Adalet reformu strateji belgesi mi? Hadi ordan…

Adalet reformu strateji belgesi mi? Hadi ordan…

Adalet reformu strateji belgesi mi? Hadi ordan…
13 Eylül 2019 - 00:34




 



ORHAN UĞUROĞLU

Uğuroğlu'nun bugün Yeni Çağ gazetesindeki köşesinde yayımlanan "Adalet reformu strateji belgesi mi? Hadi ordan…" başlıklı yazısı:

Adalet çığlıklarını Adalet bakanlığının hazırladığı ve Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu’nun desteklediği ancak tam metnin açıklanmadığı “Yargı Reformu Strateji Belgesi” susturacak mı? Peşinen söyleyeyim hiç sanmıyorum.

Barcelona’dan gönderilen Arda Turan diye biri var.

Arda’ya futbolcu ya da sporcu demek, alın teri ile yarışan ve büyük önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün, “Ben sporcunun zeki, çevik ve ahlaklısını severim” sözüne layık olan gerçek sporculara hakaret olur.

Bu Arda Turan, geçen yıl şarkıcı Berkay Şahin'e kafa atıp eşi Özlem Şahin'i de taciz ettiği iddiasıyla yargılandı ve dava karara bağlandı.

Mahkeme, “Ruhsatsız silah taşıma, korku kaygı veya panik yaratacak şekilde silahla ateş etme ve Kasten yaralama” suçlarından toplam 2 yıl 8 ay 15 gün hapis cezası verdi.

Mahkeme hapis cezalarında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verdi.

Bu karar bana da sosyal medyada pek çok vatandaşa da haksız geldi.

Neden mi? Anlatayım.

CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu 2012-2017 tarihleri arasında sosyal medya hesabı Twitter’dan bazı mesajları paylaşıp bazı mesajlar attı.

Kaftancıoğlu CHP İstanbul İl Başkanı oluncaya kadar bu mesajlardan hiç kimsenin haberi olmadı.

İl Başkanı olunca “mal bulmuş mağribi gibi” AKP’nin trolleri saldırıya geçtiler.

31 Mart yerel seçimi öncesi CHP teşkilatlarını ayağa kaldıran ve propaganda döneminde Büyükşehir Belediye Başkan adayı Ekrem İmamoğlu’na çok büyük destek veren Canan Kaftancıoğlu seçimi İmamoğlu kazanınca AKP’lilere hedef oldu.

Hele hele 23 Haziran seçiminde İmamoğlu’nun 800 bin oy farkla 2. Kez seçilmesi AKP’lileri çıldırttı.

Mahkeme 7 yıl önce attığı Tweet’ler yüzünden Kaftancıoğlu'na toplamda 9 yıl 8 ay 20 gün hapis cezası verdi.

Ve daha da vahimi Mahkeme dışında okuduğu Nazım Hikmet şiirini “kötü hal” diye niteleyip “iyi hal” indirimi de yapmadı.

Bu karar bana da sosyal medyada pek çok vatandaşa da haksız geldi.

Değerli okurlarım,

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve dönemin başbakanı Binali Yıldırım 15 Temmuz darbe girişiminden sonra Türkiye Cumhuriyeti Devletinde şu sözleri ile bir ilke imza attılar.

FETÖ'ye karşı mücadelede milat 17-25 Aralık’tır.”

Ortada yasa yok ama cumhuriyet savcılarına ve hakimlere verilen bir talimat oldu 17/25 Aralık milattır sözünü mahkemeler yasa hükmü gibi uygulamaya başladı.

ByLock adlı FETÖ mesajlaşma aplikasyonunu kullananlar “terör örgütü üyesi” sayıldı, ancak daha sonra alınan mahkeme kararlarında da ByLock kullanıcıları için “17/25 Aralık milattır” kararları alındı.

Ankara Cumhuriyet Başsavcısı Yüksel Kocaman, Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin kararına ilişkin yaptığı değerlendirmede, kararın doğru olmadığını, değişmesi gerektiğini düşündüğünü belirterek şunları söylemişti:

17-25, örgüt yöneticileriyle ilgili genel bir milat değildir. Bizim bahsettiğimiz; normal vatandaşlar, örgütte yöneticilik yapmış olanlar değil. Vatandaş, bu örgütün gerçek yüzünü görünce araya perdeyi çekmiş.

Örgütün yönetici takımından bir kişi ise himmet toplamış, örgüt adına toplantılar düzenlemiş, sohbetleri organize etmiş. Bu kişi 17-25’ten önce de sonra da sorumludur.”

Değerli okurlarım,

Canan Kaftancıoğlu 7 yıl önce yani 2012 yılında paylaştığı Tweet’ler nedeniyle 10 yıla yakın indirimsiz, ertelemesiz hapse mahkum ediliyor.

Ama gelin görün ki 2012 yılında FETÖ ile kol kola Türk Silahlı Kuvvetlerine Ergenekon, Balyoz gibi kumpasları kuran AKP’liler “17/25 Aralık Milat” gerekçesi ile yargılanmıyor.

Haydi, size bir örnek daha vereyim.

Bu tarihi anımsatayım.7 Şubat 2012

O gün özel yetkili savcı ki kumpas davasını da yaratanlardan Sadrettin Sarıkaya (FETÖ’den tutuklu) KCK soruşturması kapsamında MİT Müsteşarı Hakan Fidan’ı ve yardımcılarını ifade vermeye çağırmıştı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 7 Şubat olayını 11 Ocak 2018’deki muhtarlar toplantısında şöyle anlattı:

MİT müsteşarının ifadeye çağırılması, eğer ifadeyi verseydi, tutuklansaydı, arkasından hedefin kim olduğunu gayet iyi biliyorum. Ama kendisine söylediğim, ‘Kesinlikle gitmeyeceksin’ dedim. ‘Yardımcılarını da göndermeyeceksin’ dedim. Polis gelir de seni almak isterse, ‘güvenlikçilere talimat var, içeri almayacaklar’ dedim.”

Bu sözleri gösteriyor ki Erdoğan, milat kabul ettikleri 17/25 Aralık 2013’ten önce FETÖ’nün terör örgütü olduğunu biliyormuş.

Peki, bu durumda milat neden 7 Şubat 2012 değil?

Ben söyleyeyim, eğer Erdoğan 7 Şubat 2012’yi milat etseydi Gülen Cemaati ile ilişkisi devam eden tüm AKP’lileri de kendisini de zan altında bırakacaktı.

Adalet reformu strateji belgesi mi? Hadi ordan…