Bahçeli: CHP, bir milli güvenlik meselesine dönüşmüştür

Bahçeli: CHP, bir milli güvenlik meselesine dönüşmüştür
01 Aralık 2020 - 12:51

CHP'yi sert sözlerle eleştiren MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "CHP, Türkiye'ye cephe almış bir siyaset ayıbı, bir siyaset defosu, bir siyaset falsosudur. Bizim CHP'yle sorunumuz, Türkiye'yle sorunu olduğu içindir" dedi ve ekledi: "Çıkar örgütü haline gelen CHP, bir milli güvenlik meselesine dönüşmüştür."

Partisinin TBMM grup toplantısında konuşan MHP lideri Bahçeli, sözlerine Kiev'de düzenlenen Ritmik Jimnastik Avrupa Şampiyonası'nda Avrupa Şampiyonu olan Ritmik Jimnastik Grup Milli Takımı'nı kutlayarak başladı.

"Fırsat ve şans verildiği takdirde her insanımızın ilgi alanında başarıdan başarıya koşacağını düşünüyorum. Çünkü insanımızın faziletine, ferasetine, kalp temizliğine, ahlak ve adamlık seviyesine sonuna kadar güveniyorum" diyen Bahçeli, özellikle Türk kadınının üstlendiği her sorumluluğun hakkını vererek öne çıkmasının, hayatın her kesitinde serpilip sivrilmesi takdir ve tebrik edilmesi gereken bir insanlık gerçeği olduğunu söyledi.

'Kadınların yok sayıldığı, şiddete maruz bırakıldığı toplumların medeniliğinden bahsetmek mümkün değil'

Bahçeli, "Kadın hakkı bir insan hakkıdır, bir iman hakikatidir. Kadınları hedef alan kaba, kırıcı, her neviden kötü muamele hem insan hakları ihlali hem de insanlık onurunun inkarıdır. Kadınların yok sayıldığı, görmezden gelindiği, geri plana itildiği, şiddete maruz bırakıldığı toplumların medeniliğinden, gelişmişliğinden, hatta insani değerlerinden bahsetmek mümkün ve muhtemel bir hal özeti değildir. Bir toplumun yumuşak karnı, kırılma, belki de kopma noktası en mağdur durumdaki ferdinin hassas ve nazik durumuyla bir ve aynıdır. Son yıllarda artan kadın cinayetleri, yaygınlaşan tecavüz vakalarıyla birlikte ürpertici boyutlara ulaşmış istismar haberlerinin insan haysiyetine ve toplum bekasına karşı işlenmiş en büyük suç olarak değerlendirilmelidir. Kadınlarımızın, kızlarımızın, çocuklarımızın vahşete kurban gitmeleri neresinden bakarsak bakalım felakettir, rezalettir, cinayettir" diye konuştu.

​Kadınlara yönelik şiddetin kökünün kazınması gerektiğine dikkat çeken Bahçeli, şunları söyledi: "Şiddet seli durmadan, şiddet yangını söndürülmeden, gözünü kan bürümüş psikopatların kanlı emellerine set çekilmeden kadınlarla ilgili konuşacağımız her konu eksik kalacak, her teklif ve temenni yetersiz olacaktır. El birliği, güç birliği yaparak, partiler üstü bir anlayış içinde hareket ederek suç üreten, suçlu çıkaran, suça teşvik eden fiili veya potansiyel bütün toplumsal kaynakları A’dan Z’ye kurutmak, tedavi ve rehabilite etmek şarttır."

'CHP milletvekilinin Türk ordusuna 'satılmış' ifadesinin hesabını sorulmalıdır'
Devletini, milletini küçük görenlerden, iç ve dış siyaset mahfillerinde ileri geri konuşanlardan geçmişte namuslu bir siyaset adamı çıkmadığını, bugün de çıkmayacağını belirten Bahçeli, "Muhasım güçlerin elinden eteğinden tutanlar, onların ağızlarından çıkacak bir söze müzahir şekilde gelecek planlaması yapmak için hazır kıta bekleyenler dik duramazlar, yerli olamazlar, milli olamazlar, bu milletin evladı asla olamazlar" diye konuştu.

"İşte CHP'nin yönetim kadrosu aynısıyla budur. CHP, Türkiye'ye cephe almış bir siyaset ayıbı, bir siyaset defosu, bir siyaset falsosudur" ifadelerini kullanan Bahçeli,  şöyle devam etti:

"Bizim CHP'yle sorunumuz, Türkiye'yle sorunu olduğu içindir. Bizim CHP'yle sorunumuz sakat ve sancılı politikalarıyla ilgilidir. Geçen hafta, bir bakıma CHP'ye oy vermeyen öğretmenlerimizi aşağılayan, onlara öğretmen demeyen Kılıçdaroğlu'nun, sorarım sizlere neresi demokrattır? Öğretmene, işçiye, memura, esnafa, emekliye, sanayiciye, işsize, çiftçiye verdiği oy kadar kıymet yükleyen bir siyasi zihniyetin samimiyetinden, insan sevgisinden, müşfik ve muhik muamelesinden söz etmek mümkün müdür? CHP'nin kumaşını kesen kesmiş, tarlasını süren çoktan sürmüştür. CHP'ye oy veren kardeşlerimiz hayal kırıklığı içindedir. Onlara karşı yapılan haksızlıklar, saygısızlıklar diz boyudur. ABD'ye 'demokrasimize müdahale edin' çığırtkanlığı yapan bir CHP'nin neresi doğrudur? Türkiye'yi yalanlarla dışarıya jurnalleyen bir CHP'nin nesi düzgün, neresi dürüsttür?
Yine bir CHP milletvekilinin kalkıp Türk ordusuna 'satılmış' demesi bize göre hesabı sorulması gereken şerefsizliktir, kepazeliktir, Türkiye husumetinin kök salmasıdır. Kahraman Türk ordumuzun satılan, satılmış görülen yeri neresidir? Terörle mücadelesi mi satılmıştır? Millet ve kanun ordusu oluşu mu satılmış görülmektedir? Fırat Kalkanı'ndan Zeytin Dalı Harekatı'na, Barış Pınarı Harekatı'ndan Pençe operasyonlarına kadar ova ova, dağ dağ, mağara mağara, şehir şehir, deyim yerindeyse köşe bucak hainleri arayan, sonra bulan, bulduktan sonra da imha eden kahramanlar mı satılmıştır? Sınırımızda nöbetçi, gökyüzümüzde kartal, gönlümüzde şükran, dileğimizde dua, dilimizde Peygamber ocağı, tarihte muzaffer bahadırlık olan kahraman Türk askeri mi satılmıştır? Orduya 'satılmış' demek, bedelsiz satılmışlığın, uşaklığın aleni beyanıdır. Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün ifadesiyle, bu zehirli ve zillet CHP anlayışına diyorum ki; askere düşmanlık, düşmana askerliktir. CHP'nin kutuplaşmadığı, kurcalamadığı, kaşımadığı, kanatmadığı, karıştırmadığı geriye ne kalmıştır?" 

'Batı'nın oyunlarına ses çıkaramayan densizler, Katar ile yatıp Katar ile kalkıyorlar'
Bahçeli, Türk askerinin Libya'daki mevcudiyetinin, Doğu Akdeniz'den Afrika içlerine, Suriye'den Katar'a, Dağlık Karabağ'dan Irak'a, Afganistan'dan Kıbrıs'a kadar varlığının CHP'nin, İYİ Parti'nin, HDP'nin, SP'nin ve bilumum çıkar ortaklarının uykularını kaçırdığını öne sürerek şöyle konuştu:

"Batı'nın oyunlarına ses çıkaramayan densizler, Katar ile yatıp Katar ile kalkıyorlar. Boşa kürek çekiyorlar, boşuna çırpınıyorlar. Bilhassa Türkiye, hak ve menfaatlerini muktedir şekilde savundukça, Kılıçdaroğlu'nun gözüne perde, gönlüne peçe iniyor. CHP sokakları tahrik etmiş, vatandaşlarımızı istismara yeltenmiş fakat başaramamıştır. Sendikaları, sivil toplum kuruluşlarını manipüle etmiş, ne var ki sonuç alamamıştır. Uluslararası toplumu, küresel kuruluşları, husumet lobilerini kışkırtmış, velakin emeline muvaffak olamamıştır. Şimdi de sırayı Türk askeri mi almıştır? Bu terazi, bu sıkleti çekmez, bu tekerlek bu tümseği geçemez. Kahraman Türk Silahlı Kuvvetlerine zilletin lekesi sürülemez.
Türkiye Cumhuriyeti, pastane liberallerinin, meyhane devrimcilerinin; arada poşu takan, derede mekap giyen, tepeye varınca mermiyi yiyen kanlı bölücülerin; köşeleri kaybolmuş tatlı su kurnazlarının; pos bıyıklarıyla, doymayan kursaklarıyla boğazın iki yanına tutunmuş küreselcilerin eline, emeline, heveslerine, hedeflerine terk edilemez, Allah'ın izniyle de terk edilmeyecektir. Artık öyle bir noktaya gelinmiştir ki ismini saydıklarımın çatı ve çıkar örgütü haline gelen CHP bir milli güvenlik meselesine dönüşmüştür. İşte zillet budur. İşte hezimet budur. İşte dalalet, işte cehalet bu kirli anlayışla mündemiçtir."

'Fransa bu karanlık geçmişin cellat, ceberrut ve çete ülkelerinden birisidir'
Bahçeli, İranlı bilim insanı Muhsin Fahrizade'nin Tahran'da uğradığı silahlı saldırıda öldürülmesinin, Kasım Süleymani suikastından sonra gerçekleşmiş en vahim cinayetlerden birisi olduğunu söyledi.

Lanetledikleri bu hunhar saldırının çok organize şekilde icra edildiğinin anlaşıldığını dile getiren Bahçeli, "Ziyadesiyle kırılgan halde bulunan bölgesel huzur ve barışı temelinden bozmayı amaçlayan her türlü ahlak ve hukuk dışı arayışı, saldırıyı ve komployu terörizmden ayrı tutmuyor, ayrı görmüyoruz" dedi.

Bahçeli, "Uzun yıllardır mazlumların gözlerinden yaş, gövdelerinden kan akmaktadır. Sömürgeciler insanlığın her kazanım ve değeriyle savaşmışlardır. Dehşet verici adaletsizlik hepimizin malumudur. Bir gram elmas, bir parça pırlanta, bir galon petrol veya bir metreküp doğal gaz insan canından, insan varlığından, insan haysiyetinden önemli görülmüş, öncelikli sayılmıştır. Demokrasi ve özgürlük boyası sürünmüş zalimler eliyle coğrafyalar sömürülmüş, toplu katliamlar yapılmış, cinayetler işlenmiştir. Toprağın altı üstüne çıkarılmış, üstündekiler de altına gömülmüştür. Fransa bu karanlık geçmişin cellat, ceberrut ve çete ülkelerinden birisidir" değerlendirmesini yaptı.

Fransa'nın geçmişinde kan ve işgal olduğunu ifade eden Bahçeli, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un iç siyasette sıkıştıkça, gelecek seçimleri kaybedeceğini hissettikçe Türk ve İslam düşmanlığının dozajını sürekli arttırdığını söyledi.

Bahçeli, "Fransa; Doğu Akdeniz’de karşımızdadır, Libya’da karşımızdadır, Suriye’de karşımızdadır, Dağlık Karabağ’da karşımızdadır, Afrika’da karşımızdadır. Türkiye hakkın yanındadır, haklının yanındadır, hakikatin yanındadır; Fransa’nın yanında olduğu da terör örgütleri, kanlı şebekeler, bölücü mihraklar, paramiliter gruplar, denizlerde yan kesicilik yapan korsanlardır" diye konuştu.

Vekillere talimat: Dipsiz polemiklerden kaçının, anlamsız tartışmalardan uzak durun
2021 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanun Teklifi'nin TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda kabul edildiğini hatırlatan Bahçeli, katkılarından dolayı milletvekillerine teşekkür etti.

Bütçenin, 7 Aralık 2020 Pazartesi gününden itibaren Genel Kurul'da görüşüleceğini bildiren Bahçeli, bu nedenle haftaya ve takip eden birkaç hafta grup toplantısının olmayacağını söyledi.

Bahçeli, "Hepinizden beklentim, hazırlıklı ve sabırlı olarak Genel Kurul görüşmelerini takip etmeniz, uzmanlık alanınıza uygun şekilde, Cumhur İttifakı’nın ruhuna aynen riayet eden, titizlikle çalışmalarınızı yürütmenizdir. Dipsiz polemiklerden kaçınmanız, anlamsız tartışmalardan uzak durmanız, Kovid-19 salgınıyla mücadelede alınan kararlara ve uygulanan tedbirlere uymanız tavsiyem ve talimatımdır" dedi.