TAHSİN GÜZEL

TAHSİN GÜZEL


CAN MI? CANAN MI? 

13 Aralık 2016 - 10:56 - Güncelleme: 13 Aralık 2016 - 10:58



Elbet can!
Ülkemizde yaşanan elim olaylar karşısında içimden o kadar gün görmedik sözler söylemek ve yazmak geçiyor ki, ama yazamıyorum. Çünkü terbiyem müsaade etmiyor. Bu kadar kanı bozuk hainin beslendiği, sözde sanatçı, gazeteci, ilim bilim adamı ve politikacının itibar gördüğü ve adam yerine konulduğu bir başka ülke var mıdır?
Bu kadar cana kıyılırken, basit bir olaymış gibi sosyal medya aracılığıyla buna kılıf uydurmaya çalışan,  sebeplerini tartışan, politika adına eviren çeviren soysuzlara demokrasi adına hoşgörülü davranan, devlet imkanlarından yararlanmalarına sesiz kalan bir millet, demokrasi adına ahkam kesmelerine izin veren yer yüzünde bir devlet var mıdır acaba?

İçinde olduğum için benim uzmanlık alanım esnaf ve sanatkarlar teşkilatlarında yaşanan yolsuzluk ve sürdürülen saltanatları yazmaktır ama zaman zaman yaşanan benzeri olaylar vuku bulunca sabretmek mümkün olmuyor, insan çileden çıkıyor…

Bırakın  Güneydoğu’daki belediye ve kamu kurumlarının işgalini, İstanbul, Ankara ve özellikle de İzmir Belediyelerin de bu örgütün yandaşları gönüldaşları ve en büyük istihbaratçılarının olduğunu, dahası bu kentler yanında birçok ekonominin lokomotifi olan kentlerde turizm, gıda, tekstil ve nakliye gibi her tür ticari faaliyetler de bulunduklarını yaza yaza dilimde tüy bitmiştir.

Hangi devlet parlamentosunda hain besler? Silahlı teröristlerin dağda kravatlı olanlarında ovada, çarşıda, pazarda hatta parlamentoda olduğunu yayınlan onlarca yazımda dile getirdim. PKK’ nın Parlamento temsilcileri yanında devletin diğer kurumlarında memur, odacı, çaycı, şoför, sanatçı ve kanatçı ama özünde teröristlerin istihbaratçıları olduğu konusunu da her fırsatta iddia ettim ve yazdım. 
Yine iddia ediyorum ki, çarşımızda, pazarımızda ve kamu kurumlarımızda bu soysuzların kuzu postuna bürünmüş teknik kadroları hala mevcuttur…   

 Artık bu devlet hoşgörüyü bırakacak, halk da her şeyi polisten, askerden, savcıdan beklemeyecek, çarşıda, pazarda ve mahallesinde polis, asker ve savcı olacak, gözünü dört açıp üzerine düşeni yapacak ve her şeyi devletten beklemeyecek.      

Dostlar bu ülkenin en önemli ve öncelikli sorunu terördür! Bunu dağdaki çoban da biliyor.
İkincisi ise yolsuzluktur, birileri saltanat süserken, birilerinin ocaklarını söndürüyor.
Üçüncüsü de nemelazımcılıktır.

Tabi ki önce can, canlar devreye girince canan ikinci plana atılıyor. Dolayısıyla Türkiye de yaşanan ve gündemi değiştiren bazı olumsuzluklar yolsuzluk ve hırsızlığı üçüncü plana atıyor, dolayısıyla bazı benzeri olaylar öncelikli konu olmaktan çıkıyor bu da bizim esnafı soyanların işine yarıyor. Benim yiğit polisim, askerim üç beş bin lira maaş alırken, devlet ve milleti adına canını verirken, geride kalan ailesi ve çocukları iki-üç bin lira maaş alırken,  söz konusu uyanıklar on bin, yirmi bin; Ağaları da 50- 70 bin lira maaş almayı sürdürüyor, yanlışlarının hesabı da başka bir bahara kalıyor.

Gündem Otuzbeş ve Ege Lobisi'nde yayınlanan son yazılarımda dikkat çektiğim benzeri konular bu ülkenin kanayan yarası ve gerçekler bu konuları her defasında geneli tenzih ederek kaleme almama rağmen bazı esnaf oda başkanı arkadaşlar alınıyor, darılıyor, konunun önem ve ehemmiyetinden ziyade esnaf teşkilatları sözüne takılıyor.

Sapla samanı karıştıranlara tavsiyem kaleme aldığım konuların belgelerini yanıma teşrif edip görmeleridir. Baksınlar sözünü ettiğim zatı muhteremler kaç para maaş alıyorlar, dahası 15 Aralık 2016 Perşembe günü saat 10.30’da İzmir 13’ üncü Asliye Ceza Mahkemesine teşrif etsinler,  etsinler ki temsil ettikleri esnafın alın teri el emeğiyle ödediği aidat paralarıyla kurulmuş ve en büyük ortağı olan İzmir Esnaf Birliğinin paralarının kimler tarafından ‘İÇ’ edildiğini görsünler. 

Bu tiplere de söyleyecek çok sözüm olacak ama Türkiye’nin günümüzde acısı büyük, millet olarak ciğerlerimiz yanıyor, zaman her şeyin ilacıdır beklesinler cevaplarını alırlar. Allahtan başka kimseden korktuğumu falan sanmasınlar, bu can bu devlet ve millet için helal olsun! Aksi halde bu ülke için canlarını veren Şehit yiğitlerimizin üzerimizdeki hakları helal olmaz, onlara borçlu oluruz.