CHP'NİN DNA'SI OLAN SOSYALİZM VE EMPERYALİZM İLE...
TAHSİN GÜZEL

TAHSİN GÜZEL

CHP'NİN DNA'SI OLAN SOSYALİZM VE EMPERYALİZM İLE İMTİHANI

27 Ocak 2019 - 15:48

Siyasi hayata aktif olarak girdiğimden bu yana CHP’nin nasil bir‘ SOL’ ve nasıl bir ‘SOSYALİST’ parti olduğunu hep merak etmişimdir.

Ülkemizin tüm burjuva takımının yaşadığı elit bölgelerde neden hep CHP birinci parti oluyor?

Askeri darbe ve postmodern tanımlı müdahalelerden neden hep CHP karlı çıkıyor, hep merak etmişimdir.

Merakımı yenmek adına mutlaka bazı tespitleri yapmam gerekiyordu, işe CHP’nin parti tüzüğünden başlamayı uygun gördüm, tüzük, ne de olsa partilerin aynasıdır.

Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) Parti Tüzüğü’nün; ‘KURULUŞ VE İLKELER’başlıklı 1’inci maddesinin (4) numaralı fıkrası aynen şöyledir: Cumhuriyet Halk Partisi, başta Kurtuluş Savaşımız olmak üzere Aydınlanma ideallerini, emek mücadelelerini, sosyal demokrasinin özgürlük, eşitlik ve dayanışma ilkelerini benimseyen çağdaş demokratik sol bir siyasal partidir.

Bu maddede anahtar cümleler: ‘emek mücadelesi’, ‘sosyal demokrasi, özgürlük’ ve ‘sol’ dur.

‘AMAÇ’ başlıklı 2’nci maddesinin (f) fıkrası da “f) Her türlü sömürüye ve emperyalizme karşı çıkmak; ülkemizin ve yurttaşlarımızın refah ve saygınlığını korumak ve yükseltmek,”

Bu maddedeki anahtar cümleler ise (ki bu daha da önemli) ‘sömürü’ ve ‘emperyalizm’ dir.

CHP’nin şu an içinde bulunduğu durumda tüzüğündeki bu anahtar cümlelerin hiç bir anlamı ve uygulanabilirliği sözkonusu dahi değildir! Aksini iddia eden bir partili varies çıksın karşıma!

Üyesi olduğu Sosyalist Enternasyonal 2008 yılında "CHP'nin izlediği politikalar sosyalist politikalara uygun değil" diye açıklama yapmadımı, CHP'nin uyarılması için önerge hazırladığı ortaya çıkmadımı?

Alın görün işte CHP’nin ‘SOL’ luğunu, ‘SOSYALİST’ liğini ve bilcümle nasıl bir ‘EMPERYALİST’ karşıtı olduğunu…

Sayın Deniz Baykal’a kurulan kaset kumpası skandalının ardından görevi devralan CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun bir ABD projesi olduğu Wikileaks’teki Amerikan hükümet yazışmalarından, ABD’de devlete yakın düşünce kuruluşlarının raporlarına kadar her yerde açıkça ortaya çıkmadımı?

Kılıçdaroğlu bu göreve gelmeden yıllar once onunla görüşmeye başlayan ABD’li yetkililer zaman içinde Kılıçdaroğlu’nu Baykal’ın alternatifi olabileceği yönünde raporlar gönderdiği basınımızda yeralmadımı?

ABD eski Dışişleri Bakanı Hillary Clinton ise göreve gelmesine günler kala Kılıçdaroğlu hakkında tüm bilgileri ve Baykal’la ilişkisi hakkında bilgiler istedi. ABD’li düşünce kuruluşlarının raporlarında ise Kılıçdaroğlu’nun ‘kullanılabilecek’ alternative olduğu ve bağlantı kurulması gerektiğini yazdı. Silkroad Enstitüsü’de açıkça Kılıçdaroğlu’nun Baykal’ı istifaya zorlandıktan sonar yerine getirileceği yazıldı.

Düşünebiliyormusunuz, küresel haydut ve emperyalizmin ağa babası ABD, sosyalist, özgürlükçü sol bir partyi (CHP) dizayn ediyor ve buna hiç bir partili ‘neler oluyor?’ diyemiyor!

İşte alın size taptaze ve en canlı örnek: Venezuela'da yer yerinden oynuyor. ABD ülkenin seçimle iş başına gelen başkanı Nicolas Maduro'ya darbe yapmaya kalkıyor. Eyaletine vali atar gibi ülkeye geçici başkan getirmeye çalışıyor. Venezuela'da halk sokaklara dökülüyor. Bizim ülkede sol, genetic yapısı itibarıyla anti-emperyalist tirya...Herkes ABD'ye "go home" diye haykırmalarını beklerken onlardan 'tık' yok. Bakıyorsunuz, Venezuela'da darbe yapılan solcu hükümete, Türkiye'deki sağcılar ve muhafazakârlar destek çıkıyor. Anlayacağınız, her şey tersine döndü. Türkiye'de artık sağcılar sollaştı, solcular sağlaştı.

Nicolas Maduro Moros, Venezuela Birleşik Sosyalist Partisi’nin genel başkanı ve ülkenin de devlet başkanıdır. Harbi sosyalist ve delikanlı bir emperyalist karşıtıdır. Petrol ve doğalgaz zenginliğine çöreklenmeye çalışan şeytan ABD’ye kafatutuyor, bu ülkedeki konsolosluk ve elçiliğini kapatıyor, ABD diplomatlarının da Venezuela’yı terketmelerini söylüyor.

Bu olaylar karşısında bizim sözde sol ve sosyalist CHP ne yapıyor? SUSUYOR!

Allah aşkına; 15 Temmuz darbe kalkışması gecesi beyaz gömlek kırmızı kravatı ile adeta ‘görev’ bekler edasını unutamadığımız Kılıçdaroğlu’nun ağzından bu konuyla ilgili bir kelam duydunuz mu?

Duyamazsınız, çünkü bizim solcular tatlısu solcularıdır.

Ezilen işçi, köylü ve esnaftan yanadırlar ama 495 TL'lik Etromarka gömlek giyerler…

Sosyalisttirler ama emperyalist ülkelerin partilerini ‘dizayn’ etmesinden hoşnutturlar…

Oy depoları sözde ‘varoş’özde ise elit burjuva bölgelerdir…

Bu satırların yazarı olarak ben, fabrikalarında yüzlerce emekçiyi istihdam eden, onların kuruşuna kadar hakkını veren birisi olarak sağ görüşlü ve muhafazakar bir insanım ve Venezuela’nın devlet başkanı delikanlı solcu Maduro’ya diyorum ki: Estoyconresisto Sr. Nicolas Maduro Moros!

 

(Türkçesi: Yanındayım diren bay Nicolas MaduroMoros)