SOKAK ÇAĞRILARI MASUM BİR DAVRANIŞ DEĞİLDİR
TAHSİN GÜZEL

TAHSİN GÜZEL

SOKAK ÇAĞRILARI MASUM BİR DAVRANIŞ DEĞİLDİR

19 Aralık 2018 - 14:30

Anayasanın 34’ üncü maddesine sığınarak yahut dayanarak ülkenin istikrarını bozacak sokakları savaş alanına döndürecek bir davranışın masum görülmesi ve meşru bir davranış olarak değerlendirilmesi gafletten başka bir şey değildir.

Tren gibi ön nereye giderse arkası da oraya gider misali, CHP’ nin genel başkanı sokaklara inin diyor, ‘vagonları’ konumundaki partinin etkili isimleri de sosyal medya aracılığıyla Paris sararmışken Ankara Yeşil kalamaz diyor, bu kışkırtıcı sözleriyle sergiledikleri bu davranışı da Anayasanın 34’üncü maddesine yaslı veriyor, biz sizlerin bu çağrılarınızla neyi kastettiğinizi gayet iyi biliyoruz.

Gezi’deki gibi bir kargaşa umuyorsunuz, avucunuzu yalarsınız… Madem sokağa çıkmaya çok heveslisiniz de 15 Temmuz’da neden çıkmadınız? Bakırköy Belediye Başkanının evinde iki dirhem bir çekirdek adeta ‘görev’ beklerken bu millet sokaklarda tankların önüne yattı…

Malum televizyoncu müsveddesi de sizin borazancılığınızı yapıyor, o da 15 Temmuz’da dut yemiş bülbül gibiydi.

Kılıçdaroğlu’nun, kendisini ‘halkçı’ olarak lanse edeyim derken partisinin meclis toplantısında yaptığı açıklamaları en az sokak çağrıları kadar densiz ve dengesiz bir davranış olmuştur. Ne yapıyormuş bey efendi, sokaklarda geziyor, kahvelerde tavla kâğıt oynuyormuş, dahası mütevazı bir hayat yaşıyor ve saraylarda oturmuyormuş, dam başında saksağan vur beline kazmayı…

Bey efendiler sizler Devletten maaşla geçinmeyi, devrin adamı rolünü iyi oynayarak genel müdürlüğe yükselmeyi, kaset kumpasıyla da genel başkanlığa getirilmeyi başarmışsınız ama bu ülkenin gerçeklerinden bihabersiniz.

Hayatında istihdam yaratacak bir iş yaptın mı? Maaş verip bir insan çalıştırdın mı? Bol keseden atmak kolay, aynı densizliği Gezi olaylarında da yaptınız, terör örgütlerinin ekmeğine yağ sürdünüz ama ülkeye yaşattığınız istikrarsızlık nedeniyle edebiyatını yaptığınız esnaf ve sanatkâra tarihin en zor günlerini yaşattınız.

Kahvede kâğıt, tavla oynamak sokaklar da yürümek, emek, işçi edebiyatı yapmak laf olsun çuval dolsun diye ahkâm kesmekle işçiye üç, memura dört verilemez, geçmişte memur pazarda yumurta sokaklarda işporta işi yapıyor, işçi çalıştığı yerden maaşını alamıyordu, hangi belediyende söylediğin rakamlar ödeniyor, yandaş bankamatik memurlarıyla diğer çalışanları karıştırıyorsun.

Allah aşkına sizin şu canım ülkenin bekası için hiç mi bir iki kelamınız olmaz?

Eğer ille de konuşacaksanız ABD'nin terör örgütüne binlerce TIR silah vermesi hakkında konuşun, konuşmazsınız, ama MİT TIR'ları için kızılca kıyamet kopartır, ülkemizi uluslar arası yargıda belini bükmek için elinizden geleni yaparsınız…

Yahu ABD senin bizim sınırlarımızda bir terör devleti kurma çabalarını anlamış değilim, neden böyle yapıyorsun diye seslensene! Seslenemezsin, çünkü ülkemizi tehdit eden terör örgütlerinin siyasi ayağıyla aşne fişne içerisindesiniz!

Ülkemizin ekonomik durumunu kötülemek adına neredeyse her gün bin eleştiri yaparsınız, öte yandan da "Türkiye'ye yatırım yapmayın" diye dünyaya seslenirsiniz…

Yüksek Hızlı Tren kazasından sonra ilgili bakanı istifaya çağırırsınız ama kendiniz o kadar seçim yenilgisine rağmen koltuğunuzda oturmaya devam edersiniz…

Değiştirilemez, değiştirilmesi teklif dahi edilemez bir genel başkan gibisiniz, ama demokrasiyi savunmayı da kimseye bırakmazsınız…

CHP’de bir tane dahi Ulusalcı ve Kemalist adam bırakmadınız, hepsini kovdunuz ama Atatürk ve Atatürkçülüğün en hızlı savunuculuğunu da kimseye bırakmazsınız…

Gürsel Tekin isimli adamınız hem “(2015) 8-9 Haziran'da ilk işimiz bu kirli gazetelerin tamamına el koymak olacaktır'' diyecek hem de ‘narenciyeci’ haber sunucusunu hararetle savunacaksınız, üstelik halkı isyana teşvik ettiğini görmezden gelerek…

En önemlisi: Terör örgütü PKK'nın da talebi olan Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartını hayata geçirmeyi seçim vaadi olarak sunduğunuzu gerçek Atatürkçü CHP seçmeni unutmadı! İnşallah 31 Mart’ta bunun hesabını size soracaktır.

Ben tarafım ülke adına hizmet edenler tarafındayım, boş konuşan plan porojesi olmayanların da karşıyım, Sayın Cumhurbaşkanı tarafı da olsam zatıaline kızmaya başladım artık, be kardeşim ne diye eleştirerek zaman harcıyorsun, adamların iktidar olma gibi de bir dertleri yok ki, Ülkenin istikrarını, ekonomisini düşünsünler…

Hazinden parti yardımını, devletten maaşı alsınlar Dört belediyeyi de kazansınlar taş üstüne taş koymasınlar bol keseden atsınlar. Özel şirket konumuna getirilmiş CHP'nin başında otursunlar…

 


GÜNDEM OTUZBEŞ İHA ABONESİDİR