MUZAFFER BEKEN

MUZAFFER BEKEN


Vaka-ı Muharrem

12 Ağustos 2020 - 13:17

Hırs; hem heyecan hem de müthiş zevk vericidir. Belirlediği hedefe ulaşmak için heyecan içinde mücadele eder. Hedefe ulaştığında zevklerin en büyüğünü orgazm olma seviyesinde yaşar.

Hırsın diğer yanı da kendisini bitirmesidir. Ulaşmak istediği hedefe gitmekte olduğu yolun kendisine zarar verirci olduğunu bile bile heyecan ve zevk duyarak devam eder. Zaman zaman üzülür, zaman zaman acı duyar ama inatla, ısrarla sürdürür, kimse vazgeçiremez.

Muharrem İnce, 2002 yılında Yalova milletvekili olarak Meclisteki ceylan derisi koltuklara oturduğunda kısa vade hedefi olan CHP Grup başkanvekilliği ve Parti Meclis üyeliğine ulaştı. Sonraki yıllarda önüne iki büyük hedef koydu; CHP Genelbaşkanı ve Cumhurbaşkanı olmak. Her ikisi birbirini tamamlayan birbirinden ayrılmayan olduğunun farkındaydı. Önce iki kez CHP Genelbaşkanlığına aday oldu ve ikisinde de kaybetti ama asla yenilgiyi kabul etmedi, sürekli kendini gündemde tutup fırsat kolladı. Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı seçiminde fırsatın çıktığını gördü ve “Genelbaşkan aday değilse ben adayım” diyerek ortaya çıktı.

Kılıçdaroğlu’nun gönlünde yatan sağ partiler ile ittifak yaparak CHP dışında bir cumhurbaşkanı adayı oluşturma isteği Meral Akşener’in adayım diyerek ortaya çıkmasıyla suya düştü. M. İnce atak yaparak CHP’nin cumhurbaşkanı adayı olmayı başardı.

M. İnce seçimi kazanamayacağını çok iyi biliyordu çünkü sandıkların açılmasından çok fazla zaman geçmeden “adam kazandı” açıklaması yapması baştan yenilgiyi kabul ettiğinin işareti oldu.

M. İnce oyların sayılmaya başlandığı akşam çok heyecanlıydı ama heyecanı seçimi kazanma olasılığından değil yüzde 30 civarında oy almasının CHP Genelbaşkanlık yolunu kesin olarak açmış olduğuna inanmasındandı.

M. İnce Cumhurbaşkanı adayı olduğunda Genelbaşkanlığı garanti ettiğine emindi. Çünkü Tayyip’e olan tepki oyların çoğunun seçimin ikinci tura kalması umuduyla CHP’ye gideceği belliydi. CHP’nin önceki seçimlerden aldığı oylardan daha fazla oy alması bekleniyordu, M. İnce değil de başka bir aday da olsa üç aşağı beş yukarı aynı sonuç alınacaktı.

Kongrelerde delege oylarıyla elde edemediği genelbaşkanlığı cumhurbaşkanlığı seçiminde alınan oylarla kazanacağının hesabını yaptı. Nitekim seçim sonrası olağanüstü kongre toplayarak genelbaşkan olma isteği bunun kanıtıdır.

Birileri M. İnce’ye yüzde 30’u sen aldın diyerek inandırmışlar. İnce’de her fırsatta” ben yüzde 30 oy aldım”, “ana muhalefet benim” diyerek çıkış yapıyor; ana muhalefet partisi olan CHP’nin yerine kendini koyuyor. İkincisi Tayyip’in rakibi benim, başkası olamaz demeye vardırıyor. Ama sonuçta birileri zavallı M.İnce’ye gaz veriyor, kimler olduğu biliniyor, o da bu gazla kendini bulunmaz Hint kumaşı sanıyor.

Fiyasko ile sonuçlanan olağanüstü kongre girişimi Genelbaşkan olma umudunu kısmen yitirti ama 2019 seçimlerinde CHP yine bekleneni alamayacağını ve ardından gidilecek kongrede genelbaşkan olacağı inancıyla kendini her fırsatta gündem de tutmaya çalıştı.

M. İnce 2019 seçim sonuçlarından sonra iki hedefinden birinin gerçekleşmesinin olanağı olmadığını gördü, bu yüzden CHP’nin 2020 Haziran ayındaki kongresinde genelbaşkanlığa aday olmadı.
M.İnce’nin artık tek hedefi kaldı; Cumhurbaşkanı adayı olmak. Ancak önümüzdeki seçimlerde M. İnce’nin CHP’den cumhurbaşkanı adayı yapılmayacağını sıradan vatandaş da biliyor. 2019 seçimlerinde seçim gecesi M. İnce gibi ortadan kaybolmayarak CHP İstanbul örgütü ile sandıklara sonuna kadar sahip çıkan, her türlü hileyi önleyen İmamoğlu daha o akşam M. İnce’nin önüne geçmişti ve M. İnce’de kıskanarak bunu izledi, bir o kadar da üzüldü. Belki de o akşam yeni bir stratejiyi destekçileriyle birlikte oluşturulmaya başladı.

Cumhurbaşkanlığı seçimlerinden önce M. İnce parti falan kuramaz, eski MHP’li Yaşar Okuyan’ın dediği gibi kursa kursa ancak turşu kurar. Parti kuruyorum diyerek cumhurbaşkanlığı adaylığını garantilemeye çalışıyor. Onunda ucu cumhurbaşkanlığı seçimi sonrası, biraz da sonuçlara bağlı, kurmak istediği partiye hizmet etmesine ulaşıyor.

M. İnce hırsından dolayı kendi kendini CHP’de bitirmiştir. Kendisinin bittiğini gören M. İnce şimdi CHP’yi nasıl bitiririm hesabındadır. Çünkü cumhurbaşkanlığı seçimi sonrası kuracağı partiyi CHP’nin yerine geçirmek istemektedir. Dolayısıyla o tarihi bina yıkılmadan ne olduğu belirsiz, hiçbir özelliği olmayan bina kurulamaz.