağımızı değerlendirerek bir görevlerine son verme, yollarımızı ayırma süreci yaşamıştık. Yaklaşık 22 il başkanlığımızda bir boşluk oluşmuştu ve bu boşlukların doldurulabilmesi için buralara atamalar yapılması bizim MYK'mızın ana gündem maddelerinden biriydi. Özellikle il başkanlarımızı ve il yönetimlerimizi görevden aldıktan sonra buralarda bize gelen talepleri çok ince bir şekilde ince eleyip sık dokuyarak bir değerlendirme yapmak üzere birer haftalık boşluklar bırakıyoruz. Fakat bu öyle anlaşılıyor ki bazı çevreler tarafından yanlış anlaşılıyor. Cumhuriyet Halk Partisi'nin çeşitli illerde örgüt yöneticisi bulamadığı, il başkanı atayamadığı, o yüzden buraları boş bıraktığına ilişkin bir yaygara var. Oysa gerçek bu değil. Bizim her ilde en az 7 - 8 tane il başkanı adayımız var. Bu adaylarımızı biz süzgeçlerden geçiriyoruz. Bunlarla mülakatlar yapıyoruz ve Cumhuriyet Halk Partisi'nin MYK'sında konsensüs oluşturarak, oradaki arkadaşlarımızın da fikirlerini alarak bu atamalarımızı gerçekleştiriyoruz. Dolayısıyla buradaki zaman farkı tamamen bundan kaynaklanmaktadır. Nitekim bu 21 - 22 ilimizin yaklaşık 15 tanesinde yönetimlerimizi belirlemiş bulunuyoruz. İl başkanlarımızı belirlemiş bulunuyoruz. Bu il başkanlarımızın atamalarını bugün gerçekleştirdik. Bununla ilgili şöyle kısaca sayacak olursam; Bitlis ilimiz için, daha önce boş bırakılan ilimiz için Maarif Kızılağaç arkadaşımızı il başkanı olarak atamış bulunuyoruz, Aksaray için Cansu Bülbül arkadaşımızı, Bilecik için Kazım Yağmur arkadaşımızı, Denizli için Ayhan Oral arkadaşımızı, Diyarbakır için Sertaç Eke arkadaşımızı, Ağrı için İbrahim Varol arkadaşımızı, Iğdır için Halil İbrahim Artantaş arkadaşımızı, Kırıkkale için Mustafa Demirel arkadaşımızı, Manisa için Engin Uzun arkadaşımızı, Muğla için Halil Karahan arkadaşımızı, Muş için Sertaç Demirel arkadaşımızı, Nevşehir için Tayfun Ceyhan arkadaşımızı, Yozgat için Kazım Eliaçık arkadaşımızı ve Tekirdağ için Erdoğan Kaplan arkadaşımızı il başkanı olarak atamış bulunuyoruz. Yani 15 tane ilimizde il başkanı olarak bir görevlendirme yapmış bulunuyoruz. Dolayısıyla önceki 22 ilimizde 15'inde atama yaptık, 7 ilimizi de yine önümüzdeki hafta değerlendireceğiz.
7 İL ÖRGÜTÜ DAHA FESHEDİLDİ; 3 İSME KESİN İHRAÇ İSTEMİ
Onun dışında görevden aldığımız illerimiz oldu. Yine daha önce yapmış olduğumuz değerlendirmelerle paralel bir biçimde; Afyonkarahisar ilimizi ve merkez ilçemizi, Giresun ilimizi yani il başkanımızı, il yönetimimizi, disiplin kurulumuzu ve merkez ilçe başkanımızı, merkez ilçe yönetimimizi, Trabzon ilimizi ve Ortahisar yani merkez ilçe olan Ortahisar ilçemizi, Yozgat ilimizi ve il yönetimimizi, Burdur ilimizi ve il yönetimimizi, Aydın ilimizi ve il yönetimimizi ve Tekirdağ ilimizi ve il yönetimimizi yani 7 tane ilimizi de görevden almış, örgütü fes etmiş bulunuyoruz.
Onun dışında üç tane de ihracımız var. Daha önceki dönem İzmir il başkanlığımızı yürütmüş ama son bundan önceki MYK'larda görevden alınmış Çağatay Güç arkadaşımızı tedbirli bir biçimde Yüksek Disiplin Kuruluna sevk etmiş bulunuyoruz kesin ihraçla. Yine aynı şekilde Giresun ve Trabzon il başkanlarımızı da bu şekilde böyle bir değerlendirmeyle kesin ihraç talebiyle Yüksek Disiplin Kuruluna tedbirli biçimde sevk etmiş bulunuyoruz.
Dolayısıyla arkadaşlar özetlemek gerekirse, yaklaşık sayıları tekrar vermem gerekirse 15 ilimizde görevlendirme yapmış olduk, 7 ilimizde de il başkanlarımızı ve yönetimlerimizi görevden almış olduk. Önümüzdeki döneme ilişkin peyderpey değerlendirmelerimiz devam edecek.
Benim şimdilik MYK gündemine ilişkin; hem ülke gündemine, hem de parti gündemine ilişkin değerlendirmelerim ve aktaracağım bilgiler bunlar. Onun dışında sorularınız varsa cevaplandırmaya çalışayım.
Yorumlar
Kalan Karakter: