TURAN ÇATAL

TURAN ÇATAL


DÜNYANIN KABUSU KORONA VİRÜSÜ: COVİD-19

04 Nisan 2020 - 10:39



Korona virusu dünyanın kabusu haline geldi. Başlangıcı Çin’de çıkan virüs tüm dünyaya yayılmış durumda! Aslında küresel dünyanın ne kadar küçük olduğunu da görmüş olduk. Korona virüsü salgını denen illet sınır, Ülke, Millet, din, ırk, mezhep, zengin, fakir ayrımı yapmadan tüm insanlığa haddini bildiriyor.

Demek ki yaşam döngüsünde en önemli olan SAĞLIKMIŞ! Korona salgını bir biçimde 3-5 ay içinde çözüme kavuşturulacağı söylenmektedir. Bilim adamlarının değeri açığa çıkmış oldu. Tüm dünyanın gözü kulağı bilim adamlarındadır! Bu hastalığın tedavisi için çözüm arayışları hızla sürmektedir. Sonrasında sağlık çalışanları, doktorlar geliyor! Canları pahasına insanlara hizmet etmeye, tedavi etmeye çalışıyorlar. Yaşamlarını ve sevdiklerini riske atma pahasına! Ettikleri hipokrat yeminine sadık kalma adına! Demek neymiş? Doktorlara, sağlık çalışanlarına şiddet değil, saygı ve sevgi göstermemiz gerekirmiş! Bunu yaşayarak öğrenmiş oluyoruz. Bu günleri umarım unutmazsınız sevgili okurlarım.

Korona salgınını tüm dünya insancıkları öğrenmiş bulunuyor. Bundan korunmanın en basit kaçış yolunun da evlere kapanıp her bir bireyin kendisini izole etmesinden geçiyor. Korona virüsünün yayılmasının en ve etkili çözümü bu aşamada bu gibi görünmektedir.

Hasta olmamanıza rağmen virüsü taşımamak, yaymamak adına çevre ilişkilerini minimize etmek gerekmektedir. Bir kişinin yaklaşık 650 kişiye bu virüsü bulaştırma ihtimalini göz önüne aldığımızda zorunlu hallerin dışında evimizde kalmak toplumsal sorumluluk gereğidir.

Tamam, korona illetinden korunacağız!
Bunu anladık.
Ekonomik ve sosyal yaşam zincirini nasıl koruyacağız?
Teknik adı COVİD-19 olan bu salgın dar gelirli yoksul insanları ezip geçmiştir. Kiralar, elektrik, doğal gaz, su, gıda derken alım gücü yok! Nedeni cepte para yok. İş yok. İşsizlik, işten çıkarılmalar faciaya dönüşmektedir. Sosyal devleti vatandaş aramaktadır.
İnsanlar böyle giderse ölümle yaşam arasında seçime zorlanır hale geleceklerdir! Salgın tamamda, izalosyon evresinde geçim derdinin somut çözümlerini beklemektedirler insanlarımız. Bazı Avrupa devletleri karşılıksız, borç olarak değil, ihtiyaç sahiplerine, esnafına, dar gelirlisine iki bin dolar para yardımlarını televizyonlardan öğreniyoruz.

Halkımız da doğal olarak devletinden bu şekilde yardım ve destekler beklemektedirler. Açlık sofuluğu bozar derler! Öylede öleceğiz böylede evde açlıktan öleceğiz tepkileri yükselmeye başladığının altını çizmek isterim.

COVİD-19 ya da halk deyimi ile korona salgını ülkemizde ciddi can, mal başta olmak üzere toplumsal dengeleri de tehdit etmektedir. İktidarın acil kredi, borçlandırma şeklinde değil, geriye almaksızın parasal yardım paketlerini açıklaması gerekmektedir. Sonrasında gıda yardımları gelmektedir.

Korona salgını tüm dünyada ve ülkemizde yeni düzenlemeleri gündeme getirecektir. Öncelikle tarım politikaları başta olmak üzere, yerli ve milli sanayinin önemini de anımsatmıştır. Önce insan odaklı bir dünya yaratılmanın önemi açığa çıkmıştır. Minik bir virüs tüm dünyayı esir almıştır. Evlerine tutsak etmiştir.
Demek neymiş! Din, dil, ırk, renk, kıta, mezhep farkı gözetmeksizin önce insan diyoruz. İnsanı yaşatmak için de bilim ve teknoloji diyoruz. Bilim ve teknoloji insanlığın huzur ve mutluluğuna giden bir mihenk taşı olduğunu da görmüş olduk.

Başta ülkem olmak üzere tüm dünya insanlarına onurlu, sağlıklı, empati içerisinde sevgi dolu yarınlar diliyorum.