CHP'NİN EN ÖNEMLİ İSİMLERİ NE ZAMAN KONUŞACAKLAR? KAPISINA KİLİT VURULUNCA MI?

CHP'NİN EN ÖNEMLİ İSİMLERİ NE ZAMAN KONUŞACAKLAR? KAPISINA KİLİT VURULUNCA MI?
17 Eylül 2020 - 18:22 - Güncelleme: 17 Eylül 2020 - 20:07



CHP'nin 37. Kurultayı'nın üstünden neredeyse 2 ay geçti... 1251 Oyla yeniden seçilen Kılıçdaroğlu, CHP'nin yeni sloganını açıklamıştı: "Hedef İktidar!"

Sloganın ötesinde; geçen bu süreçte iktidar yolunda Kılıçdaroğlu'ndan çok önemli iki çıkış geldi:

"CHP'yi rakı maslarında eleştirtmem!" (Cumhuriyet gazetesi röp.)

"Birincisi ne? Önce bulaşmayı engelleyeceksin. Bunun önlemlerini alacaksın. İkinci konu, eğer hastalık bulaştıysa bütün önlemlere rağmen onu tedavi edeceksin. Bu kadar basit, dünya bunu yapıyor. Bu sorunu şöyle bir strateji ile çözebilirsiniz. Bir, önce bir sağlık sorunu çıkacak ortaya, önce mikrobun yaygınlaşmasını engelleyeceksiniz, sonra mikrobun bulaştığı vatandaşlar varsa bunu tedavi edeceksiniz, önlemlerini alacaksınız" (Önceki hafta PM toplantısından.)

Malumunuz; Kılıçdaroğlu'nun bu çok önemli çıkışları sosyal medyayı da fena sallamıştı!

"Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, İzmir'de gerçekleştirilen provokasyonun ardından haksız yere tutuklanan Banu Özdemir'i telefonla aradı. CHP lideri Kılıçdaroğlu Özdemir'e geçmiş olsun dileklerini iletti." (chp.org.tr 30 mayıs 2020)

Kılıçdaroğlu, cami hoparlörlerinden "Çav Bella" şarkısı videosu paylaşımları yüzünden önce tutuklanıp cezaevine konulan, sonra tutuksuz yargılanmasına karar verilen Banu Özdemir'i cezaevinden çıktıktan hemen sonrasında telefonla aramış ve geçmiş olsun dileklerini iletmişti... (Didim'de tecavüze uğradım diyen kadın değil mi? Peki, tecavüze uğradım diyen kadın CHP'li olsaydı, bakış açıları değişecek miydi?) 

Bu örnek aslında çok önemli!
Siyasi hayatı Hakan Tartan'ın (2009-2014) Konak Belediye Başkanlığı döneminde "bankamatik" olarak başlayan bir kişiyi dahi sayın Kılıçdaroğlu telefonla arayabiliyorsa; CHP'de ne kadar üye varsa, sayın Kılıçdaroğlu tarafından her biri tek tek biliniyor demektir!
Sayın Özdemir, iş hayatında hiç bir dönem "bankamatik" olarak çalışmamışsa; hangi belediyede hangi yıllar arasında hangi işte çalıştığına ilişkin SSK belgeleriyle gönderebilir, seve seve de yayınlarız!

Yılmaz Ateş, Tv'de "FETÖ" dedi... 7 Günde kapı önüne konuldu...
Kemal Karataş, "Şato" dedi... 60 Sayfalık savunması dahi okunmadan "sipariş gereği" kapı önüne konuldu...
Atatürkçüler'in, Kemalistler'in, Sosyalistler'in, Devrimciler'in vb. kökleri kazınıp CHP'den atıldılar...
Barış Yarkadaş'ın açıklamasından öğrendiğimize göre; 50 ila 100 bin arasında CHP üyesi de atılmayı beklemeden basmışlar istifayı partiden ayrılmışlar...  

Yanlış ya da doğru, CHP üyesi Banu Özdemir'in durumunu bile yakından takip edip, geçmiş olsun dileklerini ileten sayın Kılıçdaroğlu'nun, Türkiye'nin 15 gündür hop oturup hop kalktığı "DİDİM TECAVÜZ DOSYASI" hakkında bir bilgisinin olmadığı düşünülebilinir mi?

Kaldı ki; bakıversinler Didim 2018 yılı Vegan Festivalinin CHP'li "Onur Konuğu"nun kim olduğuna!

6-7 Aydır da CHP'li Belediyelerdeki sorunun artık "DEVLET MESELESİ" olduğunu yazıyoruz... Hangi birisini örnek verelim ki!
Dökülmeyenini gösterebilir misiniz?
Sayın Kılıçdaroğlu'nun siz hiç bugüne kadar herhangi bir CHP'li Başkanının "YOLSUZLUKLAR"dan dolayı kulağını çektiğine tanık oldunuz mu?
Biz görmedik!
Görenler varsa buyrusunlar, sayfalarımız sonuna kadar açık!
Peki, sayın Kılıçdaroğlu'nun halk adına bir kuruşlukta olsa herhangi bir yolsuzluk dosyasından dolayı, kamuya kazandırdığı bir kuruş var mı?
Yok!

TCK 235'te indirime gidilmesini Uzaylılar mı yoksa sayın Kılıçdaroğlu mu TBMM'ye taşıyıp, geçirdi? 
Bu operasyondan sonra kimler kurtuldu? Sayın Kılıçdaroğlu, bıraksın önce hak, hukuk, adalet masallarını da şu TCK 235 operasyonuyla kimlerin kurtulduğunu bir açıklasında görelim hak, hukuk, adaletin kimlere yaramış olduğunu!

Didim'de olup bitenler sayın Kılıçdaroğlu'nun gündemine girmiyor mu? Bir kadının hayatının nasıl mahvedildiği, sistmeme dahil CHP'li bir Başkan olmasından dolayı mıdır ki; sayın Kılıçdaroğlu ve Ekibinin kapsama alanına bir türlü giremiyor?
Peki sayın Kılıçdaroğlu, İstanbul Sözleşemesini desteklemediği için mi Aydın BŞB Başkanı Özlem Çerçioğlu'nu 37. Kurultay'da Divan Başkanı yaptı? Bu ne lahana turşusu bu ne perhiz? 

Didim'deki namuslu ahlaklı CHP'liler ne diyorlar biliyor musunuz: "İyi ki iktiadar da falan değiliz. Ya bir de iktidar da olmuş olsaydık, bu adamlar neler yapmazlardı!"

Yolsuzlukları yazmaktan utanır olduk olmasına da; ne zaman yazsak, adamlar bu defa daha büyük yolsuzluk yapıyorlar! 
Ortaya saçılan kaset iğrençlikleri bir yana; yenilerinin çıkacağı, üstüne üstlük hemcinsleriyle yapılan seks kasetlerinin de çıkacağı iddia ediliyor! 
Komik olan ne biliyor musunuz?
Önceki gün sayın Kılıçdaroğlu'nun bir danışmanı kalkıp Didim'deki rezaletler silselesi için bilgi toplamaya kalkışmış! 
Ne hız değil mi?
Yahu, Caretta Caretta yavruları bile yumurtadan çıkıp 5 dakikada denize kavuştuğu bir dünyada; 10-15 gün sonra Didim'de nelerin olup bittiğine bakmak için danışman görevlendirmekte neyin nesi? Bu ne şiddet bu ne celal? Bu nasıl bir siyasi anlayıştır? Pek çok örnekte olduğu gibi; "Başkanımızın arkasındayız" dersiniz olur biter! 

Sayın Kılıçdaroğlu, anlaşılan siz bu partiyi batırmadan çekip gitmeyeceksiniz! Sanırım üstlendiğiniz görevde CHP'nin kapısına kilit vurulduğu gün bitecek! Bu pek başarılı belediye başkanlarınız yüzünden de gelecek seçimlerde bu işi kökten bitirmiş olacağınızı düşünüyor olabilirsiniz ama,  Anadolu insanının tabiriyle unutmayınız ki "evdeki hesap çarşıya uymaz!"

İşte evdeki hesabınızı da bozacak olanlardan ilk aklımıza gelenler: 
Sayın Altan Öymen,
Sayın Hükmet Çetin,
Sayın Onur Öymen,
Sayın Şahin Mengü,
Sayın Yıldıray Sapan,
Sayın Yüksel Çakmur,
Sayın Aziz Kocaoğlu,
(En az 100 isim daha yazabiliriz.)

Bakın yanlış anlaşımasın; sayın Kılıçdaroğlu ve Ekibine yolu gösterecek ve CHP'yi yeniden FABRİKA AYARLARINA, ATATÜRKÇÜ FELSEFESİNE, ALTI OK PARTİ ANAYASASINA dönüştürecek olan bazı isimler önerdik!

Ve bu isimler hala ortaya çıkmıyorlarsa; çıkmayacaklarsa, bir isim işaret etmeleri dahi yeterlidir diye düşünüyoruz!
Bırakın kıvılcım çıkmasını, 81 vilayet "GİT ARTIK KEMAL BEY" pankartları ile süslenmezse buyurun o zaman! 
Bakın, bugüne kadar en az 20-30 CHP'li belediyeye "KAYYUM" atanmamışsa; Adalet ve İçişleri Bakanlarının iyi niyetli yaklaşımlarındandır! İyi de bu sabır nereye kadar devam edecek?  

Sadece Aydın BŞB ve Kuşadası Belediyelerindeki asfalt ihalelerinde dönenlere bakın, ne demek istediğimizi çok rahat anlayacaksınız diye düşünüyoruz! (Süpürge dosyasında dudaklarınızın uçuklayacağı büyüklükte vurgunlar var! Vurguna ilçe belediyesi de karışmış! Yakında geliyor.)

Arkadaş, yapılan yolsuzluklarda paranın bile haysiyeti bu kadar mı taciz edilir? Bu nasıl bir soygun düzenidir? Bu nasıl bir yolsuzluk yapma özgürlüğüdür? 

Ha... CHP'nin namuslu, ahlaklı "ABİ"leri de lököşe gibi oturdukları yerlerden olup bitenleri seyretmeye hala devam ederlerse ne mi olur?

Yüzde 80'ni malum şahıslardan seçtirilmiş bu Kurultay delegeleri, Canan'ı, Oğuz'u da seçmezler, Atatürk'e "KEFERE" diyen o malum şahsı seçerler bu defa! 

Haydin...
CHP'nin "ABİ"leri...
Gün hak, hukuk, adalet masalları dinleme zamanı değil;
Gün CHP'yi batıran bu muzallatlardan kurtarma, temizleme günüdür...


İşte CHP'nin içine düşürüldüğü ruh hali: