CHP'deki ralliye başka pilotlarda katılacak mı?

CHP'deki ralliye başka pilotlarda katılacak mı?
30 Mayıs 2020 - 10:42 - Güncelleme: 30 Mayıs 2020 - 11:26







ERTAN YILDIZ



Memleket korona ile boğuşuyormuş...
Sana ne be kardeşim sen Mercedes'e binmene baksana!
Memlekette Covid19'da 2. dalga yaşanmaması için bakanlık gece gündüz çalışıyormuş...
Tasası sana mı düştü be kardeşim sen Audi'ye binmene baksana!

Covid 19 vakası ile birlikte CHP'de bir kemer sıkma politikası başlatılmış ki sormayınız... Tam da almış başını gidiyorken, ANKA ajansı "Audi A8 Long" haberini servise koymasın mı? Bir anda her şey alt üst olmuş!

Kemal Kılıçdaroğlu...
Maliye Bakanlığı Hesap Uzmanı, Emekli SSK Genel Müdürü, CHP Genel Başkanı...
Muharrem İnce...
Emekli öğretmen... CHP'de milletvekili emeklisi... Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı seçimleri CHP adayı...

Malumunuz; korona vürüsü mücadelesi nedeniyle hayatımızdaki pek çok alan kısıtlandı ve hayatta kalmak içinde alınan tedbirlere harfi harfi uymak durumundayız...

En ufak bir gaflete düşüldüğünde, korona belasının affının olmadığını sanırım tüm dünya anlamıştır... Çünkü şakası yok!

CHP tabanı, son günlerde lüks makam arabası konularında bayağı bir sinirli olmakla beraber  "korona bahane gösteriş şahene" kelimelerini diline dolamış görünüyor..

Sadece ülkemiz değil, tüm dünya ülkeleri korona belasi yüzünden çok sıkıntılı günler geçiriyor... Korona cangılında atacağınız her adımı iyi hesap etmek durumundasınız... Özellikle de ekonomik konularda müsriflikten kaçmak durumundayız...

Görüyoruz ki; sayın Kılıçdaroğlu ve sayın İnce'de korona konusunu ve halkın yaşadığı, çektiği sıkıntıları çok iyi kavrayabilmişler ve müsriflikten de kaçındıkları görülmektedir!...

Şaka falan yapmıyoruz...
Meğer sayın Kılıçdaroğlu'ndan önce sayın Muharrem İnce de Mercedes marka otobillerin en lüksünden olanını alarak müsrif olmadığını kanıtlamış!

Daha doğrusu, sayın İnce geçtiğimiz hafta sayın Kılıçdaroğlu'na alınan Audi'den en az 3 tane daha alınabilecek bir bütçe ile altına makam arabasını çekmiş!

Haydi, Kılıçdaroğlu'na CHP'nin bütçesinden alındı diyelim makam arabası... Peki, sayın İnce hangi bütçeyle aldı o makam arabasını? 

Arkadaş, sayın İnce'nin emekli milletvekilliği maaşının dışında bir başka geliri var mı? Holding patronu mu sayın İnce?Aklımıza gelmişken; oğlunun düğünü için 50 kasa şarabı dönemim CHP İstabul İl Başkanı Şinasi Öktem'den (Tekirdağ'da butik şarap üreticisi) promosyon isteyen biz miydik yoksa sayın Muharrem İnce miydi?  O 50 kasa şarabın parası kim tarafından ödendikten sonra düğüne gönderilmişti? Yahu o görevden alınan belediye başkanı düğün için çadır kuran adama bile kazık atmadı mı? Çadır parasını ödedi mi? Adam çadır parasını alabilmek için yüzlerce tivit atmadı mı?

Hani bir söz var, "İmam osurursa cemaat ne yapar?"
Bu çok sıkıntılı günlerde keyfiniz için bunları yaparsanız; yarın bu halkın yüzüne nasıl bakacaksınız?

Şimdi de başlamışsınız haldır haldır kurultay için çalışmalara!
Peki, hiç düşündünüz mü aday dahi olup olamayacağınızı?
Evet... Hiç düşündünüz mü aday dahi olup olamacağınızı?
Çok özür dilerim... Bırakın yarının ne olacağını; sabahtan akşama nelerin olup olmayacağından bir fikriniz var mı?
Haziran ayında nelerin olup olmayacağından haberiniz var mı?
Boşverin altınıza araba çekmeyi de yürürlüğe koydunuz yerel yönetimler sistemi çöktü!
Bugüne kadar bir sabır iki sabır diyen bir iktidar vardı bu ülkede... Şimdi o da yok artık! 

Bugüne kadar gözümüzün içine soka soka adamlar yolsuzluk, uğursuzluk yapıyorlardı, iktidar sabır çekiyordu, iktidarın artık "ya sabır" çekecek hali bile kalmadı!

Görünen o ki yerel yönetimlerde çevirilen alavereler, dalevereler hiç bir kimsenin umurunda değil! 
Peki, yarın bu adamlar toplanmaya başlanınca ne yapacaksınız? 
Bu adamlara yapmayın dedikçe daha çok çalıyorlar! 
Etmeyin dedikçe daha çok yolsuzluk yapıyorlar!

Zaten bu ülkeyi yönetmek gibi bir kaygınız da yok ki!
Tek derdiniz seçimden seçime aday yazabilmek, küçük olsun bizim olsun değil mi?
Başta Erkan Karaarslan gibi belediyelerin içinin nasıl boşaltılacağını öğreten virüsler hakkında; sayın Kılıçdaroğlu mu sayın İnce mi hangi birisi kalkıp bir şey söyleyebildi? 
Biz mi pazarladık bu virüsleri CHP'li belediyelere?
Biz mi üfürükten "yazılım güncellemesi" ihaleleriyle belediyelerin kasalarını boşalttık?
"Belediyelerde taşeronlaşmaya hayır" derken, belediyelerin temizlik işlerinin taşeronlaştırılma ihalelerinden milyonlarca haksız kazançlar elde edilmesinin yolunu biz mi açtık? 
Yapılan hangi yolsuzluğa dur diyebildiniz?
Milyonlarca defa önce "evinizin içini temizleyin" diye yazdık, her türlü kumpas, her türlü saldırıyla karşılaştık!
Yazmasaydık, yargı önünde de kamunun hakkını hukukunu savunmasaydık, 3 milyona peşkeş çekilen o benzinlik, 3.5 yıllık mücademizin sonunda 68 milyona satılır mıydı? 

Buna benzemez onlarca, yüzlerce yolsuzluk dosyalarını açarak, kamunun milyonlarca lirasını kurtarırken; nerelerdeydiniz? 

Ragıp Çiçen, havalanı çıkışında yüzünüze haykırarak "Beni mahvettiniz" dedi, yüzünüzün şekli bile değişmedi! Bu mudur siyaset adamı olmak? Bu mudur devlet adamı olmak? Bu mudur adaletli insan olmak?

10 Yıldır CHP'nin tepesinde olan sayın Kılıçdaroğlu, TCK 235'te indirime gidilmesini TBMM'den geçirip, yolsuzluk yapan yandaşlarını kurtarmanın dışında ne yapmıştır?
Fırat'ın kıyısındaki çoban yamalı pantolandan mı kurtulmuştur?
Toroslardaki göçerlerin sürülerindeki keçiler 3'üz mü doğrumaya başlamıştır?
2 B konusunda; 3 senesini verip karış karış Ege'yi gezerek, çiftçilerimizi mi aydınlatmıştır? 
Evet ortada konuşulacak, yazılacak ne var?
Ne yaptınız da yazmadık!
Şimdi başlamışsınız delege ağalarıyla pazarlıklara!
Bu nasıl bir siyasi anlayıştır?
Kendinden bildiklerinizi delege yapıyorsunuz, ondan sonra da karşılarına geçip başlıyorsunuz pazarlığa!
Bu nasıl bir siyaset anlayışıdır? 

Muharrem İnce için sosyal medyada yazılanlara bakıyorsunuz; yenilir yutulur gibi değil! 
Ankara'da 320 metrekarelik ofis,
Bodrum'da malikane, 
İzmir Urla'da çiftlik arazisi aldığı iddia ediliyor!
Allah dafa fazlasını versin, gözü olanın da gözü çıksın ama, bu yazılıp çizilen iddialara yanıt verilmezse,  çürütülmezse, havada bırakılırsa, bu halk, parti tabanı size nasıl güvenecek?
Yahu, bu neyin kafasıdır ki İzmir'in başına koyduğunuz adam, İzmir'in tüm meselelerini çözmüş bir Çeşme kavununun tescil işi kalmış! Tek derdimiz kalmış Çeşme kavununa nasıl isim patenti alabiliriz! 
Ülkemizin 3. büyük viyaletinin başına koyduğunuz adama "Kardeş sen ne yapıyorsun? Bu nasıl belediyecilik kafası?" bile diyemiyorsanız, isterseniz 10 yıl değil, 150 milyon yıl CHP'nin tepesinden inmeseniz ne yazar! 250 Milyon yıl yaşasanız dahi iktidara gelemezsiniz! Çünkü, size sizden olanlar, sizin gibi düşünecek olanlar, sizlere biat edecek olanlar lazım!

Tekrar yeniliyorum; yerel yönetimlere karşı bu kayıtsız kalışlarınız sonuzu getirecek ve getirdi bile! 
CHP'nin başına yeni ve "Ülkeyi yönetmek için geliyorum" diyen birisi acil olarak gelmelidir!

Kılıçdaroğlu ile 10 yılda bir arpa boyu yol alamayan CHP'nin başına, saat 20:00'den sonra rahatsız edilmeyecek adam gelirse de...
Oğuz Kaan Salıcı'nın dediği gibi; CHP Vakıf olur!

Şimdiden de uyarıyorum... 
Bundan sonra olacaklar içinde hiç bir kimsenin iktidarı suçlamaya hakkı yok!
Çünkü, sorumluların sorumsuzluğu, maalesef olması gerekenleri hazırladı!

Fakat, böylesine karanlık bir CHP tablosunun içinden de Atatürk'e Atatürk diyebilen, 1919 Kuvvacı ruhunu yeniden yeşertebilecek bir liderin çıkacağını da çok iyi biliyor ve düşünüyorum!

Ve... O günleri görmek, buluşmak dileklerimizle...