TURAN ÇATAL

TURAN ÇATAL


CHP İZMİR GENELİNDE DELEĞE SEÇİMLERİ YAPILDI

03 Aralık 2019 - 12:36

CHP İzmir genelinde delege seçimlerini ilgile izleyerek yaşadık. Delege seçimlerini tamamlayan ilçelerin bu süreçten sonra, İl Başkanlığının İlçelerin kongre takvimine kilitlenmiş durumda olduğunu görmekteyiz.

Ben İlçe kongrelerinin öncesinde mahalle delege seçimlerine değinmek istiyorum.

CHP mahalle delege seçimleri bu sefer çoklu listelerle karşımıza çıkıyor. Bunun ilk anda demokrasinin içsel oluşumu diyebilirsiniz! İşin özü bu kadar basit değildir. Mahallelerde siyasi, idolojik ve politik bir örgütlenmenin olmadığından kaynaklandığının altını öncelikle çizmek isterim. Mahalle üye kayıtlarının feodal anlamda ve de özellikle delege seçimlerinde sayısal üstünlük adına yapılan kayıtların birer asker edasıyla oy deposu gibi görünmesinden kaynaklanmaktadır çoklu listelerin varlığı! Kendilerini listelerde göremeyenler kendi karşı listelerini oluşturma adına karşı listeler oluşmuştur. Çok dar bir kısmı listelerini siyasi oluşumla oluşturduklarının da altını çizmek isterim. Keşke geneli bu duygu ve düşünce içerisinde oluşsaydı!

Her şeye rağmen demokrasi çarkları zorda olsa işletilmeye çalışılmıştır. Yerel yönetim erkleri bu seçimlere görünmeden de olsa etki etmeye çalışmışlardır. İlçe örgütleri de bu ekonomik güce yaslanmışlardır. Bu özeleştiriyi kendi içimizde yapmak durumundayız.

Parti içi demokrasi bu ilk adımda birinci tuğlanın konuş biçimiyle yara alarak oluşma sürecini yaşamaktadır. Kimse bu delege seçimlerinin oluş şeklinin demokrasiyi, tabanı, örgütü ve sokağı tam anlamıyla yansıttığını söyleyemez! Feodalizm, akraba, eş dost ve sayısal üstünlük kurma ilişkileriyle bir delege seçimlerini daha yaşayarak geride bıraktık.

Geldik İlçe kongrelerine; İlçe başkan adayları bu delege seçimleri sonucu oluşan sayısal gücü elinde bulunduranlarla pazarlık sürecine girecekler. İlçe yönetimine aday önerileri ile başlayacak pazarlıklar. İl kongresine dönük il delege sayısını eline geçirebilecek pazarlıklar ardından devam edecek. Bu kıran kırana geçecek pazarlıklarda yerel yöneticiler birileri vasıtası ile pazarlıkların içinde hep olacaklar.

Her ilçe kendi içinde örgüt başkanını seçerken Belediye Başkanları da kendisine yakın olanı yaratma çabası içerisinde olacaktır. Bu anlamda pazarlıklarında içinde olacaktır doğal olarak. Belediye gücü bende, örgüt gücü de bende egosunu yaşayacaklarıdır.

Bu anlayışla oluşacak İlçe kongreleri İl Başkanlığı kongresini oluşturacaktır. Bu sefer pazarlıklar Büyük Şehir ölçeğinde yaşanacaktır. Geçen dönem kongre sürecini anımsayalım isterseniz! Aziz Kocaoğlu Büyük Şehir Başkanı olarak şimdiki İl Başkanı Deniz Yücel’i önermişti! Aziz Kocaoğlu’nun açık desteği ile Deniz Yücel İl Başkanı seçilmişti!

Sonrasında Aziz Kocaoğlu Başkanla yolları ayrılmış olduğunu görüyoruz. Güç zehirlenmesi böyle bir şey sanırım. Ahdı vefa ne yazık ki yeni CHP yapılanması içerisinde pek yaşanmıyor. Aslında bütün sorunların başında da bu geliyor!

Ön seçimlerin olmadığı, yönetimlere atamalarla gelindiği bu dönemlerde ahdı vefa da pek geçerli akçe görünmüyor gibi! Tabana değil de, üst yapıya yaranmak gibi daha akçeli bir dönemi yaşıyoruz.

12 Eylül 1980 askeri faşist darbesinin oluşturduğu seçim sisteminin bireysel çıkarları doğrultusunda kullanan parti erkleri bence kendi içlerinde özeleştiriyi yapmaları gerekir diyenlerdenim. Demokrasi önce parti içinde hayat bulmalıdır. Sonra topluma demokrasi vadinde bulunabilirsiniz. İnandırıcılığınız da taban bulur!

İlçe kongre süreçlerini hep birlikte yaşayacağız. Bu yazımı hep aklınızda tutmanız dileğiyle hayallerimdeki demokratik günlere diyelim.