TUNÇ SOYER VE ABDUL BATUR ZİYARETLERİM
TURAN ÇATAL

TURAN ÇATAL

TUNÇ SOYER VE ABDUL BATUR ZİYARETLERİM

22 Mayıs 2019 - 13:52

İzmir Büyük Şehir Başkanımız Tunç Soyer’i dün tebrik ziyaretine gittim. Cuma günü özel kalem müdürü Nur hanımı cep telefonundan aradım. Pazartesiye beklediklerini ilettiler. Çiçek istemediklerini onun yerine kütüphaneye kitap bağışı iyi olur şeklinde sohbetimizin ardından pazartesi öğleden sonra Başkanlık bölümüne gittim.

Kendi yazdığım elli adet kitabımı hediye olarak kütüphaneye verilmek üzere yanımda götürdüm. Nur hanım özel kalem müdiremiz olanca kibarlığı ve nezaketi ile yüreği engel tanımaz kişiliği ile beni karşıladı. Onur ve gurur duydum. Beyinleri engellerle dolu insanlara inat tekerlekli sandalyesinde beyni engelsiz bir kadın gördüm. Asalet, kibarlık, hakimiyet, nezaket, hoşgörü karışımı bir kişilik gördüm. Başkan Tunç Soyer’i bir kez daha takdir ettim.

Özel kalem müdiremiz sevgili Nur kardeşim akşamüzeri beni arayıp teşekkürlerini iletti. Sanırım İzmir de etik değerlerin öne çıktığı bir döneme dönüştüğünü yaşamaktayız. İzmirlimiz empatinin öne çıktığı, yurttaşın kendini hissettiği, Belediye Başkanının telefonun ucunda olduğunu bildiği bir dönemi yaşamanın kıvancını hissediyor. Özel kalem müdiremiz inde bu konuda ki hassasiyeti övgüye değerdir.

Büyük Şehir ziyaretimin ardından Konak Belediye Başkanı Sayın Abdul Batur’u ziyarete gittim. Özel kalem müdürü sevgili dostum Mehmet Yunak beni karşıladı. Dostça sohbetten, çay içimlerinden sonra Konak Belediye Başkanı Sayın Abdul Batur’u odasında ziyaret ettim. Kapısı ardına kadar halka ve yurttaşa açık vaziyetteydi. Çok hoşuma gitti ve kendisine bu hoş görüntüyü de söyledim. “Elbette burası Konak halkının makamıdır.” Dedi.

Gültepe AYDIN Ertan parkının geriye Konak ve Gültepe halkına tekrar kavuşturma çabalarının öneminden bahsettim. Tebriklerimi sundum. “Son aşamaya geldi. Bugün, yarın o işi bitiriyoruz. Tekrar konak yurttaşının hizmetine sunacağız” dedi.

İşte, İzmir halkının istediği ve beklediği başkan görüntüleri bunlardır. Sanırım İzmirli çok şey istemiyor. Güler yüz, saygı, sevgi ve önemsenmek. Hepsi bu kadar basitmiş. Demek ki istenilince oluyormuş!

Halka dokunun ve inanın o halk sizleri baş tacı yapar. Yeter ki yüreğinizde o sevgiyi besleyin ve paylaşmasını bilin. Ben dün iki yaşadığım olayı siz sevgili okurlarımla paylaştım. Mutlu oldum bir İzmir yaşayanı olarak. Bu duyguları tüm İzmirlinin de yaşayacağından eminim. Başkanlarımız ve özel kalemleri bu dostluğu veriyorlar. Önümüzdeki süreçlerde yapılacak olan kadro değişiklikleri de bu anlayış çerçevesinde olacağı düşüncesindeyim. En tepeden kapıdaki bireye kadar yapılacak değişikliklerde liyakat, saygı, sevgi, hoşgörü, aydınlık yürekler ve İzmirliliği yaşayacağız diyenlerdenim.

Sol mememin altındaki cevher bana böyle hissetmemi sağlıyor. Tüm Türkiye de olduğu gibi 23 Haziran akşamı İstanbul da “her şey çok daha güzel olacak” diyenlerdenim.

Kalın sağlıcakla sevgili okurlarım. Sağlık, huzur ve mutluluk dolu nice günler dileğiyle.

“Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür

Ve bir orman gibi kardeşçesine

Yok edin insanın insana kulluğunu

Bu davet bizim, bu davet bizim.” Nazım Hikmet