ÇİRKİN KRAL
ŞENGÜL HALAT

ŞENGÜL HALAT

ÇİRKİN KRAL

15 Eylül 2018 - 14:17


Bir zamanlar çok uzak bir ülkede yaşayan bir kral varmış. Kendisi dışında herkez onun kral olduğunu söylermiş ama o bir türlü buna inanmazmış. Kendisinin kral olmak için sahip olduğu hiç bir lütfunun olmadığını düşünürmüş.

Beni diğer insanlardan farklı olduğuma inandır tanrım dermiş. İnandır ki bende o insanlar gibi değilde krallarıymış gibi hissedeyim. Bu yüzden bir türlü mutlu olamıyor yaptığı hiçbir şeyden memnun kalmıyormuş.

Kral bir gün sarayın bahçesinde güllerine bakarken karşısına bir pire çıkmış. Sen bir kralsan söyle bakayım ben neyim demiş krala. Kral sağa sola bakmış kimseler yok. Konuşmuş pireyle. Sen demiş hiçbir şeysin.

Evet demiş pire. Peki sen nesin.

Ben kralım demiş adam.

Nereden bilebilirim demiş pire. Kime sorsan söyler demiş kral.

Peki demiş pire eğer cesaretin varsa gel benimle biraz dolaşalım.

Masal buya kralla pire düşmüşler yola. Karşılarına bir atlı çıkmış. Kral söyle bakayım atlı ben kimim demiş.

Seni daha önce görmedim demiş atlı ama belliki yolunu kaybetmiş birisin.

Kral sinirlenmiş. Sen benimle nasıl böyle konuşursun demiş. Atlı, ne oldu seninle nasıl konuşulur ki? Sen nasıl konuşulması gereken birisin? Kral, ben kralım diyememiş. Var git benden bulma deyip yoluna devam etmiş. Sonunda soluklanacakları bir yere varmışlar. Yiyip içecek ne var diye çağırmış kral kahveciyi. Adam hışımla getireyim ne varsa deyip gitmiş. Az sonra önlerine koymuş bir tas yoğurtla biraz da ekmek. Kral olacak adam ülkede bırakmadı bir bolluk düzen, eli iş görmez oldu kimsenin kralın çekimserliğinden deyip giderken Kral söyle bakayım ben kimim diye sormuş. Sen mi biraz meraklı birisin. Yanlarından koşarak geçen bir çocuk çarpmış krala. Kralın yoğut kasesi devrilmiş. Kral sinirlenmiş. Sen neyaptığını sanıyorsun? Sen benim kim olduğumu biliyormusun? Derken gene susmuş.

Çocuk özür dileyip bu kadar sinirlenme amca belliki çok gergin birisin. Ben sana yeni yoğurt söylerim. Burası babamın yeri deyip gitmiş.

Akşam vakti bir dükkana girmişler. Kral bir kumaş beğenmiş. Adam parasını söyleyince kral sinirlenmiş. Bu çok pahalı. Ben yarısını vereceğim sende alacaksın diye buyur etmiş. Adam biraz korksada, beyim belliki sen bir zorbasın ama ben buna izin veremem. Hakkım neyse isterim yoksa canımı verir hakkımı vermem demiş.

Ertesi gün kral giyinmiş hazırlanmış. Kimseye haber vermeden saraydan çıkmış. Oturmuş aynı kahveye bir fincan çay söylemiş. Kahveci yine asık suratla getirmiş çayını vermiş. Kral çayını içiyor ama içi içini yiyormuş. O koca kralmış ama kahveci nasıl oluyorda ona böyle sıradan davranıyormuş? Bunu bir türlü kabul edemiyormuş. Çağırmış kahveciyi oturtmuş karşısına sohbet edelim demiş. Adam benim boş vaktim yok sohbetle harcıyacak işim gücüm var. Çok istiyorsan boş vaktimi bul deyip kalkmış.

Kral nasıl oluyorda kendisine böyle davranıldığını anlamıyormuş. Oysa sarayda herkez ona saygı gösteriyor, her dediğini yapıyormuş. Kralı almış bir sıkıntı. Zaten huzursuz olan kral iyice huzursuz olmuş. Takmış kahveciye kafayı. Her zaman uğrar olmuş kahveye. Adamla sohbet etmenin yollarını aramış. Kahvecinin kendisine saygı göstermesini öyle çok istiyormuş ki, hemde kral olduğunu bilmeden.

Kral hastalanmış yataklara düşmüş. Günlerden bir gün kahvecinin evini sordurmuş kalkıp ayağına gitmiş. Kapıyı karısı açmış. Kral içeri geçip oturmak istemiş. kadın olmaz demiş kocam evde yok duyarsa ne der deyip kralı kovmuş. Kral dayanamamış, kadın kadın demiş ben kralım kral.

Kadın kahkahalarla gülmüş. Avazı çıktığı kadar bağırmış. Komşular yetişin burda bir deli var evime girmek benimle konuşmak istiyor. Üstelik ben kralım diyor. Ben kimim ki benimle sohbet etmek istesin bir kral.

Neye uğradığını şaşırmış. insanlardan o güne kadar her istediğini alan kral şimdi bu duruma düştüğü için iyice içerlemiş.

İnsanlarla olmaya çalıştıkça onlardan uzaklaşmış.

Sonunda sevilen bir insan olmaya karar vermiş.

Birgün yolda bir çobana rastlamış, oturmuş yanına. Ordan burdan konuşurken birde ne baksın çoban atmış tüm dertlerini sorunlarını kralın omuzuna çekmiş gitmiş yoluna. Zoruna gitmiş düştüğü bu durum kralın. Kendini çaresiz hissetmiş.

Bulmuş çobanın evini. uzaktan izlemeye başlamış. Çoban mutlu yiyip içip karısıyla ve çocuklarıyla dövüşe sevişe yaşıyor.

Kral daha da kızmış kendine. Daha da uzaklaşmış insanlardan.

Birgün bakmış zengin bir adam yakmış nargilesini tüttürüyor usul usul. Geçip oturmuş yanına oda söylemiş bir nargile ordan burdan sohbet etmişler. Derken para pul meseleli bir sohbetle bitirmişler günü. Zengin gitmiş yoluna. Gene bizimki kalmış zenginin sorunlarıyla sıkıntısıyla.

Her gördüğü insanla biraz daha mutsuz olmuş bir halde hiç mi mutlu insan yok bu dünyada demiş kral kendi kendine.

Dedikya çirkin kral diye.

Kralın yüzü değilmiş ki çirkin olan. İçinde ne varsa yüzüne vurmayan, onu içten içe kemiren, her gördüğünde karşısına çıkan, bazen duvar olan yolunda, bazen zorba. Geçit vermemişler krala, kralın insan olmasına.

 

 


 


GÜNDEM OTUZBEŞ İHA ABONESİDİR