CEM SEYHUN ÜNBAY: DIŞBÜKEY AYNA'DA ÖZ-PORTRE
KORAY FEYİZ

KORAY FEYİZ

CEM SEYHUN ÜNBAY: DIŞBÜKEY AYNA'DA ÖZ-PORTRE

17 Eylül 2018 - 14:38

Hayalimizin, yaşadığımızı ve dünyada kim olduğumuzu belirlerken önemi, İzmir’li şair Cem Seyhun Ünbay’ın şiirinde tekrar tekrar ve güçlü bir tema olarak karşımıza çıkıyor. Ünbay için hayal sadece rüyalarımızda değildir, kendi tarihlerimize ve mümkün olanı hissetmemize rağmen hem bunları yapmanın imkânı hem de varlığımız açısından önemli bir role sahiptir.

Hayal gücü, bir şekilde, kendi anlamımızı belirleme gücümüzdür. Anlamın herhangi bir örneği üstlenmesi için bazı yaratıcılıkların uygulanması gerekir. Hayal gücü olmadıkça, gerçekler atıl kalır. Bu tematik kanaat neredeyse doğrudan şairin “aşk ki… sevilerek” adlı kitabında yer alan “Geldiğinde İlk” başlıklı şiirinde ifade edilir. Birlikte okuyalım:

“kadınım/ bak/ hâlâ / balkonda/ bakışın/ fincanı/ tutuşun/ aynada/ gözün/ koltukta/ izin/ havluda/ yüzün/ yatakta/ kokun/ yastıkta/ saçın/ boynumda /sıcağın /omzumda/ yatışın/ göz/ ucumda /azat/ kuşun/ duvarda/ sesin /tende/ nefesin/ durur/ duruyor/ durmakta/ duracak /bilesin…” (s:48-49)

Ünbay’ın şiirlerinin birçoğu geçmişe ilişkin gerginlik içinde ve bir cankurtaranlık veya anılar biçiminde yazılmış yansıtıcı ve retrospektiftir. Bu bağlamda, Ünbay’ın betimlediği sahneleri karakterize eden çılgınlığı not alabiliriz. Geçmiş statik değildir. Daha ziyade geçmiş, şiirde, şair tarafından geriye dönük olarak boyanmış bir tuvaldir.

Ünbay şair olarak her zaman öngörülemeyen bir yapıdadır ve şiirlerinde farklı anlatı biçimleri veya anlatı eksikliği ile denenmiş, çoğunlukla görünüşte rastgele ya da tavır ve davranışları toplumun benimsediği törel ölçülere uyan öğelerle ve görünüşte birbirine bitişik olmayan öbekleri eserlerine dâhil etmiştir. Bu tekniği, anlam soruları ile ve anlamın nasıl inşa edildiği ile ilgili olarak gösterebiliriz. Bunu yapmak, Ünbay’ı bilginin istikrarsızlığı ve akışkanlığıyla ilgili lirik-modernist şairlere ki bu da benliğin bilgisini içerir, bağlamaya yardımcı olur.

Ünbay’ın şiirinde geriye dönük stilin bir diğer önemli yanı, bu formülün kimlik üzerinde yaptığı örtülü yorumdur. Ünbay şiirleri hem konuşuyor duygusu oluşturan bir kolektif kullanıma ait hem de şiirlerde gerçeklerin anlam kazanması için hayallerin gerçeklere uygulanması gerektiği fikri var. Ünbay’ın kendi yaşamından çıkardığı kesitlerin geçmişi anımsatması, sadece gerçekleri tekrar anlatmak değildir. Bunlar çoğunlukla ve kelimenin tam anlamıyla, yeni sorulara yanıt aramaktan öte, Ünbay’ın sanatsal yaratı ve takdir süreci ile de ilgilidir.

Bir örnek daha vermek istiyorum. “Morötesi U/Yandık ki” adlı şiire bakalım şimdi. “sabahı açtık seninle /yanı başımızda /tezkoşar tavşan soluğu/ art kalmış ses (s) iz /uzak ve uzun hız /geceden tuz kokuyor /ses ve söz/ tekmil harfler /eflatuna dönüyor /gece morundan/odaya dökülüyor/ ıslak meşe/ çayır kokusu/ ince sızı /ağır su/gül (l) üyoruz tende /sabahın içinden/ “iyi ki…” diyoruz/ “varsın…” diye ekliyorsun /uzandığın yerde/ kedi gibi gerinirken… (s:66)

Ünbay, şiirde “tezkoşar tavşan soluğu” diye sesleniyorsa da, konuşmacının sesi bazen kendinden geri dönüşlü gibi görünüyor; öyle ki belli bir miktarda karışıklık, cazip ya da eğlendirici bir belirsizlik yaratan, zımnen sözlerle bir objenin fiziksel şekli ile ters çevrilmiş ve çarpıtılmış olmasının yanı sıra, portre bir zamanlar kaldırılmış mı yoksa uzaktan da yerleştirilmiş olabilir mi? Aynanın dış yüzeyi, dışbükeyliği ve mesafenin önemli derecede artması gibi.

Benzer şekilde, Ünbay, şiirdeki kelimelerin bazen yetersiz olduğunu kanıtlıyor: Müziğin anlamını arıyor ve bulamıyor. Yalnızca rüyanın duruşlarını görüyoruz bu dizelerde. Ünbay’ın şiirinde hayal gücünün anlam ve bellekte oynadığı role dikkatle bakmak, onun şiirlerinin bir çoğunu yorumlamanın zorlayıcı bir yoludur. Lirik-modernizm ile tematik olarak uyumlu olan ve tekrarlanan bu kavram onun şiirinin gücüyle birlikte, nostaljik kimliğini tanıdık kılıyor ve şairin karmaşık romantizmini veya nostaljisi ile kimliğinin çakışmasını uyandırmak için konuşuyor.

Dahası şair, hayal gücünü anlamın merkezine getiren kibrin öncülüğünde, anlam ve bilginin büyük bir belirsizliği veya ihtimali olduğunu ima eden tonlar taşır. Kendi anlamımızı yani, hayatımızın ya da kimliğimizin doğasını belirlemek için yaratıcılık yönümüzü uygulamak zorundaysak, o halde kendimizi hayal etmiyor muyuz, kendi düşüncelerimiz önemsiz mi?

Ünbay’ın şiiri temelde dünyayla etkileşime giren belleğin oyunu ve süreci ile ilgilidir. Bu onun en büyük teması, tartışmasız “B/Elli İz” ve “Kent Masalları” eserlerinde gösterildiği gibi. “B/Elli İz”de Ünbay’ın bilinci uzanır ve hayat, sevgi, bakış açısı ve gerçekliği dener ve yorumlar. Bu uzun ve kısa şiirler, bir bilmece ve madencilik için olgun maddenin bulunduğu pek çok yazınsal teori sunuyor. Belleğin ulaştığı, belleğin dışındaki herhangi bir şeyi kucakladığı, sonra tasarladığı eylemin bir ifadesidirler de ayrıca. Ünbay’ın izinden giden çoğu şair, gözlem ve spekülasyon arasında büyük ölçüde özgürleşmiş bir bağlanma hissi ile yazıyor; bu şaşırtıcı, bazen de okuyucuların bir kısmını şaşkına çeviren dil veya görüntülerle sunulan eğlenceli ve zihinsel öz-yansıma içeren meditatif şiirler üretiyor şair.

Şüphesiz, kişinin algılarını okuyucularla ilişkilendirmenin böyle bir yolu daha önce denenmiştir ve yeni değildir; ancak, bununla birlikte, Ünbay’ın şiirlerindeki konuşmacısı, şiire olan ilgiyi yeniden canlandırmak için ortaya çıkmış gibi görünüyor.

Ancak, çok sayıda yorumcu ve edebiyat eleştirmeninin onun şiiri hakkındaki görüşlerini yayımlamalarından bu yana geçen yıllar boyunca şairin kaydettiği gibi, şiirin gücünün büyük kısmı Ünbay’ın algılarına ilişkin vahiyleri ve yine de bir resimde fırça darbeleri gibi sözcükleri bilen bir şair olarak kendi portresidir. O şiiri, gerçek bir tecrübe için değerli bir temsil olmakla birlikte, hayali bir ikame olarak görmektedir.

 

KALAN

 

“duvarlar

tütsü

kokuyor

yastıkta

yüzün

sıcak

ve

havlun

hâlâ

ıslak

biliyor musun?” (s:103)

 

OKUMA NOTU:

Cem Seyhun Ünbay, “aşk ki… sevilerek”, Mühür Kitaplığı, 1.Baskı, s:103, İst., 2016.


GÜNDEM OTUZBEŞ İHA ABONESİDİR