Arda'nın fezlekesi Ankara'ya gitti

Arda'nın fezlekesi Ankara'ya gitti
10 Temmuz 2020 - 11:53







ERHAN GÜLENÇ

Gaziemir Belediye Başkanı Halil Arda'nın sosyal medya hesabından Cumhurbaşkanı Erdoğan'a yönelik yapılan hakaret içerikli paylaşımlar konusunda yargı süreci hızlandı.
Her ne kadar CHP'nin Yerel Yönetimlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Seyit Torun, bu paylaşımların yapıldığı hesabın Halil Arda'ya ait olmadığını iddia etse de edindiğim bilgiler yargıda şu an için aynı kanaatin oluşmadığı yönünde.

BAKANLIĞA BAŞVURULDU
Emin kaynaklardan edindiğim bilgilere göre savcılık Arda hakkında Cumhurbaşkanına hakaret suçuyla ilgili düzenlemenin yer aldığı Türk Ceza Kanunu'nun 299. maddesi çerçevesinde fezleke hazırladı. Ardından da kovuşturma izni verilmesi için Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü'ne başvurdu.
Bakanlık konuyu inceleyip kararını ona göre verecek. Eğer Arda için kovuşturma izni verilirse Arda'yı zor bir süreç bekliyor.
Çünkü, sözkonusu 299. madde, "Cumhurbaşkanına hakaret eden kişi, bir yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
Suçun alenen işlenmesi hâlinde, verilecek ceza altıda biri oranında artırılır" diyor. Tabii sonuçta kararı bağımsız yargı verecek. Hepimizin bu sürecin sonucunu beklememiz gerekiyor.

BAŞTAN KABUL ETMİŞTİ
Ancak, Arda ve CHP'nin paylaşımlar ortaya çıktıktan aylar sonra 'sahte (fake) hesap' savunmasını ortaya atması inandırıcı olmaktan çok uzak gözüküyor. Çünkü Arda, söz konusu paylaşımları kendisinin yaptığını en başta kabul etmişti. Arda, AK Parti Grup Başkan Vekili Uğur İnan Atmaca'nın bu paylaşımları meclis toplantısında gündeme getirmesi üzerine "MİT elamanı gibi çalışmışsınız, teşekkür ediyorum.
Elinizdeki belgelerin hepsini Cumhuriyet Savcılığına verin. Ceza almazsak o zaman konuşuruz. Ceza alırsak buraya kayyum atanır" ifadesini kullanmıştı. Arda, bugüne kadar konuyla ilgili medyada çıkan haberlerden hiçbirini tekzip de etmedi. Durum böyleyken 'sahte hesap' savunmasına bel bağlanması yargı sürecinde ne derece etkili olur hep birlikte göreceğiz.

İZMİR'İN GÖBEĞİNDEKİ İHANET NASIL ENGELLENEMEDİ?

Bugün manşetimizde yine çarpıcı bir haber var. İzmir'de şehrin en merkezi noktasında, Basmane Oteller Sokağı'nda kentsel sit alanında yer alan ve korunma kararı alınmış bir binaya 3 kaçak kat çıkılıyor ve kimse bunun önüne geçemiyor. Akıl alacak gibi değil...

SONER YALÇIN DA YAPTI
Aynı şeyi Odatv'nin sahibi olan Sözcü Gazetesi Yazarı Soner Yalçın'ın Çeşme'de doğal sit alanındaki tarlaya göstere göstere kaçak köşk dikmesi olayında da görmüştük. Orada da Çeşme Belediyesi görünürde her türlü işlemi yapmıştı. Burada da Konak Belediyesi her türlü işlemi yapmış gözüküyor. Mühür vurmuş, ceza kesmiş, suç duyurusunda bulunmuş. Hatta yıllar önce başlayan inşaatla ilgili bu sorunu kucağında bulan belediyenin yeni başkanı Abdül Batur, Şubat ayında yıkım kararı da aldırmış.

SORUMLULAR BULUNMALI
Aynı şekilde Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu da suç duyurusunda bulunmuş. Ancak bina sahibi herkese ve her şeye rağmen bu inşaatı yapabilmiş, Burada apaçık bir ihmal var. Bu ihmal kimden, hangi kurum ve kuruluştan kaynaklanıyorsa mutlaka ortaya çıkarılmalı.
Eğer bu tür suçlara karşı konulması konusunda sistemden kaynaklanan bir zafiyet varsa bu da giderilmeli.

Yeni Asır