Bunları CHP'ye kim yerleştirdi

Kemal Kılıçdaroğlu’nun siyasi başdanışmanı Rasim Bölücek’in CIA elemanı Enver Altaylı ile sıkı ilişkisi tartışılırken CHP yönetimi uzun süre derin bir sessizliğe gömüldü. Bölücek tartışmalı tek danışman değil. Parti içinde Deniz Baykal’dan sonra gelen bu isimleri kimin belirlediği soruluyor.

Bunları CHP'ye kim yerleştirdi
24 Ocak 2020 - 18:31

ZİHNİ ERDEM / ANKARA

CHP’de yeni bir “başdanışman” krizi yaşanıyor. Daha önce iki danışmanı FETÖ’den mahkum olan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun siyasi başdanışmanı Rasim Bölücek’in de FETÖ’den tutuklu CIA bağlantılı eski MİT’çi Enver Altaylı ile ilişkisi olduğu ortaya çıktı. CHP yönetimi ve parti içi muhalif isimler, Kılıçdaroğlu’nun FETÖ ile ilişkili danışmanları konusunda derin bir sessizliğe gömülürken, bu danışmanları kimin seçtiği ve görevlendirdiği sorusunun yanıtı aranıyor.

Rasim Bölücek ile FETÖ bağlantılı eski MİT’çi Enver Altaylı arasındaki bin 22 telefon görüşmesinin ortaya çıkması üzerine gözler bir kez daha CHP’de Kemal Kılıçdaroğlu’nun başlattığı ve kurumlaştırdığı “Başdanışmanlar ordusuna” çevrildi. İstanbul Milletvekili Erdoğan Toprak’ın “Koordinatör Başdanışman” olarak en tepesinde yer aldığı Kılıçdaroğlu’nun “başdanışmanlar ordusu”ndan üç isim FETÖ bağlantısı ile suçlandı.

ÖRGÜT MUHALEFET İLE İLİŞKİ KURUYOR

FETÖ bir taraftan iktidar partisi Ak Parti’ye sızarken muhalefeti de ihmal etmedi. FETÖ ile teması olduğu bilinen bazı kişiler Kılıçdaroğlu’nun döneminde CHP’den milletvekili yapıldı. Bunların en bilinenleri İstanbul milletvekili Faik Tunay ve Bursa Milletvekili Aykan Erdemir. Tunay ve Erdemir’in milletvekillikleri döneminde FETÖ okul ve kuruluşları ile temasları dikkat çekmişti.

17-25 Aralık operasyonları nedeniyle Ak Parti ile arası iyice açılan FETÖ, CHP’ye yaklaşma stratejisi izledi. Örgütün yayınları ile TUSKON gibi kuruluşları CHP’ye tam destek vermeye başladı. CHP de bu desteği karşılıksız bırakmadı. CHP cemaatin gazetelerine sahip çıktı. Aynı dönemde FETÖ ile ilişkilisi bilenen isimler, CHP’de yönetimine taşındı. Bazıları Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun başdanışmanlığına getirildi.

ÖRGÜT ÜYELİĞİNDEN CEZA ALDILAR

Kılıçdaroğlu’nun başdanışmanı olarak görevlendirdiği İstanbul Üniversitesi öğretim üyesi Doç. Dr. Fatih Gürsul, FETÖ’nün kriptolu haberleşme sistemi ByLock’a 28 bin 66 kez giriş yaptığı tespit edilerek tutuklanmıştı. FETÖ’nün İstanbul Üniversitesi’ndeki akademik yapılanması davasında yargılanan Gürsul “Silahlı terör örgütüne üye olmak” suçundan 10 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırıldı.

Kılıçdaroğlu’nun FETÖ davalarından yargılanan ve mahkum olan bir başka başdanışmanı ise Murat Aksoy. Aksoy FETÖ’nün Millet gazetesinde yazardı. Aksoy, 15 Temmuz 2016 darbe girişimi öncesi çıktığı Halk TV’de darbeyi çağrıştıran ifadeler kullanmıştı. Yargılandığı FETÖ’nün medya yapılanmasına ilişkin davada, 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırıldı.

KHK İLE ATILANLAR

Kılıçdaroğlu’nun parti yönetimine taşıdığı bazı isimlerin de daha sonra FETÖ ile ilişkileri ortaya çıkmıştı. CHP Parti Meclisi (PM) üyesi Prof. Dr. Ahmet Caner Yenidünya, 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’yle Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Ceza ve Ceza Muhakemesi Hukuku Anabilim Dalı öğretim üyeliğinden ihraç edildi. 7 Haziran 2015 seçimlerinden Kastamonu’dan CHP’den milletvekili adayı gösterildi. Yenidünya, KHK ile görevden uzaklaştırmasından sonra da bazı partilerin itirazlarına karşın CHP PM üyesi olarak görevini sürdürmüştü. Kılıçdaroğlu, aynı dönemde Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Alper Keten’i CHP Bilim Yönetim Kültür Platformu listesinden PM’ye taşımıştı. KHK ile görevden ihraç edilmesine karşın Yenidünya ile birlikte PM’de görev yapmaya devam etmişti. ByLock kullanıcısı olduğu belirtilen Keten’in yurtdışına kaçtığı ve Almanya’da olduğu ileri sürüldü.

GÜLEN’E ‘BİLGE’ DİYEN ÇAKMAK DANIŞMAN

CHP, Fetullah Gülen’e “bilge” diyen ilahiyatçı Muhammet Çakmak’ı da grup danışmanlığına getirdi. Bir dönem PM üyeliği görevi de yapan Çakmak, bir önceki seçimde Bağcılar Belediye başkanlığına aday gösterilmişti. Gülen örgütünün “Haşhaşi”lere benzetilmesine karşı çıkan Çakmak, “Fetullah Hoca Türkiye’de bir fenomendir, kimsenin görmezden gelemeyeceği bilge bir adam. İyi şeyler yapıyor” demişti.

BUNLARI KİM BULDU

CHP’de FETÖ ile temas içinde olan danışmanlarla ilgili sessizlik sürerken, Altaylı iddianamesinin ortaya çıkması sonrası kulislerde homurtular başladı. Parti tabanında ve genel merkezde kapalı kapılar arkasında yapılan sohbetlerde, “Bu kişilerin hiçbiri CHP’li değil. Baykal kumpasından sonra paraşütle geldiler. Partide de fazla sevilmezler. Danışmanlardan FETÖ ile teması olan bu kadar kişinin çıkması düşündürücü. Bu kişileri CHP’ye getirenler bunu açıklamalı” dedikleri öğrenildi. Eski bir Genel başkan Yardımcısı da Aydınlık’a yaptığı açıklamada Genel Başkan Kılıçdaroğlu’ndan tatmin edici bir açıklama yapmasını istedi.

ENVER ALTAYLI AĞABEYMİŞ

Tartışılan son danışman Rasim Bölücek. Bölücek iddianameye göre, CIA ile bağlantılı, FETÖ ile irtibatlı Enver Altaylı ile yoğun temas içinde. Ayrıca Enver Altaylı ekibinden isimlerle sıfır saniyelik çok sayıda şüpheli temas gerçekleştirmiş. Savcılık bu durumu bir başka hattan iletişim kurma mesajı olarak yorumluyor.

Kılıçdaroğlu’nun Başdanışmanı Rasim Börücek iddianamenin ortaya çıkması sonrası kendini savundu. Enver Altaylı ile ilişkinin bir suç oluşturmadığını söyledi: “Geçmişe dayanan hukuk ve danışıklığımız var. Ülkücü camiada herkes Enver Abi’yi bilir. Enver Altaylı’nın ilişki kurmak için bana ihtiyacı yok. Aradığı sayısız kişiden biriyim. Benden 100 kat daha fazla Ak Partili yöneticiyle hukuku vardır. Birçok insanı arar, beni de arar. CHP Genel başkanını siyasi danışmanıyım. Altaylı ile ihtiyatlı bir mesafem var. Evet görüştük. Çekincem olsa kendi telefonumu kullanmazdım. Suç teşkil edecek durum değil. Enver abi hiperaktiftir. Beni günde 10 kez aramıştır. Emimin ki 20 kere başkasını aramıştır. Genel Başkan onbinlerce kişiyle görüşüyor. Ona ulaşmak için bana ihtiyacı yok. Kılıçdaroğlu’nun sayısız danışmanıyla ilgili spekülasyon yapıldı. Herkes benimle ilişki kurmak ister. Ben CHP’nin başdanışmanıyım. Benim en küçük bir korkum olsa, çocuğumuzu okuttuğumuz ABD’de evim vardı, orada kalırdım. Her şeyi takip altında bir insanım.”

AYDINLIK