ABİT DURSUN

ABİT DURSUN


YAZMAYINCA DÜZELİYOR MU?

30 Temmuz 2019 - 14:44 - Güncelleme: 30 Temmuz 2019 - 16:03

Birkaç eleştiri yapınca hemen itiraz yükseldi 'sosyal medya'dan: '' yazma...'','' Neden CHP'li Belediyeler hakkında yazıyorsun?''

Yani diyorlar ki,'' bizim hırsızımızı görme...'','' Bizim haksızımızın, haksızlığımızın karşısında dilsiz ol, sus...'' Yani diyorlar ki,'' Kol kırılır yen içinde kalır...'' Öyle ki koro bir genişledi bir genişledi, işin içine kimi arkadaşlarım, dost bildiklerim bile girdi:'' Yazma!...''

İsyan ettim gecenin bir vakti, ''Yeter artık! Peki, tamam yazmayacağım!''

Aradan çok değil bir kaç gün geçti sadece! Karaburun, Torbalı derken Selçuk üzerinden Adana'ya sıçradı tusunami gitti Seyhan' vurdu! Abiler, kayınçolar, damatlar ve henüz bıyığı bile terlememiş mahdumlar...

Bazı büyük büyük yazarlarımız günlerdir köşelerinde CHP yönetimine akıl veriyorlar: '' Atın bunları! Bu düpedüz bir ahlaksızlıktır, etik olmayan işler yapıyorlar!'' El hak doğru! Doğru ama yöntem bu mu olmalı? Ya da soruyu şöyle soralım: Bataklık dururken ''sivri''yle savaşmak bir çözüm olabilir mi?

CHP Genel Başkan'ı Kemal Kılıçdaroğlu'nun Belediye Başkanları için gönderdiği 7 maddelik Genelgesi'ne yürekten katılıyorum. Olması gereken bir talimat ve uyarı. Ama yukarıda ki sorumu bir kez daha yineliyorum: Bu çözüm mü?

Bir meclis üyesi bile olabilmek için ne taklalar atıldığına, hangi karanlık mecralarda nasıl bir kirli pazarlıklar yapıldığına tanık olmayan yoktur bu memlekette! Kaldı ki iş Başkan, Vekil olmak gibi daha yüksek çıtalara vardığında yaşanılanları var gelin hesaplayın...

Seçim zamanları Önce aday adayı olanları sonra da onlar içinden çıkan aday profillerini dikkatle inceleyin lütfen! Orada ne görüyorsunuz? Başta müthiş bir seviye, kültür düşüklüğü... sonra ters orantıyla bir varlık yüksekliği! Yani belirleyici olan para! Peki ''Para'' bu kadar belirleyici ise eğer Parti kimi aday olarak gösterir sizce? Sırf aday adayı olarak başvurduğunuzda bile CHP kaç lira talep ediyor sizce? Binlerce lira tutar sırf aday adaylığı sürecinde gerekiyor. Adaylık olursa eğer rakamsal boyut daha ürkütücü! Tabi ''ürkücü'' olan bizim gibi emekçiler için geçerli, yoksa müteahhit türü işadamları için fındık-fıstık katagorisine giriyor!

Gelelim sadede. Aday belirleme yol ve yöntemi mutlak olarak değişmek zorunda. Yani amaçta hedef de bataklığı kurutmak olmalı! Birinci olarak işi ''paraya dayalı'' olmaktan çıkarmak gerekiyor! Bir diğer konu, aşağıdan yani sade üyelikten en tepeye geçiş süreci adil ve demokratik yol ve yöntemlerle olmalı! Tecrübe kazana kazana, pişe pişe...emek vere vere gelmeli kişi oraya!

Tabi ki bunun için Tüzük, Proğram vs. ne varsa değişmeli ve söylediğim şeylerin gerçekleşebilmesi için de her şey ona uygun hale getirilmeli! Daha bir çok öneri de eklenebilir buraya. Eminim sizlerin de sayısız önerisi vardır bunlara katacağınız.

Bir Çin atasözüdür,''Gideceği limanı bilmeyen gemiye hiçbir rüzgar fayda etmez!'' Bu kafayı da, yolumuzu da, yöntemimizi de değiştirmek zorundayız. Yoksa benzer haberlerle çok karşılaşırız. Ayrıca son günlerde yaşadıklarımızda ilk defa olan şeyler değil! Yılardır yapılıyor. Şimdi gün yüzüne çıkması, CHP'nin başta İstanbul, Ankara, Adana, Antalya olmak üzere bir çok önemli yerel yönetimi ele geçirme başarısını göstermesi nedeniyledir. Gerek CHP'ye oy verenler gerek Parti yönetimi bugünlerde daha duyarlı hale geldide ondan. Kimse yeni bir 89 sendromu yaşamak istemiyor. Bu yüzden geçmişte yüzlerce örneği olan kimi vakalar ya görmezden gelindi ya da unutuldu gitti. Mesela hala çapraz atamalar var biliyor musunuz? Başkanlar yakınlarını birbirlerine gönderiyorlar yönetici olarak! Hala Liyakat hak getire! 2 yıllık yüksekokul mezunları Müdür yapılırken, 5 yıl okumuş ( üstelik İngilizce) ve 2, 3 dil bilen Fakülte mezunları Belediye şirketlerinde getir-götür işlerinde çalıştırıyorlar!

Neyse daha fazla bir şey söylemeyeyim. Asabım gerçekten bozuluyor! Ben gerçekten Herşey güzel olsun isyorum! Çünkü Ülke olarak çok bedel ödedik. Kimi yakınlarımızı ''zamansız'' sonsuzluğa uğurladık! Kimi yakınlarımız cezaevinde günışığına hasret kaldı! Mahkemeler addeta ikinci adresimiz oldu! İşinden, aşından olan milyonlara, '' İş, aş'' bulamayan milyonlar ekleniyor her geçen gün!

Ben yeniden çocuklarımız için yeniden düş görmek... o düş de umudun yelkenlerini şişirip mutluluğa yol almak istiyorum. Sizce çok şey mi istiyorum?

Daha iyi bir geleceği elbirliğiyle kuracağımız muhakkak! Buna tüm yüreğimle inanıyorum... Ancak şunu da unutmamak gerek: ''Aynı yoldan iki kere gidip farklı sonuç bekleyenler sadece ahmaklardır!''