TURAN ÇATAL

TURAN ÇATAL


DEMOKRASİ TATİLE ÇIKTI

08 Mayıs 2019 - 21:51 - Güncelleme: 09 Mayıs 2019 - 09:54

31 Mart 2019 yerel seçimleri özelliklede İstanbul ve Türkiye de demokrasinin nasıl uygulandığının belgesi haline dönüşmüştür. Çeşitli zamanlarda 17 yıllık AKP iktidarının özellikle 2007 yılından sonra tek adamlığa dönüşmeye başladığını yazmıştık.

Ülkemizde Başkanlık sistemine geçiş ile birlikte Devletin güçler ayrılığı ilkelerinin yerle bir edildiği ve tüm güçlerin bir tek kişinin elinde toplandığı bu da ülkede diktatörlük anlayışının gelişeceği kaygılarımızı yazmıştık. Çeşitli hukuk ve basın kuruluşları da bu kaygıları dile getirmişlerdi!

Tüm bu yazılanların, söylenenlerin pratik sonucunu 31 Mart 2019 yerel seçimlerimde İstanbul fiilen yaşayarak görmüş olduk. YSK (Yüksek Seçim Kurulu) uygulamaları sonucu kendisi ile çelişerek Türkiye de seçimleri tartışmalı hale getirmiştir. Kamu vicdanında Türkiye deki seçimler şaibeli hale gelmiştir. AKP iktidarı ve baronları seçim kaybetmeyi içlerine sindirememektedirler. İşin özü budur.

AKP resmen seçim kaybetmeyi her türlü anti-demokratik uygulamalarla da olsa yaşamamak adına ülkeyi kaosa sürüklemektedir. YSK İstanbul seçimlerini iptal ederken hukuku bırakın aklın bile alamayacağı uygulamalara imza atmıştır. Buna sosyal medyaya düşen bir espri ile anlatayım. “ adamın karısı hamile ve dördüz doğum yapmış. Adam çocuklara bakmış, hanım üçü benim bu dördüncüden şüpheliyim. O benim değil demiş.” YSK tamda böyle İstanbul seçimlerinde iki ilçenin Büyükşehir Başkanlığı ile ilgili oyu iptal ediyor. Aynı sandığa, aynı kişinin attığı üç oyu kabul ediyor. Bir oyu kabul etmiyor. Sandık kurulu Başkanının memur olmadığı varsayımı üzerinden! O zaman tüm oyları geçersiz saymanız gerekmez mi?

Sandık kurulu oluşumu da ayrı bir Aziz Nesin lik olay diyebiliriz. Sandık kurulları görevlendirmeleri için Kaymakamlıklar listelerini oluşturup İlçe seçim” Başkanlarına “ hakimlerine gönderiyorlar. Seçim kurulu Başkanları yargıçlardan oluşuyor. Bu yargıçlar Kaymakamların gönderdikleri listelerden kura ile bir sandık başkanı ve yedeğini belirliyor. Yani İç işleri Bakanlığı ve Adalet Bakanlığı na bağlı görevliler bunlar. İktidarın yetki ve görev alanlarında olan kurumlar. Muhalefetle ne ilgileri vardır? Beş kişi de siyasi parti görevleri belirleniyor. Toplamda yedi sandık görevlisi oluşuyor. Sandık başlarında hiçbir usulsüzlük bu kişiler saptamıyorlar. Bu da ayrı tartışma konusudur.

Olsa olsa iktidar “AKP “ bu tuzağı önceden kurmuş ve seçimler istediği gibi çıkmayınca bu şekilde seçim iptali zarfını kullanıyorlar! Aynı kişilerle daha önceki 16 Nisan anayasa referandumu, 24 Haziran Cumhurbaşkanlığı, 1 Kasım seçimleri de yapılmış olduğunu düşünürsek o seçimlerinde iptal edilmesi gerekmez mi? Bence o seçimlerde şaibeli hale dönüşmüştür. Tüm bu seçimlerin sonucu demokrasi topal ördeğe dönüşmüştür. Aynı sandık başkanlarının görev yaptığı söylenmektedir.

Demokrasi 23 Haziran’a kadar tatile çıkmıştır. Ülkemizde 06 Mayıs 2019 tarihinden itibaren 24 Haziran 2019 tarihine kadar tatildedir. Her bir yurttaş kendine, yaşamına, ailesine ve sosyal yaşamına dikkat etsin. Bu tarihler arasında Ülkemizde demokrasi olmadığı için hiçbir yaşamsal güvenliğiniz de yoktur.

AKP bu uygulamaları ile aslında kendi çöküşünü de hızlandırmıştır. Sağduyulu yurttaşlarımız bile AKP ye oy verirken bir daha düşüneceklerini söylemektedirler. Ekrem İmamoğlu şahsında Türkiye de demokrasi inşası yeniden oluşmaktadır. İstanbul Başkanlık seçimleri bu anlamda derinlik kazanmaktadır. Ülkesine sevdalı, demokrat, aydın, yurtseverler tatillerini yaşam biçimlerini 23 Haziran’a göre biçimlendirmektedirler. Büyük bir demokrasi şöleni rüzgarları ülkemin gök yüzünü kaplamaktadır. 24 Haziran sabahı ülkemin demokrasi bayramı olsun dileklerimle!

Her şey çok güzel olacak diyelim.