TAHSİN GÜZEL

TAHSİN GÜZEL


KÖYÜN İKİ DELİSİ!

05 Mart 2017 - 22:40 - Güncelleme: 05 Mart 2017 - 22:55


Ak Parti, İzmir hariç ülke genelinde birinci oluyor; iktidar olup rehavete kapılması beklendiği halde yapılan her seçimde oy’unu artırıyor.

Bunun sebeplerinden biri, öncelikli olarak Sayın Cumhurbaşkanının burnu Kafdağı’nda olan Asya’dan Avrupalısına boyun eğmeyip dik duruşu; zengin, fakir, köylü, kentli demeden halkla kucaklaşması; ölümlerde düğünlerde yer alması, her türlü davete icabet edip bağdaş kurup yer sofrasına dâhil olması, bir diğer faktör de sanırım İzmir hariç diğer illerde bizim gibi hiçbir beklentisi olmadan bu partiye gönül veren ‘delilerin’ var olmasıdır. 
Sayın Cumhurbaşkanına tek adam deniliyor ya!..  

İzmir teşkilatına baktığımız zaman, evet Cumhurbaşkanı günümüz Türkiye’sinde olduğu gibi parti içinde de tek adam! İzmir’den baktığımızda Cumhurbaşkanı bu partinin başında olmasa, parti barajı zor aşmakla beraber kendilerini fasulyeden nimet sananlar da arkasına bakmadan başka partilere kaçarlar. 

Bazı çevrelerin dediği gibi; diktatör olduğunu kabul etmemekle birlikte, Ak Parti için olduğu gibi Türkiye için de tek adam olduğunu düşünüyorum Sayın Cumhurbaşkanının… Biz ne diktatörler gördük, ne tek adamlar… Yeri gelmişken; neredeyse bir ömür koltuğuna yapışan, kaptırmamak için türlü türlü entrikalar yapan, adam satın alıp esnafın parasını kendi istikbali uğruna şuursuzca harcayan Kefalet Kooperatifi ve Esnaf Teşkilatı yöneticileri sakın ola ‘tek adam’ sıfatını ağızlarında telaffuz etmesinler! Resepsiyon ve kokteyllerden başka işi olmayan, koltuklara çakılıp kalan, toplum içine dahi çıkmayan, cadde ve sokaklarda dolaşmayan, fakir-fukarayla tokalaşmayan, selamlaşmayan ve halka tepeden bakan diktatörler gördük biz…

Sayın Cumhurbaşkanı oldukça mütevazı aynı zamanda eğilmeyen-bükülmeyen adam gibi adam… Lakin parti teşkilatlarında eğilen-bükülen, ikiyüzlü olup mağdurun yanında olması beklenirken mağdur edenlerle kol kola olup iktidar gücüyle söz konusu kişileri koruyanları gördük!    

Sanırım kimi kastettiğimi anlamışsınızdır, bu zatlardan birisi de İzmir Ak Parti İl başkanı!? Söz konusu esnaf sırtından doyucu kişilerle yakın ilişkilerinin yanı sıra bu partiden milletvekili yapmak için çalıştı bilinmekte ve kamuoyu da yakinen bunu bilmektedir.

O mağdurlar Hacıbektaş-i Veli hazretlerini anma gününde, Sayın Cumhurbaşkanımız o gün Başbakan iken bu mağdurların haklarının aranması konusunda talimat verdiği halde, bırakın İzmir ve diğer illerdeki on binlerce mağduru Antalya’dan bütün varlığı yok edildiği için keçileri kaçıran, yuvası yıkılan, zenginken yoksullaştığı için psikolojisi altüst olan Eyüp Kırdıran’ın Kırşehir’deki talebi üzerinedir ki SPK incelemeyi hızlandırmıştır. Bakanlık müfettişleri inceleme yaptı, Emniyet Mali İşler Şubesi tarihin en büyük teknik yolsuzluğu üzerinde çalıştı ve bugün yargılandıkları tarihin en büyük teknik yolsuzluk davası açıldı.

Burada en büyük mağdur millete milletvekilleri sahip çıkmaz, yargılanan zatlarla iktidar partisinin İl başkanı kol kola olursa İzmir’e teşrif eden Bakan Müsteşar ve üst düzey bürokratların koluna girip bu zatlar ziyaret edilir, yemek masalarında boy boy basına poz verilirse, köyün delisi olunmaz mı?

Türkiye Lokantacılar ve Pastacılar Federasyonu aynı zamanda İzmir Lokantacılar Odası başkanı Aykut Yenice, Ak Partinin bir mensubu ve İl Yönetim Kurulu üyesi iken temsil ettiği esnafın hakkını aramak adına söz konusu yolsuzlukların üzerine gittiği için yolsuzluğu yapanların her tür argümanı kullanarak Yenice’nin üzerine gittiği süreçte organize ekibin iki numarası olan bu kişiye en büyük destek yönetiminde olduğu partinin il başkanı Delican’dan gelmiştir.

Milletvekilleri duyarsız kalmış, il başkanı mağdurlar yerine mağdur edenlere sahip çıkmışsa bu konuda sanırım yazacak çok şeyim olacak! İzmir esnafıyla değil esnaf birliğini babasının çiftliği gibi kullanan zatla ve diğer bir esnaf kuruluşu olan Esnaf Kefalet Kredi Kooperatifinden asgari ücretin bin dört yüz lira olduğu günümüzde altmış bin liranın üzerinde maaş alan zatlarla olan ilişkilerin altında yatanları araştırmak herhalde kamu adına yapılması gereken bir iştir.

Ey sizi gidi esnafın sırtındaki ‘TEK ADAM’lar sizi…

Ensenizdeyim ve hiç de inmeye niyetim yok!