BİR ZAMANLAR BU İŞLER OPEL VECTRA İLE ÇÖZÜLÜYORDU!

BİR ZAMANLAR BU İŞLER OPEL VECTRA İLE ÇÖZÜLÜYORDU!

BİR ZAMANLAR BU İŞLER OPEL VECTRA İLE ÇÖZÜLÜYORDU!
15 Kasım 2018 - 11:11 - Güncelleme: 15 Kasım 2018 - 15:30



 ERTAN YILDIZ



Google arama motoruna "Rüşvet", "Vectra" gibi kelimeleri yan yana yazınız, bakın karşınıza nasıl bir isim çıkacak!

Ahmet Sarışın'ın Konak Belediye Başkanlığı dönemimde en çok konuşulan ve Belediyede iş bitiren ismin adı Hulusi E. idi... Nam-ı diğer Vectra Hulusi...

Konak Belediyesi İmar Müdürü olarak Sarışın'ın dönemimde altın çağını yaşayan İmar Müdürü Hulusi E., dönemim en flaş ve pahalı arabasına binince gazetelere manşet olmuş, bir anda lakabı "Vectra Hulusi" oluvermişti!

O günlerin gazete haberlerine göre; İmar Müdürü Hulusi, normalde 2 kata imarlı bir yeri filimleyip, 5 kata çıkarınca, müteahhitte gönlünden koptuğunu tutuyor hediye ediyordu: OPEL VECTRA 

Vectra Hulusi'nin dönemimin altından çok sular aktı gitti denize... 

Ertan Avkıran... CHP'yi Güzelbahçe'de yerelde iktidara taşıyan insan... Halk arasında anılan ismiyle "Şişman Adam"... 

Güzelbahçe Belediye Başkanı olduğu dönemde (2008 Yılı) yapılan bir operasyonla başta Avkıran olmak üzere dönemin Meclis Başkanvekili Mustafa İnce'de gözaltına alınmış, cezaevine konulmuştu...

2009 Yerel seçimleri gelip kapıya dayanınca; dönemim CHP İzmir İl Başkanı Kemal Karataş, Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu'nun tasarladıkları Güzelbahçe formülü CHP Genel Başkanı Deniz Baykal'dan da "Ok" alınınca, "ensesine vur ekmeğini ağzından al" modeline uygun aday arayışlarına hız verilir... Yaklaşık 3 ay kadar Buca cezaevinde yattıktan sonra tutuksuz yargılanmak üzere salıverilen dönemim CHP'li Meclis Üyesi ve Meclis Başkanvekili Mustafa İnce hakkında; aranılan ensesine vur ağzından ekmeğini al modeline uygun aday olduğuna karar verilir... Mustafa İnce'nin Ankara'da Deniz Baykal'a ve Buca Kırıklar cezaevinde yatan Ertan Avkıran'a verdiği sözlerle 2009 yerel seçimlerinde CHP'nin Güzelbahçe Belediye Başkanı adayı olur...

Peki, ne söz vermişti? 

Bulunan förmüle göre; cezaevinde yatan eski Başkan Ertan Avkıran Meclis Üyeliği listesine 1. sıradan yazılacak, cezaevinden çıktıktan sonra yapılacak ilk Meclis toplantısında Mustafa İnce Belediye Başkanlığı'ndan istifa edecek, Meclis Avkıran'ı içinden "Başkan" olarak seçecekti!

Dakika bir gol bir!

Ankara dönüşü adaylık işinin sağlama bağlandığını gören Mustafa İnce, CHP Güzelbahçe İlçe Başkanlığı'nda yapılan ilk aday tanıtımda toplantısında; Aziz Bey'e, Kemal Bey'e (İl Başkanı) Deniz Bey'e (Genel Başkan) selamlarını ileterek, verdiği sözlerin üzerine bir bardak soğuk su içer! 

Mustafa İnce, CHP'den Güzelbahçe Belediye Başkanı seçilirken, cezaevinde yatan Ertan Avkıran gün saymaya başlar... Gün gelir Avkıran cezaevinden çıkar ve beklemeye başlar Mustafa İnce istifa edecek diye... Bir kuşluk vakti Ertan Avkıran'a jeton düşer "avcunu yaladığını" anlar! Bu defa başlar Ertan Avkıran'da Mustafa İnce'ye karşı muhalefete! Avkıran, Meclis toplantılarında bazen öylesine sert muhalefet yapar ki sormayınız... O dönem yandaşı olan (Şimdinin aday adayı) Meclis Üyesi Alpay'dan Meclis'te kafasına pet su şişesi yer!   

Avkıran bir gün arabasına bindirip Güzelbahçe turuna çıkardı beni...

Avkıran, mevcut başkana muhalefet yaparken hedefine koydukları arasında sırayla; dönemim CHP İlçe Başkanı Ednan Aslan ve Başkan Yardımcısı Mustafa Günay'da yer alıyordu...

Sanırım 2013'ün bahar ayalarıydı... Avkıran'ı zahireci dükkanında ziyarete gitmiştim... Çayımızı içtikten sonra yazıhanede olan 2-3 tanınan siyasi profilden izin alıp bindik beyaz jipine... İlk durağımız Başkan Yardımcısı Mustafa İnce'nin Çelebi Mahallesine kondurduğu iki villa olmuştu...

Yaklaşık 1000 metrekareden büyük bir arsa üzerine kondurulan iki villanın öyküsüne gelince... Şimdi ismini hatırlayamadığım bir vatandaşımıza ait olan bu arsanın denize doğru uç kısmının üzerinden enerji nakil hattı geçmektedir... Vatandaş oğluna kızına bu arsa üzerinde ev yapmak üzere Güzelbahçe Belediyesine müracaat eder... Dönemim imar müdürü vatandaşa arsasının üzerine ev yapamayacağını, enerji nakil hattı yüzünden imar veremeyecekleri bildirir; çözümün arsasını bir an önce elden çıkarmasının olacağını kulağına fısıldar! 

Mustafa Günay ölmüş eşek fiyatına arsayı kapatır!

Öncelikle şunların bilinmesinde fayda var... Bu bilgileri bizzat bana Ertan Avkıran anlatmıştır... O şimdi beni tanımıyor! Mesleğim boyunca ucunda bedel ödemek dahi olsa bugüne kadar hiç bir kaynağımı açıklamamıştım... Fakat, Ertan Avkıran bugün beni tanımadığı için adını vermek durumunda kaldım! Ha bu arada; dün Mustafa İnce'ye muhalefet eden o Ertan Avkıran'ın bugün karşısında esas duruşta beklediği belirtiliyor!...

Tekrar iki villaya dönersek... Arsasına imar alıp çoluğuna çocuğuna ev yapamayacak durumda kalan vatandaş, bu defa arsasını satmaya karar verir! 

Kargaların hiç işi gücü yok tutarlar Mustafa Günay'ın kulağına arsanın satılık olduğunu fısıldarlar! Yanılmıyorsam, milyon liralık arsayı girişimci Başkan Yardımcısı Mustafa Günay 160 bin liraya kapatır!... GHM İnşaat (Oğlu Onur Günay'a devrtettiği inşaat firması) firmasının tabelası asılır, kısa sürede iki villa inşa edilir ve beheri 1.5 milyon liradan satışa çıkarılır ve su basman temelinde satılır!

Şimdi diyeceksiniz ki; ne var bunda?

Evet doğru konuşuyorsunuz... Ne var bunda?

Bizde bir şey olduğunu iddia etmiyouz!
Her şey aleni! 

Vatandaş eline 160 bin lira tutuşturularak öpülüyor!..
Ardından 2 müşteri de beheri 1.5 milyon liradan öpülüyor!..

Tabi ki bunda bir şey yok!

Fakat, Güzelbahçe Belediyesi ne yapıyor biliyor musunuz?

O günlerde Güzelbahçe'de sokaklara kilit parke taşı döşemek moda... Taş döşeme işinde henüz sıra Çelebi mahallesine gelmemiştir... Ne hikmetse, Mustafa Günay'ın oğlu tarafından kondurulan o sokağa ve vilların etrafını saran yollara kilit parke taşı döşeme sırası gelmiştir! Kilit parke taşları döşeme işiyle hiç yetinir mi Güzelbahçe Belediyesi! Bu defa Güzelbahçe Belediyesi Günay familyasının Amerikan tarzında yapılan villalarının sol tarafına botonik bahçesini andracak tarzda bir mini park kondurur! (Sanki iki villaya özel) Unutmalayım ki; Başkan İnce, Ziraat Mühendisliği Peyzaj Mimarlığı Fakültesi'nden mezundur ve çiçek-böcek işlerinden çok iyi anlar!  

Mustafa İnce, Mustafa Günay, Ednan Aslan ve Ozan Parlar'ın bugüne kadar Güzelbahçe'de bitirdikleri o güzel işleri anlatmaya kalkışsak, emin olun "Belediyecilik bizim işimizdir" diyen CHP Parti Sözcüsü Faik Öztrak, malını mülkünü satar, Güzelbahçe'deki "Belediyecilik faaliyetlerine" imrenir, başını sokacak bir villalık yer arardı!

Neden mi?

Güzelbahçe demek barışın, dostluğun, etnik ve dinsel kimliğin hiç bir zaman aranmadığı bir ilçe demektir! Temsil, oğlunuzu Güzelbahçe Belediyesi'nde işe mi sokacaksınız? CV'sine Narlıdere'de oturduğunu, Ednan Aslan'ın fotosunu google bir defa gördüğünü, becerileri hanesine her türlü işe elverişlidir vb. gibisinden notlar düşerseniz, oğlunuzun etnik-dinsel kökenine bakılmaksızın işe sokarsınız! (Birilerinin "nah sokarsın" dediğini duyar gibi oluyorum!) 

Neyse, Ertan Avkıran merkezli bir dönen dolabı yukarıda anlatmaya çalıştım... Aslında o dönemler Avkıran'ın anlattığı bu dolap, en masumlarının arasındaydı! Zamanı geldiğinde sahile bir inersek; siz o zaman görün 12 milyon liralık yerin yaşlı bir kadından nasıl 3 milyona indirildiğini!

Şimdi AUDİ A 6'ya binme zamanı diyelim ve son iddiaları İzmir'in ve CHP'nin "Belediyecilik bizim işimizdir" diyen yüzüne soralım:

*  Dönemim iş bitiricisi Konak Belediyesi İmar Müdürü Vectra Hulusi kadar becerikli personeller elinizin altında var mıdır?

* 10 Yıllık Belediye Başkanlığınız döneminde; Narlıdereli ünlü haritacı Ali Ekber Gül'ün reflektörünün girmediği arsa/arazi Güzelbahçe'de kalmış mıdır?

* On yıllık bir klasik şekliyle; haritacı Ali Ekber Gül'ün elinin değmediği bir arsa üzerine Güzelbahçe'de vatandaşların ev yapabilme şansları var mıdır?

* Mustafa Günay'ın şu an oturduğu ev (Malikane) için özel plan tadilatları ve imar değişikliği yapılarak fazla kat çıktığı ve inşaat alanı kazandığı iddiaları doğru mudur?

* Vectra Hulusi, 2 kat imarı 5 kata çıkardığında; müteahhit tarafından OPEL VECTRA ile ödüllendirilmişti! İddialara göre; aşağıdaki fotoğrafta yer alan proje arsasına 50 ultra lüks konut sığıyormuş... İmar Müdürünüz (Ali Ekber Gül'ün ofisinde yetişen) Özgür Bayraktar başta olmak üzere Başkan Yardımcınız Mustafa Günay'ın destekleriyle; 50 lüks konut sığan yere müteahhitin 75 konut sığdırdığı iddiası doğru mudur?   

* Belediyecilere verilen hediye arabaların bir anda VECTRA'DAN A6 AUDİ sınıfına atlamasını nasıl değerlendiriyorsunuz? 

* İmar Müdürünüze de bu anlamlı çalışması ve emeklerinden dolayı "Hacı Murat" düştü iddiası doğru mudur? 

* Rütbesine göre; bu proje bazında birilerine AUDİ A6 düşerken, odacılara 3 tekerlekli bisiklet düşmüş müdür?

* Bir dönemler ekibinizde yer alan ve şimdinin MV'si olan Ednan Aslan'ın, yeni makam arabanız AUDİ A6'ya nazar değmeden binmeniz için; adaklık horoz alıp gönderdiği iddiası doğru mudur?

* Konak'taki Hulusi E. hediye VECTRA arabaya binince lakabı bir anda "VECTRA Hulisi" oluvermişti... Güzelbahçe kaynaklarımızın aktadıklarına göre; sizde bu hediye AUDİ A6'ya binmeye başlamanızla birlikte, Güzelbahçe'de "Audi Mustafa", "A6 Mustafa"  şeklinde anılmaya, namınızın arttığı iddialarına katılıyor musunuz?

* Olası ihtimaller dahilinde; elinde hediyelik helikopteri bulunan bir girişimci müteahhit, kaç ultra lüks konutluk proje ile karşınıza çıkması gerekmektedir? Böylesi bir hediye, kaç ultra lüks konut projesi çerçevesinde Meclis'e taşınıp, geçirilir?

İddialara göre; bu projeyi Güzelbahçe'de gerçekleştiren müteahhit, o 800 bin liralık AUDİ A6'yı hediye etmiş!

Neye karşılık böyle bir bağışı/hediyeyi müteahhit yapma gereksinimi duymuş, orasını araştırıp açıklamak sanırım başta CHP İzmir İl Başkanı Deniz Yücel olmak üzere; CHP'yi Ankara'dan yönetenlere düştüğü belirtmek istiyoruz!

Bakın bunları biz söylemiyoruz: 

Kılıçdaroğlu, Türkiye'de her şeyin olduğunu ancak, "Helvayı yapacak adamın olmadığını" ifade ederek, "Helvayı yapacak adamı seçmek sizin elinizde" dedi. Kılıçdaroğlu sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bakınız biz temiz siyaset diyoruz. Ama öbür tarafta dut yemiş bülbül gibi sessizlik var. Niye acaba? Çünkü temiz değiller ki; temiz siyaseti ağızlarına alsınlar. Biz düzgün siyaset diyoruz. Siyaset zenginleşme aracı değildir. Siyasete yırtık ayakkabıyla başlayıp, Kısıklı'da etrafı çift duvarla örülü havuzlu villarda oturanları biz istemiyoruz. Siyasete zenginleşme aracı olmaz, siyaset bu değildir. Siyaset halka hizmet vermek demekir." 27 Haziran 2010 Haberler.com

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, “Bu ülkede her şey var, temiz, ahlaklı siyaset yok. Benim çocuklarımın yatak odalarında boy boy kasalar olmayacak. Benim bakanlarımın evlerinde ayakkabı kutuları olmayacak” dedi. 8 Mayıs 2015 Hurriyet.com.tr

Mustafa İnce'nin de Kılıçdaroğlu'nun "temiz siyasetçi" kalıplarına uyduğunu düşünüyor ve çok yakında hediye AUDİ A6'yı neden ve ne karşılığında aldığını açıklayacağını düşünüyoruz!
  
 



Dikkat ederseniz; ana yol kenarındaki villaların çatıları neredeyse aslaftının üzerine taşmış!