TAHSİN GÜZEL

TAHSİN GÜZEL


Gizle Susam Gizle...

14 Ocak 2017 - 13:56

Ne olur On dakikanızı ayırın paylaştığım "Gizle Susam Gizle" yazısını okuyun: Son günler gazetelerde boy boy resim ve manşet haberler de EGEV açılımı Ege Ekonomiyi Geliştirme Vakfının başına gelen zattan söz ediliyor... Ne kadar etkisi var tartışılır ama İzmir'in kalkınması, Ekonomisi, bu zatın eline kaldıysa vay İzmir'in haline vay... 2015 yılında bu muhterem hakkında yazdığım bu yazıyı lütfen okuyunuz...

İzmir'in gururu olan ve on binlerce ortağı bulunan BESAŞ'ın da başına geldiğinde o günler benzeri haberler vücut buluyordu, bu toplum böyle hareket ettiği sürece iki yakası bir araya gelmez... Dikkat çeken başka konuda, söz konusu kurumun kadrosunda görev alan çok ve çok yakın üç arkadaşımın olması (Söz konusu zatın BESAŞ olayını yakinen bilen kişiler ) buradan onlara da selam!!!

Allah sizleride bildiği gibi yapsın biraz yürekli olun iki yüzlülüğü bırakın diyorum....

İşte Tahsin Güzel'in iki yıl önce yazdığı o yazı:

Yusuf İnan, 22 Aralık 2010 tarihinde Yerel Gündem Gazetesinde kaleme aldığı “Susam'ı alkışlamak lazım...” başlıklı yazısında şu ifadelere yer vermişti: 

“Sayın Susam resmi internet sitesindeki biyografisinde kendisini aşağıdaki ifadelerle anlatıyor...

[*] Esnaf ve sanatkarların güç birliğini sağlayarak, büyük alışveriş merkezleriyle rekabetin giderek zorlaştığı bir ortamda Tekel ürünleri, gıda ve temizlik malzemeleri tedarik şirketi olan BESAŞ'ı kurarak esnaf ve sanatkarlar ile teşkilatlarının ekonomik anlamda da kurumsallaşmasının önünü açtı. BESAŞ modeli, kısa süre içinde Türkiye genelinde uygulanmaya başlandı.

[*] TEKEL'in özelleştirilmesi sürecinin başlamasıyla Yönetim Kurulu Başkanı olduğu BESAŞ'ın önderliğinde Türkiye genelindeki gerçek ve tüzel tekel ürünleri toptan satıcılarını bir araya getirerek tekel Ürünleri Toptan Satıcılar Birliği Ticaret Anonim Şirketi'ni (TÜTSAB AŞ.) kurmuştur. TÜTSAB; bugün Tekel'in Alkollü İçkiler Bölümünü alan konsorsiyumun bir parçasıdır ve Türkiye genelindeki dağıtım organizasyonunu üstlenmiştir.”

BESAŞ ve TÜTSAB kahramanı (!) M.Ali Susam’ın www.mehmetalisusam.com.tr resmi internet sayfasındaki ‘biyografi’ bölümünü bir ziyaret edeyim de kardeşim Yusuf İnan’ın bize aktardıklarını birde kendi gözlerimle göreyim dedim.

Girdim, baktım ve gözlerime inanamadım… Susam’ın biyografisinde Yusuf İnan’ın aktardığı bölümler yok! Buharlaşmış, yok olmuş!

2006 yılında vergi rekortmeni olan Susam, bu övünç kaynağı başarısını (!) dahi biyografisine koymuyor ya da koyamıyor.

Şöyle düşünüyorum da bütün hizmet ve başarılarına biyografisinde yer veren insanlar yolsuzluklarını, hırsızlıklarını ve kata külle ile elde ettikleri başarılarını neden kamuoyundan gizlerler? Benimki de soru mu, elbette gizleyecekler. 

Bende şimdi Susam’a soruyorum: Esnaf ve sanatkarlar ile teşkilatlarının ekonomik anlamda da kurumsallaşmasının önünü açan BESAŞ kahramanlığını, Tekel'in Alkollü İçkiler Bölümünü alan konsorsiyumun bir parçası olan ve Türkiye genelindeki dağıtım organizasyonunu üstlenen TÜTSAB başarını madem gizleyecektin neden biyografine önce koyuyor sonra kaldırıyorsun?

Yahu insan vergi rekortmenliğini kamuoyundan hiç gizler mi? Demek ki ortada büyük bir çelişki var. Tekel satışından yüzde 13'lük payıyla 122 milyon dolar kazanması gereken; 50 milyon lira sermayeli Susam’ın Başkanı olduğu BESAŞ adlı şirket iflas ediyor, batıyor ancak kendisi vergi rekortmeni oluyor.

Bu çelişkiden dolayı mı vergi rekortmenliğine biyografinde yer vermiyorsun? Bence saklamana gerek yok. Herkes her şeyi biliyor. Saklayıp da suçluluk psikolojisi altında daha fazla ezilme!
Değerli dostlarım konum yine, yeniden ve hiç bıkmadan M.Ali Susam…
Bu zat dün ( 13 Ocak 2015) TBMM kürsüsünden yine esti ve gürledi, dahası Gümrük ve Ticaret Bakanı Sayın Nurettin Canikli’ye dahi laf attı. O konuştukça ben utandım, sıkıldım ve adeta köpürdüm; yerimde duramadım.

Yahu arkadaş sen kim esnaf ve sanatkarın hakkını, hukukunu savunmak kim? Dolamış diline bir Perakende Ticaret ile Esnaf ve Sanatkarlık Hizmetlerinin Düzenlenmesi Hakkında Kanun Teklifini Ahilikten giriyor haksız rekabetten çıkıyor…

Beyimizin ağzından çıkan şu incilere bir bakın: 

“…haksız rekabetin ortadan kaldırılıp ezilen, yok edilmeye çalışılan küçük işletmelerin korunmasına yönelik düzenlemelerin bu yasada yer almasına yönelik gayret içerisinde olmaya çalıştık.”

“…bu tasarı şunu getirmektedir: Mevcut piyasa oyuncularından güçlü olanların durumunu devam ettirdiği, zayıfların yeni haklar elde etmesi konusunu göz ardı ettiği bir yasa tasarısıdır.”

“…haksız rekabetin ortadan kaldırılarak yıllardır yok etmeye, edilmeye çalışılan esnafın, küçük işletmelerin, bakkalın, manavın, kasabın, terzinin, hepsinin sorunlarına çözüm bulacak, büyük sermayenin küçüğü ezdiği bir ortamın ortadan kaldırılıp haksız rekabetin haklı ve adil bir ortamda yapılmasına imkân sağladığı bir noktaya gelmesi gerekir.”

Dahası da varda vallahi dinlerken ayrı sinirlendim, yazarken ayrı sinirleniyorum, onun için yazmıyorum…

Susam efendi! Dalga dümeni bırak da ezilen, yok edilmeye çalışılan esnafları nasıl sömürdüğünü ortaya çıkartan Sermaye Piyasası Kurulu’nun (SPK), şahsın hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 37 ve 155.Maddeleri dayanak olmak üzere Cumhuriyet Savcılığı’na yaptığı suç duyurusundan bahset!

Gizlen Susam gizlen!