ALİ İZZET ORAL

ALİ İZZET ORAL


LİDERSİZ PARTİ

19 Ağustos 2020 - 08:58

CHP nin çürümüşlüğüne ve uzaktan kumandalı olarak yönetildiğine dair bir örnek daha anlatalım .

Adalet yürüyüşü ;
Verilen tüm küresel desteğe rağmen Kılıçdaroğlunu CHP nin başına kuş kondurur gibi konduran küresel güçler, bu bey efendiden istedikleri randımanı alamıyor , ondan bir lider yaratamıyorlardı. Bu tıkanıklığı aşmanın bir yolu olarak düşünüleñ ^ Adalet yürüyüşü " 25 gün boyunca ülke gündemini işgal etti ve muhalifi muafığı örgüt üyelerinin de katılımını sağladı . Bu yürüyüş sonucunda 450 kilometre tamamlanıp Istanbul a ulaşıldığında herkes artık lider e dönüştü diye düşünmeye başlamıştı .

Bu işi organize edip , medya desteğini de Kılıçdaroğlu nun emrine veren güçler , bu yeni kredinin ve " Gandi " taklid inin başarılı olduğunu düşünmüşlerdir muhakkak .
Adalet kavramının öne çıkmasını fırsat bilerek göstermelik ve tamamen siyasi mastürbasyon dan ibaret " Adalet Kurultayı " yapıldı .
Çadırlar kuruldu şhowlar yapıldı, katılanların isimleri yazılı tuğlalar dizildi ve kimse ne olduğunu anlamadan sona erdi .
Geriye , geceleri yapılan içki alemleri dedikodusu ile , çadırları kuran firmanın halen ödenmeyen borçları ile kurultaya taşınan Belediye taşeron işçilerine yazılan fazla mesai ücretleri kaldı .

Adalet şhowunun etkisi fazla uzun sürmedi , çünkü altı doldurulamadı ve gündemde tutulamadı. Başka türlü olması da zaten mümkün değildi , her şişme balonun bir ömrü vardı ve bu " kağıttan Kaplanın " etkisi de içine üflenen nefes kadar olacaktı , öyle de oldu .

Dışardan verilen talimatlar , partiyi güçlendirmek bir tarafa ÇÜRÜME sürecini daha da hızlandırıyordu .
Örneğin ; ulusalcı ve Kemalist ekibin , bir operasyonla CUMHURİYET GAZETESİ nden uzaklaştırılmasından ve başına Can Dündar ın getirilmesinden sonra CHP Genel merkezinin talimatıyla , partili Belediyelerin gazete ye yüzbinlerce abone yapılması sağlandı ve bu yetmezmiş gibi zavalı CHP örgütüne gazete önünde toplanarak aylarca destek gösterileri yapma talimatı verildi .

Gerçek Cumhuriyet okurlarının ve CUMOK luların gazeteyi ele geçiren Fetö cü ve Apo cu kadro yu protesto ederek gazeteyi boykot ettikleri bu süreçte , CHP yönetiminin verdiği bu destek yine SOROS politikalarına denk düşen bir destekti.
Bu tavırlar Y.CHP yönetiminin bundan sonraki süreçte de AB desteiçindeki liberal mandası solcularla birlikte siyaset yapacağının sinyallerini veriyordu .

Aynı günlerde FETÖ cü İpek medya yayın organlarına kayyum atanmasına karşı , CHP milletvekilleri ve bazı Belediye Başkanlarının ipek medya önünde toplanarak basın özgürlüğünutukları atması ve demeçler vermeleri de yine işbirlikçi tavrın bir başka örneğiydi .

Bu ihanetler yetmezmiş gibi bir de Adana mitinginde , basın özgürlüğü konusunu dile getiren Kılıçdaroğlu , bir köylü kurnazlığı yapıp Nazlı Ilıcak ve Altan kardeşleri de mitinge katılanlara alkışlatıyordu .

Bu tavır da yine Pensilvanya ya mesaj göndermenin bir taktiğiydi ve ne yazık ki partinin Genel Başkanı olan zat bu selam ve mesaj uğruna , alanları doldurmuş vefakar örgütünü ve seçmenini her zaman olduğu gibi yine istismar ederek kullanmıştı .

(İTTİHAT VE TERAKKİ DEN CHP YE ÇÜRÜME sayfa 205 206 )