İZSU YATIRIMLARDA NELER OLUYOR?
TURAN ÇATAL

TURAN ÇATAL

İZSU YATIRIMLARDA NELER OLUYOR?

06 Eylül 2018 - 13:28

İzsu Yatırımlar Daire Başkanlığı birimi yatırımları temsil ediyor. İçme suyu ve kanal döşeme işleri ağırlıkla bu birimden oluyor. Onun için Yatırımlar dairesi deniyor. Bu yatırımlar kamu yararına mıdır? Bir diğer deyimle bu dairenin başkanı ve içme suyu şube müdürü Burhan beyin kişisel yararına mıdır? Bunu çömüş değiliz! Bu birimin mercek altına alınması konusunda hem fikiriz. En azından böyle bir kamuoyunun varlığından söz edebiliriz.

Bu girişin sert olduğunun farkındayım... İzsu’ya iş yapan yüklenicilerin taşeronları istisnasız hepsi batıyor. Bu batışlar çeşitli aile facialarına da yol açıyorlar. Yükleniciler % 50 civarında kırımla aldıkları işleri alt taşeronlara %15, % 20, % 25 gibi kırımlarla kurumunda onayı doğrultusunda yaptırıyorlar. Çeşme ilçesinin işini yapan firmada bu anlayışlar neticesi battı. Konkorto ilan etti. Bu da tesadüftür sanırım.

Sonuç ortada! İZSU’dan işi alan ana firma Mersan Mimarlık Aliağa, Bergama, Torbalı, Kemalpaşa, Armutlu'nun muhtelif yerlerinde branşman bağlama işleri gibi yaklaşık 90 milyonluk işleri almış ve devam eden işleri de söz konusu olduğu söylenmektedir. Ayıplı işler devam ettiği gibi yeni taşeron faciaları da yoldadır!

Bu firma alt taşeron çalıştırarak hiç bir işe elini sürmeden işleri yaparken, iş yaptığı taşeronların hepsi 29 firmayı batağa sürüklediği söylenmekte olup batmışlardır.

Biri hatalı ve yanlış hesap yaptı diyelim...

Bu alt taşeronların hepsi mi yanlış hesap yaptı?

İzsu'da bir sağduyulu yönetici yok mu?

Bu dramları görmüyorlar mı?

Koordinasyon toplantılarında bu tür olumsuzluklar masaya yatırılıp değerlendirmeye alınmıyor mu? Buna göre tedbirler alınmıyor mu?

Yoksa her kes kendi koltuğunu ve kişisel ikbalini mi düşünüyor?

Aziz Başkan kendini boşuna mı parçalıyor?

Bu firma ile ilgili sözlü, yazılı şikayetler Yatırımlar Daire başkanına ve içme suyu şube müdürü Burhan beye yapılmasına rağmen aynı tas, aynı hamam, tatlı, ballı, karlı işler devam ediyor, birileri mağdur oluyıor, işçilerin emeklerinin üzerinden rantlar elde edilerek, birileri de utanmadan hayasızca günlerini gün ediyorlar!

Bugün şahsen bu mağdur işçilerden bir kısmı bana dertlerini anlatmaya geldiler. Ben bu Dairenin bağlı bulunduğu Genel Müdür Yardımcısı Suzan Gök’e yönlendirmeye çalıştım. Görüşme kabul görmedi! Teftiş Kurulu Başkanına gitmelerini tavsiye ettim. Sonuç kapı duvar! Bizi ilgilendirmez demişler!

Beyler; bu birimde onursuz ve hayasızca işler almış başını gidiyor. İlçe Belediyeleri bitmeyen işlerden, ayıplı işlerden ve şikayet etmekten bıkmışlar. Yerel seçim dönemine girmek üzereyiz. O sıcak koltuklarınızdan biraz kalkınız! Bu pis kokulu şikayetleri dikkate alınız. Teftiş kurulunu işletiniz! Şikayetlerde evrakta sahteciliklerden bahsediliyor... Sahte imzalardan söz ediliyor... Aziz Başkan'ı göreve davet eden mağdurlar, Başkan'dan Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusnda bulunmasını rica ediyorlar!

Ateş olmayan yerden duman tütmez derler... Bu birim bu kadar toplumun olumsuz anlamda gündemindeyse bir araştırma yapılması gerekmez mi? Bu mağdur taşeronlardan benim bildiğim üçü bizzat İzmir Büyük Şehir Başkanı Aziz Kocaoğlu ile görüşmüşler. Aziz Başkan telefonun diefonunu açarak Yatırımlar Daire Başkanı Siam beyi arıyor "Bu işi halledin, çözün” diye talimat veriyor. Buna rağmen telefonda başkana yalan beyanda bulunarak “test aşamasında, testler yapılmadı" yalanını söylüyor.

Selçuk içme suyu işinin bağlantı vanalarının hiç birinin bağlamadığını ve hatta deponun bile yapılmadığını söyleyen taşeron Çumra Mühendislik sahibi Ahmet Yalçın sözlerine şöyle devam etti: “Turan bey 5-6 aydır para alamıyoruz. Bir milyon iki yüz kusur hak ediş yapıp faturasını kestim. Daha arkada iki milyon civarında hak ediş düzenleyip fatura kesmem lazım. İşçi alacağı dilekçelerimi Yatırımlar şube müdürüne verdim. Sahte para alındı evrakı düzenlemişler müteahitin hak edişini işçi alacağı varken yok göstermişler ve ödemişler. Ben CHP Genel Merkezine gittim Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Bekaroğlu ile görüştüm. İzsu Genel Müdürü Figen hanımı yanımda aradı. Bu konuda mağduriyetler oluşmuş, yardımcı olalım dediler. Bununla da yetinmedim. Bir dostum vasıtası ile Aziz başkana çıktım. Durumumu anlattım ve çok üzüldü. Yanımda Saim beyi direk aradı. Başkana yalan söylemekten çekinmiyorlar. Bu firma ile aralarında anlam veremediğim ne ilişki olabilir diye düşünmekteyim. Bu firma yetkilisi bu şekilde 29 firmanın batmasına sebep olduğunu sağır sultan duydu. Kurum hala bu adamı koruyup kolluyorsa biz gariban taşeronlar ortada çaresiz ve sahipsiz kaldık. Size verdiğim şikayet dilekçeleri de ortada! Yanımda çalışan işçilerin çoluk çocukları var. Malzeme aldığım firmalar beni tanıyor ve taciz ediyor. Bende çoluk çocuk sahibiyim. Başımıza bir şey mi gelmesi lazım! Ölmemiz mi lazım sesimizi duymaları için ne yapmalıyım? İzsu'nun önünde kendimi ateşe mi vermeliyim?"

İki saat anlatıklarını dinledim. Bir insan olarak üzüldüm. İzsu neden bu şekilde anılır oldu? Bana gönderilen belgeleri de siz sevgili okurlarımın dikkatine sunuyorum. Buradan bir saptama yapmadan geçemeyeceğim. İzsu’da öyle Daire Başkanları ve birimler var ki insanlık örneğini de, iş ahlakını da örnek bir şekilde yaşıyor ve yaşatıyorlar. Yatırımlar Dairesi istisna tabi! Şu cürete bakın! Aziz Başkana bile yanlış bilgi verme cesaretini gösterebiliyorlar!