TAHSİN GÜZEL

TAHSİN GÜZEL


İKİ YÜZLÜLÜĞÜN BÖYLESİNE NE DENİR?

07 Şubat 2019 - 12:50 - Güncelleme: 07 Şubat 2019 - 13:08


 

Ülkenin öncelikli gündemi yerel seçimler olunca politikaya değinmemek olmuyor, hele hele bazı şovmenlerin kaş yaparken göz çıkartmaları konunun tuzu biberi olur, okurlarım bilirler beni tanıyanlarda iyi tanırlar, yanlış karşısında sözümü dudaktan gözümü de budaktan esirgemem, bedeli ne olursa olsun tepkimi gösteririm.

Her ferdin olduğu gibi benim de bir siyasi görüşüm var ama kamu adına görev yaptığım süreçte ve katıldığım televizyon programları dahil olmak üzere 30 yıla yakın da gazetelerde yayınlanan köşe yazılarımda rozetim olmamıştır, bunu da bilirler çünkü yanlış yapan gönül bağım olan parti mensubu da olsa sınır koymadan eleştiririm, eleştirdiğim vatandaş Ahmet ağa değil idarecilik yapan ve siyasetçilerdir, eleştirilmek istemiyorlarsa yanlış yapmayacaklar yahut bu vazifeleri üstlenmeyecekler, ya da pervasızca konuşmayacaklar!

Densizliğin böylesine ne denir?

“AK Partiye oy vermeyenleri Allah çarpar” cümlesini bir idareci nasıl kullanır ve bu densizliğin bu partiye katkısı nedir? Özünde katkı değil zarar vermektir aslında. Esnaf teşkilatlarındaki bazı provokatörlerin AK Partiyle de uzaktan yakından alakasının olmadığını ben biliyorum da kamuoyu bilmeyebilir, bunların iktidar kim olursa olsun onun kayığına bindikleri bir gerçektir bunu da benim gibi kamuoyu da bilmelidir.

Nedir mesele! 5 Şubat 2019 Salı günü AK Parti İzmir Büyükşehir belediye başkan adayı Sayın Nihat Zeybekçi, İZMİR 16. Bölge Esnaf ve Sanatkarlar Kredi ve Kefalet Kooperatifleri Birliği’nin başkanı Selahattin Hünü’yü ziyarete gidiyor o esnada Hünü, Zeybekçi’ye hitaben yaptığı konuşmada “AK Partiye oy vermeyenleri Allah çarpar” diyor, fakat Sayın Zeybekçi bu cümleden baya rahatsız oluyor ve “bak birileri yanlış anlar” diye yumuşakça tepki veriyor.

Ey Selahattin Hünü! Sizin gibiler fersah fersah kaçarken ben AK Partinin bu kentte kurucusuydum ve üç dönem başkanlık divanın da görev yapmakla birlikte hâlihazırda da mensubuyum ve esnaf teşkilatlarında da 20 yıla yakın başkanlık yaptım, 30 yıla yakın da araştıran inceleyen muhtelif gazetelerde kamu adına yazan ve bu teşkilatlar da dönen dolapları yakinen bilen birisiyim.

AK Parti bir gönül hareketidir, son dönemler içi başka dışı başkalarının gönül hareketini gönülsüzler hareketi konumuna getirmeye çalışsalar da beyhudedir, asgari ücretin iki bin lira olduğu ve bir esnafın yılda 50-60 bin lira ciro yaptığı ülkemizde başkanlık yaptığı kurumlardan ayda 50-60 bin lira maaş alanları Allah çarpar, AK Partiye oy vermeyenleri değil! Hele ki esnafa verilen kredi faizlerinden beslenenleri daha fazla çarpar!

Lafın tamamı deliye söylenir, bilmem anlatabildim mi Selahattin Hünü?

Herhalde ne maaşı diyemezsin, 2017 - 2018 ve 2019 yılların da kaç para maaş aldığını yetkililere ve ziyarete gelen siyasilere bırakıyorum ama, 2016’ da yapılan 01556 ve 00639 noter tasdik numaralı genel kurul tutanaklarına göre İzmir Esnaf Kredi Kefalet Kooperatifinden başkan ve murahhas üye olarak 15 bin lira, İZMİR 16. Bölge Esnaf ve Sanatkarlar Kredi ve Kefalet Kooperatifleri Birliği başkanı olarak da 14 bin lira olmak üzere 2016 yılı itibariyle 29 bin lira alıyordun. Bir o kadar da genel başkanının 70 bin lira maaş aldığı TESKOMB’ dan başkan vekili olarak başkanın yarısı kadar maaş aldığını hesaplarsak Mevla’nın kimi çarpacağını kamuoyunun takdirine bırakıyorum.

Dahası yönetiminde bulunan ve İzmir’in kırsal ilçelerinde esnaf kefalet kooperatif ve oda başkanı olan kadrolarından da üç beş örnek vereyim ki siyasetçiler yanında kamuoyu da bilsin.

Örneğin; İzmir Buca Esnaf Kredi ve Kefalet Kooperatif başkanı aynı zamanda esnaf Birlik onursal başkanı ve CHP eski milletvekili Mehmet Ali Susam 2016 yılında milletvekilliği döneminde kooperatiften 7 bin lira maaş alıyordu.

Yine aynı yıl İzmir Narlıdere Kooperatif başkanı Hasan Kırmacı 7 bin lira maaş alıyordu.

Yine bir kooperatifin başkanı Erdogan Yazgan’ın 8 bin+2 bin lira olmak üzere 10 bin lira maaş alıyordu.

Yönetim kurul üyen aynı zamanda İzmir Yeşilyurt Esnaf Kefalet Kredi Kooperatif başkanı aynı zamanda esnaf oda başkanı da olan Mehmet Argun ise 11.500 lira maaş alıyordu.

Yine Başkan vekilin olan ve aynı zamanda İzmir Gültepe Esnaf Kredi ve Kefalet Kooperatifi başkanı olan Ahmet Koreli iki yerden 18.000. lira maaş alıyordu.

Lütfen dikkat edin, bu verdiğim örneklerdeki maaşlar 2016 yılına ait.

2019 yılının maaşlarını sizleri ziyarete gelen siyasilere bırakıyorum ve kamuoyuna da duyuruyorum! Esnaf kan ağlarken bunlardan aldıkları faizlerle ballı maaş alanların partisinin adı olsa olsa ‘İkbal Partisi’ olur ve kim iktidar olursa onun davulunu çalarlar, çalarlar ama siyasiler yutsa da esnaf bunu yutmaz, hazineden aktarılan tüyü bitmedik yetimin hakkı olan bu paralarla saltanat süren idareciliği iş edinmişlere Mevla’m hesabını sorar.

Cephede vatan için karda kış da görev yapan asker, polis güvenlik güçlerimiz, her tür riskli koşullarda görev ifa eden hakim ve savcılarımız, kaymakamlarımız, öğretmenlerimiz ve bilcümle kamu görevlilerimizin maaşları ortada iken, benim gibi ilkokul mezunu olup ticari bir faaliyetleri olmadığı halde idareciliği iş edinmiş bazı sözde otoriteler ahkam kesmesinler…

Esnafın sırtındaki kambur sadece Esnaf Kredi ve Kefalet Kooperatifleri mi? Başında unvanında ‘Esnaf’ olan Oda, Birlik, Federasyon ve Konfederasyonu da aynı yolun yolcusudur. Örneğin; İzmir Esnaf Birliği başkanı Zekeriya Mutlu 5362 sayılı yasanın hangi hükümlerini yerine getirerek başkanlık yapmaktadır? Bu zat ta Başbakanı ağırlar, ona methiyeler dizer, 200 bin esnaf arkanızda der ama CHP’nin Kordon’ da ki mitingine koşarak gider, akşam da Kılıçdaroğlu ile yemek yer ve kendisine ‘yanındayız’ der.

Sevgili okurlarım, esnaf teşkilatlarıyla ilgili yazılarımı kaçırmayın ve 5362 sayılı kanuna kılıf uydurarak, arkasından dolaşarak, en küçüğünden en yükseğine kadar idareciliği iş edinmişleri belgeleriyle ifşa edeceğim, konuyla ilgili yetkilileri kamuoyu adına göreve çağıracağım.