BEYKOZ KONAKLARI'NDAN MUSTAFA SARIGÜL'E ULVİ GÖREVLENDİRME!

BEYKOZ KONAKLARI'NDAN MUSTAFA SARIGÜL'E ULVİ GÖREVLENDİRME!
28 Haziran 2020 - 14:48 - Güncelleme: 28 Haziran 2020 - 16:28







ERTAN YILDIZ



Mustafa Sarıgül... 
Son 20 yılın arada sırada yanıp sönen siyasetçisi...
Başka bir deyişle Deniz Baykal'ın karşısına dikildiği günden beri "bahtı" açılmayan bir siyasi profil...

Son 5 yıllık siyasi ömründe (2015 Genel seçimleri sonrası) ne yapıp yapmayacağını da Beykoz Konakları'ndan çıkacak olanlara adayan Mustafa Sarıgül, bu defa CHP PM'sine girmek için Anadolu yollarına düşmüş! 
Bu ulvi görevlendirmenin Beykoz Konakları'ndan çıktığı belirtildi!..

Beykoz Konakları'nın müdavimleri aslında çok şirin insanlar!
Her biri birbirinden o kadar değerli ki, bir yerlerden işaret verilmedikçe ne toplanıyorlar ne de toplantı sonları Boğaz'da yat gezitisine çıkıyorlar!..

Tıpkı, Halk Tv'ye katılan konukların ülke siyasetini okudukları gibi; Beykoz Konakları müdavimleri de 83 milyon ülkemiz yaşayanını kendileri gibi görüyorlar!
Masalarının üstüne koydukları konuları ve ülke siyasetini öylesine yakından biliyorlar ki; temsil geçtiğimiz yıl TBMM açıldıktan sonra kalkıp ta Ankara'lara kadar gidip, Kılıçdaroğlu'na bile "ne zaman çekiliyorsunuz" sorusu dahi yöneltebiliyorlar!
Oysa, Kılıçdaroğlu'na ne zaman çekiliyorsunuz sorusunu yönelteceklerine; "Zaman aleyhinize işliyor! Belediye başkanlarına karşı tutumunuz, bu kadar arka çıkmalarınız, sizi batağa çekiyor, gel şu işi tadında bırak, bu yönetim anlayışınız artık devlet meselesi oldu" diyebilirlerdi!...

Bugün, Kılıçdaroğlu'nun Genel Başkanlığı'ndaki Y-CHP ve ekibi, gırtlağına kadar batmış durumda ve bırakın çözüm üretmeyi, artık yandaşlarına bile umut vermiyor! 

Peki, Kılıçdaroğlu Beykoz Konakları'nın bu önerisini ciddiye aldı mı?
Hayır!
"Kurmaylarıma danışayım" diyerek başından savıp geçti gitti!

Fakat, o Kılıçdaroğlu bugün o günden de zor durumda! 
Yeni hafta çok şeylere gebe!
Ve bir avuç ahlaksız hala vur patlasıni, çal oynasın saltanatlarını sürdürmeye devam ediyor!
Bakın, çok büyük yolsuzlukları yakında ortaya çıkaracağız!
Çuval dolusu kamunun paralarını iç edenleri bir bir deşifre edeceğiz!
Hele ki "asfalt" dosyalarını açtığımızda; hangi süslü püslü ahlaksızların nasıl vurgunlar yaptıklarını okuyunca küçük dillerinizi yutacaksınız!
Geçtiğimiz yılın Ağutos ayından beri sayın Kılıçdaroğlu'na siyaseti bırakıp, köşesine çekilmesini önerirken, ortalıkta ne FETÖ'den (Urla), ne YOLSUZLUKTAN (Erdek) görevden alınan belediye başkanları vardı!
Ha bunlara yarın kaç tane daha eklenir varın siz orasını hesaplayınız!
Abartmıyoruz; devlet 3'erli, 5'erli dahi bu ahlaksızları, yolsuzluk yapanları toplamaya başlasa, emin olun aklı başında bir CHP'li çıkıp bir çift laf etmeyeceği gibi; 'OH' çekip, devlete de teşekkür etmezse!

Tekrar Sarıgül'ün performasına dönersek; 
Beykoz Konakları formülü bulmuş ve Mustafa Sarıgül'e yeni yol haritasını çizmiş: Düş Anadolu yollarına...
Evet... Beykoz Konakları'nın bulduğu yeni formül çerçevesinde Mustafa Sarıgül, Anadolu'daki Kurultay delegelerini gezecek, PM'ye girmek için vize alacak; devamında da CHP Genel Başkanlığına oynayacak!
Hazır Anadolu yollarına düşmüşken Mustafa Sarıgül'ün hallerini Anadolu insanının deyişiyle özetleyelim: "Ölme eşeğim ölme!"
Beykoz Konakları'nın bu formülü tutar mı?
Bizce tutar!
Hemde kesin tutar!
Nasıl mı?
Çok basit!
Sarıgül, allem edip kullem edip öncelikle Kılıçdaroğlu'nun PM listesine adını yazdıracak!
Yazdırdı mı; zaten iş bitmiş demektir! 
Hani su akıp kanalını bulduğu gibi; yeter ki Sarıgül Anadolu delegasyonuna kimin listesinden PM adayı olduğunu bi güzel anlatabilsin! Bak sen o zaman gelecek oylara... Temsil, 1250 Kurultay degesi mi var, Sarıgül'e 1350 delege oy vermezse!

Şaka bir yana bu saatten sonra ne Sarıgül'ün ne de Kılıçdaroğlu'nun ne CHP'ye ne de ülkemiz siyasetine gram kadar katkıları olamaz!
Yahu, siyasetçi dediğinin öncelikle ideolojik bir duruşu olmalı!   
Kılıçdaroğlu'nun da Sarıgül'ün de nasıl bir ideolojik duruşları oldu bugüne kadar?
Kemalist mi bu arakadaşlar?
Ulusalcı mı?
Solcu mu?
Sosyalist mi?
Neci olduklarını bugüne kadar anlayan bilen var mı?
İdeolojik ve siyasi duruşlarıyla mı bugün Kılıçdaroğlu ve Sarıgül Türk siyasetinde varlar; yoksa sistemin içindeki boşluklardan faydalanarak mı bugün bu konuma gelebilmişlerdir?
Daha da net bir şekilde siyaset içindeki varlıklarıyla bu ülke insanına ne gibi bir katkıları olmuştur? Yandaşlarını, candaşlarını kalkındırmanın dışında ne yapmışlardır?
Hangi yolsuzluğun üzerine gidebilmişlerdir?
Organizmaları yolsuzlukların üzerine gidebilecek donanımda mıdır?
Sarıgül'ün şu an CHP üyesi olmadığını biliyoruz ama; "CHP yalan makinelerinin, cahillerin, soytarıların, sonradan görmelerin ve ahlaksızların cirit attığı Bizans sarayına dönmüştür" diyenlerin bile rozet törenleriyle Y-CHP'de katıldığı bir dönemde; Sarıgül neden tekrar üye yapılmasın ki!
En azından Sarıgül "MAHÇUP" etmekten iyi anlıyor!
10 Defa, 100 defa mahçup eden, bir defalık daha mahçup etse bozar mı?
Sermayesi mi küçülür?

Neyse... Sarıgül, Sarıgül olalı bir hata daha yapacak oluşu kimi bozar?
İki yanlış bir birini götürür!.. 

Hafta ortasına dikkat diyelim ve 3-5 ahlaksızın daha hak ettiklerini bulmasını dileyelim!