ALİ İZZET ORAL

ALİ İZZET ORAL


UÇKUR, RANT VE SİYASET...

04 Aralık 2020 - 21:59



Taciz ve Tecavüz  kavramlarına sadece cinsel açıdan bakmak toplummumuzu sorgulamak açısından doğru bir yöntem olmaz kanatindeyim . 

Elbette ki cinsel tecavüz, bu olgunun en adi en vahşi en ilkel olanıdır...
Üstelik sadece insanların değil hayvanlarında kullandığı bir yöntemdir... 
İlkel komünal toplumda, önce yiyecek ve barınak bulabilmek için vahşet kullanan insanoğlu aynı zamanda dişiyi sahiplenmek ve üremek için vahşetin yanında tecavüzü ve olağanlaştırmıştır. 

Feodal toplum aşamasında ise kadınlar savaş ganimeti sayılmış, bu da tecavüzü meşrulaştırmakla kalmamış,  birde yaygınlaşmasına sebep olmuştur.

Kapitalist toplum aşamasına geçildiğinde ise, feodal toplum alışkanlıklarının terk edilmesi mümkün olmamıştır. Üretim araçlarına, dinsel topĺum örgütlerine ve siyasal parti organizasyonlarına sahip olan egemen güçler ve onların emrindeki feodal ahlakı aşamamış küçük burjuva lümpen güçler kadını dolgu malzemesi ve ticari meta olarak değerlendirmişlerdir.  

Kapitalistdevlet yapısı kadını biŕ ticari meta olarak öylesine benimsemiştir ki, devlet eliyle fuhuş yaptırılan ticaret haneler bile açılmıştır. Kapitalizmin son aşaması emperyalizm uygulanmasında ise bu durum adeta kültür emperyalizminin argümanı olarak kullanılan meşrulaştırma aşamasına tırmandırılmıştır.

Ahlak, bir üst yapı kurumudur, ahlâkın oluşması ise; genetik değil, ailenin ve devletin verdiği eğitimin ve üretim ilişkileri ile siyasi dünya görüşünün bir sonucudur....
Gerek eğitim din ve kültür politikalarının gerekse rüşvet, sömürü ve sınıf farklılaşmasının devlet yasalarıyla meşrulaştırılması, hayatın her alanında ahlâksal çöküşü de beraberinde getirmektedir .

Bürokraside rüşvet, futbol da şike,  ticarette hileli üretim, çalışma hayatında lokavt ve taşeronluk, dini vakıf ve oluşumlarda her türlü istismar, siyasal partilerde ki anti demokratik uygulamalar ve kumpaslar ile atamalar karşımıza çıkan tüm olgular birer tecavüzdür!   

Bir kadına, bir çocuğa, bir emeğe ve hakka hukuka ve insan haklarına yapılan hak gaspları birbirinden farklı olgular değildir...

Günümüzde yapılan tecavüz konusundaki tüm araştırmaların çoğunlukla  Asya,  Afrika ve Ortadoğu'yu  göstermesi de devletlerin ve üretim ilişkilerinin ne kadar belirleyici olduğunun kanıtıdır sanırım...