ALİ İZZET ORAL

ALİ İZZET ORAL


YAŞASIN 27 MAYIS 1960 DEVRİMİ VE ANAYASASI

29 Mayıs 2019 - 10:07



27 Mayıs 1960'tan günümüze tam 53 yıl geçti... 53 yıl sonra yine bir  27 Mayıs'ı geride bıraktık... Egemen güçlerin ve iktidarın medyası yine hırçın ve azgın üslubunu takınarak koro halinde  27 Mayıs'a saldıracaklar, halk düşmanı  Adnan Menderes  ve Celal Bayar'a övgüler düzecekler, onların birer halk kahramanı olduğunu söyleyerek yüceltecekler .
                 
12 Eylül 1980 darbecilerinin tasfiye ettiği ''HÜRRİYET VE ANAYASA'' Bayramını hiç kutlanmamış adlederek, 1960 Anayasası'nın faşist 12 Eylül NATO'cu Generallerince ortadan kaldırıldığını göz ardı edecekler ve unutturmaya çalışacaklar. 27 Mayıs'ı, ülkemizin diğer askeri ve sivil darbeleriyle aynı çuvala koyup, sözüm ona demokrasi şarlatanlığı yapıp, islamcı gerici tezlerle yeni bir değerler dizimi yaratmaya ve tarihi bu tezleriyle yeniden yazmaya çalışıyorlar. Fakat biz biliyoruz ki, bir hareketin darbe mi devrim mi olduğunu anlamak için dayandığı güçlere ve yapılma amacına, yapılma sebeplerine, sonuçlarına ve nasıl bir düzen getirdiğine bakmak gerekiyor.

Ülkemizde demokrasiye karşı yapılan ilk darbe, Menderes hükümetinin yaptığı SİVİL DARBE'dir. Neden sivil darbe dediğime gelince, onu da şöyle özetleyebilirim; Menderes sadece DP milletvekillerinden oluşan bir tahkikat komisyonu kurarak, ülkedeki tüm siyasi faaliyetleri yasaklamış, bu komisyona yargılama ve tutuklama yetkisi vererek mahkeme konumuna sokmuştur. Temyiz yollarını ortadan kaldırmış, böylece YASAMA, YÜRÜTME ve YARGI'yı DP hükümetinde toplayarak sivil darbesini ilan etmiştir. Bu  kadarlada bitmiyor yaptıkları;
                  --- 1954'te seferberlik tetkik kanunu ismiyle KONTR GERİLLA'yı kuran
                  --- Koreye asker gönderip Türkiye'yi emperyalist savaşa sokan
                  --- NATO'yu ülkemize bela eden
                  --- Köy  Enstütilerini ve Halk Evlerini kapatan
                  --- Nazım Hikmet'i vatandaşlıktan çıkaran 
                  ---  6-7 Eylül provakasyonunu tezgahlayıp, Rum ve Ermeni vatandaşlarımızın mallarını  yağmalatan
                  --- 1951 Tevkifatlarıyla sosyalist, devrimci demokrat aydınlara baskı ve işkence uygulayan 
                  --- Demir yolu  yatırımlarını durduran
                  --- Kerkük ve  Musul'daki petrol haklarımızı kaldıran işte bu iktidardır.

ABD emperyalizmine uşaklık konusunda sınır tanımayan Bayar - Menderes  diktatörlüğüne karşı gençlik başkaldımıştı... 27- 28 Nisan olayları olarak bildiğimiz bu başkaldırıda Nedim Özpolat, Turan Emeksiz gibi yurtsever gençler ve Teğmen Ali İhsan Kalmaz şehit edilmişti. Fakat baskıya ve zulme karşı direnen bu gençlerimizin kanı elbetteki yerde kalmadı. Ordu içindeki genç subaylar ve yurtsever gençlik, finans kapitalistlerin ve tefeci bezirganların hükümeti olan DP iktidarını alaşağı etmişler, NATO'cu Generalleri tasfiye etmişlerdir. Atatürkçü aydınların ve demokrat üniversite hocalarının hazırladığı 1961 anayasasını bu hareketin bir sonucu olarak kabul edersek; diyebiliriz ki 27 Mayıs 1960 bir darbe değildir; halk ihtilali, bir devrimdir.

1961 Anayasası Türkiye tarihimizin en ileri, en demokratik anayasasıdır. Bu anayasa ile demokratik hakların ve sol örgütlenmelerin önü açılmıştır, üniversiteler özerk hale getirilmiş, emek örgütlenmesi, grevli toplu sözleşmeli sendikal dönem başlamıştır.  

27 Mayıs 1960 devriminin politik kazanımları emperyalistlerin ve yerli işbirlikçisi parababalarının işine gelmemiş ve NATO'cu Generaller vasıtasıyla 61 anayasasını tasfiye etmek, onun getirdiği demokratik ortamı ortadan kaldırmak için 12 Mart  ve 12 Eylül faşist darbeleri yapılmıştır ve devamında bu günlere gelinmiştir... Günümüz iktidarı işte bunların yani Mendereslerin - Bayarların devamıdır, yaptıkları uygulamalar ve güttükleri politikalarla ülkemizi emperyalizmin emrine vermişler, demokrasiyi, hak ve özgürlükleri askıya alarak, kendilerine özgü yasalarla ve kadrolaşmalarla SİVİL DARBE'yi hayata geçirmişlerdir .

Kendilerine sol ve sosyalist sıfatını takarak, her türlü darbeye karşıyız diyerek 27 Mayısı, 12 Mart ve 12 Eylül ile aynı kefeye koyanlara hatırlatmak isterim ki; 27 Mayıs asla bir darbe değildir, Türkiye'nin en ileri anayasasını yaratıp uygulamaya koyan politik bir devrimdir ve Kemalisttir... Onun için Deniz Gezmiş ve yoldaşları da savunmalarında 1961 Anayasasını ve 27 Mayıs devrimini savunmuşlardır.

Tarih bilinci olmayanların ve gerçekleri çarpıtanların maskeleri bir gün mutlaka düşecektir. Bu topraklarda ulusal kurtuluş savaşını savunanlar ve 27 Mayıs devrimine sahip çıkanlar elbet bir gün ülkemizde demokratik halk iktidarını gerçekleştirecek ve tam bağımsız ve gerçekten demokratik Türkiye'yi kuracaklardır. Bu görev tüm CHP'lilerin ve yurtsever devrimcilerin omuzlarındadır.

Yazımı bitirirken 27 Mayıs 1960 Devrimini ve bu uğurda hayatını kaybeden gençlerimizi demokrasi şehidi olarak kabul ediyor ve selamlıyorum...