TAHSİN GÜZEL

TAHSİN GÜZEL


ASALAKLARIN LEHİNE OLACAK ORTAMDA YAPILAN ESNAF VE TİCARET ODALARI SEÇİMLERİ

24 Ocak 2018 - 10:16

Türkiye açısından çok çok önemli bir yıl 2018. Dahası iktisadi ve ekonomik açıdan olduğu kadar da birlik ve beraberlik açısından sınav vereceğimiz bir yıl 2018, bu zor süreçte sözde istikrarın temel taşlarını oluşturan sivil toplum örgütleri denilen sözde kamu nitelikli bu kuruluşlardan olan Esnaf Oda, Birlik, Federasyon ve Konfederasyon ile Ticaret ve Sanayi Odalarının da seçimlerinin yapılacağı bir yıl 2018.

Bu kurumların temsil ettikleri üyelere zerre kadar katkıları olmasa da, politikacılarımız açısından bu kurumlar önemli görülüyor, nedeni de iç dinamizmin mihenk taşları ve ülke ekonomisinin lokomotifi olan, üreten ve istidam yaratan sosyal dengeyi elinde tutan büyük bir kitlenin üyesi olduğu ve temsil edildiği bu kurumların etkisi var sanılıyor, bilmiyorlar ki seçenler üzerinde hiçbir etkileri yok…

Bir başka yanılgı da bu kurumlara seçilecek idarecilerin üyeleri bir emir ve komutayla istediği istikamete yönlendirebileceğidir, siyasetçiler böyle görse de kesinlikle böyle değildir. Çünkü bu kurumlar üyelerinden zorunlu aidat adı altında topladığı milyonlarla saltanat sürer bunu siyasetçiler bilmese de üyeler bilirler ve kendilerini yöneten idarecilerden de nefret eder…

Politikacıların bir başka göremediği ise 5362 sayıl kanunla idare edilen Esnaf Oda, Birlik, Federasyon ve Konfederasyon ile 1163 sayılı kanunla idare edilen Esnaf Kefalet Kredi Kooperatiflerinin evrak belge gelirleri yanında zorunlu aidat adı altında yıllık gelirleri olan, bir milyara yakın paradır, bu milyarların belirli bir zümrenin saltanat sürmesi için harcanmasıdır, bu paralar idareciliği iş edinmiş ancak dört asalağın karnesini düzeltir. Bu gelirler neredeyse bir bakanlık bütçesine eşdeğerdir, bunu garip esnaf bilse de siyasetçiler bilmez, gözü kördür görmez…

Devamı yazılarımda bu konulara değineceğim sayısı oldukça çoktur ama onlarcasından sadece bir örnek, kimseyi hakir görmek gibi bir gaflet içinde filan değilim ancak işi pazarda yumurta satmak olan İzmir Esnaf Birliğinin başkanı bu zat hiçbir ticari faaliyeti olmadığı halde, 2006 yılında İzmir gibi bir kentte vergi rekortmenleri arasına yer alması, iddialara göre onlarca gayrimenkul, taksi plakalı araçlar, daha da enteresan olan söz konusu başkanın adliyeye intikal eden teknik yolsuzlukla ilgili verdiği ifadededir, beyefendi banka hesabına yatan milyonların nereden geldiğini bilemediğidir.

Efendi! Bu para 3-5 lira değil 3-5 milyon… Sen ancak kendini kandırırsın.

Aslında 5174 sayılı kanun çerçevesinde sevk ve idare edilen Ticaret ve Sanayi Odaları da farklı değildir. Buraların da bütçeleri azımsanmayacak kadar çoktur, bu kurumlara üye olan tüccarlar küçük esnaflardan daha bilinçli olduğu için hak ve hukukunu zaman zaman ararlar, idarecilere zaman zaman hesap sorsalar da buna şahit oluyoruz, ancak değişen bir şey yok, genelde bütçeler bazı idarecilerce aynen har vurulur harman savrulur, tıpkı esnaf teşkilatlarında olduğu gibi. Bu kurumların topladığı milyonlarca paranın ne bir üyeye ne de bu ülkeye bir katkısı yoktur. Böyle bir keyfiyet de Türkiye’den başkada hiçbir ülkede de yoktur, ayrıca zorunlu aidat da yoktur…

Hükümetler zaman zaman bu çarpık düzene neşter vurmak istese de aşırı bir gürültü çıkar, esnaf teşkilatlarının 40 bine yakın maaşlı idareci ordusu idare ettikleri iki milyona yakın esnaf destek vermese de destek veriyormuş gibi onlar adına şovunu yapar. Siyasetçiler de bu gürültüden korkar, esnafı dikkatte almadan idarecilerin gürültüsüne kanar geri adım atar, siyasi hesaplar nedeniyle…

Bunu geçmişte gördük, post modern dost modern darbeler girişiminde silahlı kuvvetler yanında iki milyon esnaf destek vermese de Beşli Çete diye adlandırılan, silahsız kuvvetler içinde yer alan bu teşkilatların üst kurulu TESK, hükümete karşı öncüydü bugün uzantıları olan mevcut kadrolarda aynıdır. Hafızanızı zorlarsanız, 2006 da bu teşkilatlarla ilgili 58’ nci Hükümet bir girişimde bulundu kıyamet kopmuştu…

Bunu yapan sözde idareciler, temsilcisi olduğu kurumların bütçeleri yanında bu kurumlar uhdesinde bulunan şirket otel, lokal, vakıf ve benzeri varlıkları soyan soğana çeviren ve günümüzde yargılanan sözde üst düzey idarecilerdir… Ama birde henüz yargılanmayan idareci güruhu vardır. Bunlar kafalarını kuma gömmüş hacetleri ayan beyan ortada olanlardır, oda bütçesinden yurtdışı zevk-i sefa gezileri düzenleyen, kendisine aylık benzin istihkakları çıkartan, dükkânını odaya kiraya verip apartmanın dördüncü katında oto döşemeciliği yapan, aylığı on bin lirayı geçen ama asgari ücret dahi etmeyen kapasitedeki asalaklardır. Bunların bir bölümüne 2018 Haziranında hesap soracaklar, ama benim hesabım ayrı olacak… İnşallah Haziran içerisinde saman altından su yürüten bu kapasitesiz acizler hakkında çok güzel bilgiler vereceğim sizlere. Haziran diyorum, çünkü onların genel kurulları o ay içerisinde olacak, delegelerin hafızaları taze bilgilerle dolsun.

Geçmişte bazı hükümetler döneminde olduğu gibi Ak Parti Hükümeti de bu konuya önem vermiştir, ancak bu konuya el attığı zaman ülkede beklenmedik bazı olaylar devreye girmiştir, bu önemli konu ise gündem dışı kalmış, dolayısıyla bu teşkilatlara çöreklenmiş asalaklar tekrar bu kurumlarda vücut bulup soyguna devam etmişlerdir. Günümüzde de bu kurumların seçim öncesi Hükümet tarafından ciddi bir çalışma başlatılmıştı fakat Afrin’e yönelik Zeytin Dalı Operasyonu bu sistemden beslenen asalakların ekmeğine yağ sürmüştür.

Burada iki milyon esnafın 3200 oda, birlik ve federasyonunun 32 bin idarecisi içinde kanun ve kurala uyarak hizmet eden değerli başkan ve yöneticileri tenzih ediyorum. Benim derdim adam gibi görevini yapan Ticaret ve Sanayi Odaları başkanları da değildir. Söz konusu aktörleri kamuoyu da ülke genelinde bu teşkilatlara üye olanlar da bilir… Bilir de iradeyi değiştirmeye güçleri yetmez çünkü entrikaların yazarçizerleridir söz konusu bu idareciler.

Umarım ve umut ediyorum, ülkemiz üzerinde oynanan kirli oyunlar bozulur, hainlere hak ettiği dersi verilir, sıra söz konusu bu oyunculara gelir, ihanetlerinin hesabı sorulur.