TURAN ÇATAL

TURAN ÇATAL


TARİH TEKERRÜRDEN İBARET MİDİR?

26 Ekim 2019 - 13:51


 

09 Ekim 2019 tarihinde Suriye sınır bölgesinde Türkiye’nin başlattığı "Barış Pınarı Harekatı"nı televizyonlardan, yazılı ve sosyal basından ilgiyle izledik. Yedi Türk askeri ile birlikte doksan altı insan hayatını kaybetti. Yaklaşık 300 civarında da yaralının olduğunu öğrendik. PYD ise bu harekatta yedi yüz civarında kayıp verdiğini televizyonlarda sayısal olarak verildiğinden öğrenmiş olduk.

Türkiye 32 km derinlikte 912 km uzunlukta bir güvenlik kuşağını oluşturduğunu görmekteyiz. ABD ve Rusya bir çırpıda anlaşıverdi! İki süper güç bir anda kuzu sarması olduğunu görüyoruz. Madem bu kadar basitti, neden dokuz gün savaşı yaşandı! Anlamakta zorlandığımız hususlardan biri budur! Bu kadar insan niçin ölmek zorunda kaldı? Müzakere silah gücü ile mi, yoksa masada mı yapıldı? Yoksa bu da satranç hamleleri kapsamında bir oyun muydu?

ABD ve Rusya’nın bu dostluğu, bir anda çelişkilerini bir yana bırakmaları, DEAŞ ve PYD gibi biri radikal dinci gerici faşist bir örgüt, diğeri ABD ve CİA tarafından 200-400 Dolar arası maaşa bağladığı siyasl ve sınıfsal yapısını unutmuş, adeta birer lejyonere dönüşmüş örgüt! Emperyal güçler bu örgütleri satranç taşındaki piyonlar gibi kullanmaktadırlar. En azından olaylara üç boyutlu bakıldığında bunu rahatlıkla görebiliyorsun.

Diyarbakır HDP İl binası önünde şuan 55 aile gerekse kaçırılan, gerekse kandırılan ve gerekse örgütlenen çocuklarını bir lejyonere dönüşmeden kurtarma telaşındalar. Dünya basını bu konuda kör ve sağır ne yazık ki!

“Tarih tekerrürden ibarettir“ sözünü yazımızda işlemek istedim. Biraz gerilere gidelim. Tarihi, anılarımızı canlandıralım;

AFGANİSTAN;
ABD ve dış istihbarat örgütü CİA, Afganistan’da Taliban diye bir örgüt kurdurdu Bin Ladin denen dinci radikal faşist birine! Daha sonraları Bin Ladini CİA eğitti, silahlarla donattı ve Ruslara karşı savaştırdı. Bunları anımsadınız değil mi? “Gözünüzü kapatın ve bir an Suriye’yi düşünün, aynı senaryoyu gördünüz mü?” “Ferhad Abdul Şahin ya da Mazlum Cobani fiğürü karşımıza Bin Ladin modeliyle çıkmaktadır. Suriye istihbaratı gözaltına alıp bırakıyor. İran özel kuvvetler komutanı en yakın arkadaşı, 1998 yılında Abdullah Öcalan’ın yazılarından öğreniyoruz ki, Türkiye istihbaratı ile Apo arasında mektup getirip götürüyor. Bu ilişkiler yumağı Bin Ladini hatırlatmıyor mu? Şimdi ise Emperyallerin altın çocuğu, nereye sığdıracaklarını bilemiyorlar!”

Daha sonraları aynı Bin Ladin denen dinci radikal faşist silahlarını ABD ye çevirdi. Aynı Bin Ladin Ruslarla anlaştı bu seferde! ABD ye kök söktürdü Afganistan'da ve Dünyanın her bir coğrafyasında! Sonrasında ABD Afganistan’dan çekildi.

Taliban denen faşist örgüt bu seferde Ruslarla savaşa girdi. Ruslara da kök söktürdü. Afganistan’ın coğrafik yapısı, insanlarının feodal ilişkiler yumağı gereği hep savaşan bir toplum olarak tarih sahnesinde yerlerini almışlardır.

Afganistan'da yaşanan tarihsel süreci şimdi Suriye de yaşıyor olmamız bir tesadüf müdür? Emperyal güçlerin “böl, parçala, yut” klasik taktiğini burada da bire bir yaşanmıyor mu? Olaylara hiç bu pencereden baktınız mı? Bir de bu penceren bakmanızı tavsiye ederim.

İşin ilginç yanı Türkiye'de bu oyuna satranç hamleleri misali sokuldu. Bırakın Osmanlılığı birde nur topu gibi Büyük Selçuklu ruhunu ortaya çıkarıverdik. Şimdi Büyük Selçuklu ruhu ile Suriye topraklarında siz harekat deyin, birileri de savaş desin! Sonuçta, insanlar ölüyor mu? Ekonomiye savaş vergileri yansıyor mu? Ülkem insancıkları sosyo-ekonomik açıdan büyük sıkıntıların içine sürükleniyor mu?

Açlık sınırının 3.500 Tl, yoksulluk sınırının 6.000 Tl ye vardığı bir süreçte, askeri ücret 2020 TL, 13 Milyon emeklinin maaşı 2000 TL civarında! Elektrik’e % 70, doğal gaza % 55 zam geldiği bir ekonomik tabloda sizin dar ve sabit gelirli yurttaşın halini düşünmenizi tavsiye derim.

Tarih tekerrürden ibarettir. Afganistan senaryosu ülkemizde uygulanmaktadır. Savaş ekonomisi ülkemizi vurmuştur. Vergiler ve zamlar ardı ardına gelmektedir. Zor oyunu bozar! Ülkemin güzel insancıkları bunları düşünerek verdiğiniz oylarınızın muhasebesini şimdi sakin sakin yapın bence!

Birazda sanırım bu oylarını sandıkta düşünmeden verenlerin sadakasını ödüyoruz. Kalın sağlıcakla sevgili okurlarım. Sağlıklı, düşün dolu bir yaşam dilerim.