DOST ACI DA OLSA DOĞRUYU SÖYLER
TAHSİN GÜZEL

TAHSİN GÜZEL

DOST ACI DA OLSA DOĞRUYU SÖYLER

22 Haziran 2018 - 23:23

Merhum Özal’ın bir sözü vardı; "Akıllı insan başkalarının aklından yararlanan insandır" derdi...

Hayatımı şöyle bir gözden geçirdiğim zaman çok hatalarım olmuş ama, akıllı insanlardan tavsiye ve destek aldığım zaman hata yapmadığım gibi; şahsım için olmasa da kamu adına çok güzel şeyler yaptığımı düşünüyorum... Fakat akılsız çıkarcı insanları dinlediğim ve çıktığım her yolda ise sıkıntılar yaşadığımı ve zarar gördüğümde biliyorum...

Son yayınlanan yazımdaki eleştiri değil dost tavsiyesi idi... Akıllı insanlar bu tavsiyelerimden yararlanır ve yaptığıma da haksız eleştirilerde bulunmazlardı!

Aslında kamu adına yapılan doğru şeyler için topluma yaranabilmek zordur, çünkü yapılan doğru şeyler takdir edilmiyor, çünkü bu toplum vefasız ve duyarsız... Derler ya "Ne İsa’ya ne Musa’ya yaranabildim" diye, bazen de yaranılmıyor işte… Aksine kötü insan oluyorsun, birilerince yine kötü insan oldum... Haydi hayırlısı, doğrumu yanlış mı hep beraber göreceğiz...

Dostlar, uzun zaman yazmaya ara vermiştim... Tekrar başlayınca gündemde seçimler olduğu için politikayla başlamak istedim... Siyasi gündemi ve seçim atmosferini değerlendirirken de öncelikle mensubu olduğum Ak Partiden ve Sayın Başbakanın İzmir çalışmalarına yer verip hatalarını eleştirmiştim... Vay sen misin eleştiren! ‘Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu’ başlığıyla yayınlanan yazımı başta Sayın Başbakan ve bu partiye iktidar olduğu ve koltuk verildiği için AKP’li (!) olanlar tekrar tekrar okusunlar. Gerçek Ak Partililer değil!

Bu partide iki zümre vardır: 1- Sonradan olmalar (İktidar olduğu için bu partiye dolma AKP’liler 2- fisebilillah hizmet için partili olan yani ülke sevdalıları gerçek Ak Partililer.) Gerçek partililer benden farklı düşünmüyorlar, benim için önemli olan da budur!

Sayın Cumhurbaşkanı için tek adam filan diyorlar ya aslında yalnız adam, kadrolar ise şov peşinde ve çevresindekilerin geneli de miras yedi, bir çoğu popülist hareket içinde, siyaset adına ülke genelinde teknik hatalar yapıyor ve yaptırıyorlar! En basit örnek; bir çok ilde farklı olmamakla beraber İzmir’de gerek aday tespitinde gerekse de değer verip medet bekledikleri kişiler konusunda ciddi hatalar yapıldı ve yapılıyor…

Hataları: Değer verdikleri ve kurtarıcı olarak gördükleri kişilerin ne partiye ne temsil ettikleri kurumlara ne de bu ülkeye verecekleri hiç bir şey olmadığıdır! Medet umdukları bu kişilere sessiz çoğunluğun tepkisini görmemeleridir, dolayısıyla bunun faturası da bu seçimlerde partiye kesilecektir! İzmir gibi bir kentte alınan yüzde 37 oyun dahi alınamayacağı bir gerçek ve görülecektir... Dost acı söyler ama doğruları söyler...

Geneli bırakıyorum İzmir’de üç beş yıldır aynı hata devam etmektedir... Gerek milletvekilleri gerekse de teşkilata getirilen liyakatsiz idareciler hata üstüne hata yapmışlardır ve hala yapmaya devam etmektedirler.

En basit örnek; bu partiye katkı değil aksine zarar veren meşhur İzmir İl Başkanı Bülent Delican. Delican gibilerin hatalarını görmeyi bırak aksine destek olan Sayın Başbakan da politika adına hata üstüne hata yapmaktadır.

O yazımda da eleştirdiğim gibi Sayın Başbakan Bülent Delican’ın geçen dönem Ak Partiden üçüncü sıradan milletvekili adayı yapmak için uğraş verdiği ve Ankara’ya önerdiği çok değer verip kurtarıcı olarak gördüğü İzmir Esnaf Birlik Başkanı konusunda hata yapmayı sürdürmektedir.

Sayın Başbakanın her seçimde kurtarıcı olarak gördüğü ve ziyaret ederek onurlandırdığı bu esnaf baronunun esnafa ne kadar büyük kötülük yaptığını ve esnaf şirketi olan BESAŞ’ta yaptığı yolsuzluk nedeniyle mahkemelerde yargılandığını bildiği halde sahip çıkması onurlandırması kabul edilecek bir durum değildir, faturası da KDV’siyle birlikte oy kaybına neden olacaktır!

Sayın Başbakan ve bazı partililerce söz konusu kişi AKP’li görülse de partiyle uzaktan yakından alakası olmadığı bir gerçektir. Ak Parti milletvekilleri ve teşkilat mensupları bakan ve başbakanı alırlar bu zatların ayağına götürürler ama bunlar ise CHP mitinglerine koşarak giderler, yani CHP’nin ayağına giderler, aşağıdaki resimlerde bunun ispatıdır! Sayın Başbakan onu ziyaret eder o İnce’nin mitingine koşarak gider ve protokol yemek masasında boy gösterir.

Sayın Başbakan! Siz Türkiye Cumhuriyetinin başbakanısınız hangi mitinginize koşarak gelip katıldı bu baronlar?

Ve dahi hangi özel toplantınıza geldiler?

Seçimler yapılsın hayırlısıyla yazacak ve konuşacak çok şeylerimiz olacak bakalım Mevla’m neyler neylerse güzel eyler…

Seçimler ülkemiz ve milletimiz için hayırlara vesile olur inşallah.