ABİT DURSUN

ABİT DURSUN


YAŞAMIN DÜŞMANIDIR SAĞ!

06 Ağustos 2019 - 10:28



Hiç eğip bükmeden adını koyalım işin: SAĞ İDEOLOJİ yaşamın düşmanıdır! ''Kapitalizm''le örgütlenir, ''Emperyalizm''le yayılır... ve '' Faşizm''le vurur! Tüm sömürenler ''Sağ''da saflaşır. Onlar zenginleşir, zenginleştikçe de yoksullaşanları kendi zenginliklerinin ''Bekçi''si yaparlar.

Başta da belirttiğim gibi Sağ hayatın düşmanıdır. Bakın en son neyi konuşuyoruz günlerdir? Çanakkale'deki Kaz Dağları'nı değil mi? Hani Kanada'lı altın şirketinin yaptığı doğa katliamını... Her bakıldığında bakanın içini parçalayan o fotoğrafları görmeyen yoktur sanırım. Birkaç yabancı kapitalist dolarlarına dolar katabilsin diye ciğerlerimiz sökülüyor birer birer... Kapitalizm, Doğa moğa dinlemez. Ona para kazandıracaksa eğer, o nazlı nazlı akan dereleri yok eder kurtur HES adına! Ne gam içinde yaşayan onca türden balıklar başta olmak üzere sayısız canlı yok olurmuş!

Kapitalizm emperyalizm eliyle yayılır. Sınır yoktur onda. Emperyalizm yayıldıkça yayılır. Yoksul, geri kalmış ya da geri bırıktırılmış ülkeler daima iştahını kabartır, hemen yutmak ister. Bu eyleminde kendine yerli işbirlikçiler arar bulur. Patronlardan, bürokratlardan, siyasilerden... velhasıl bir parça çıkar için ruhunu teslim etmeye hazır kim, nere varsa oradan!

Kapitalizm bazan hiç ummadığı bir dirençle karşılaşır. Bu direnci kırmak zorundadır çıkarı için. O zaman o ülkenin polisini, askerini devreye sokar, yetmezse sivil paramiliterleride... şiddetin en ağırını en zalim olanını uygulatır o devleti yönetenlerine...

İşte bu durumlara biz Faşizm diyoruz. 18 Haaziran 1882 tarihinde Bulgaristan'da dünyaya gelen Georgi Dimitrov'un ''Faşizm ve Savaş Üzerine '' adlı kitabı bu alanda yazılmış bir başyapıttır sanırım. Dünya'nın neresinde olursa olsun SAĞ asla halkların özgürleşmesine izin vermez. Emperyalizm yoluyla yayılıp sömürüsünü sürdüren Kapitalizm, her bunaldığında diğer bir deyimle tıkandığında, ( yani halklar uyanmaya başladığında) tıkanıklığı açmak, diğer bir deyişle bu ''uyanışı'' bastırmak için hemen faşizmin o bildik uygulamaları devreye sokulur. Şili'de Augusto Pinochet, İspanya'da Francisco Franco, Portekiz'de Antonio Oliveira Salazar gibi isimler bu kanlı bastırmaların tarihe geçmiş en azılı faşist diktatörlerden sadece bir kaçıdır. Ülkemizde ise en ünlüsü 12 Eylül'cü Kenan Evren'dir.

Ancak dikkat edilirse bu saydıklarım sadece asker olanlarıdır. Faşist yönetimler her zaman askeri darbelerle gelmez. Bazen demokratk yollardan geçerek de gelebilirler. Bunlardan en ünlüsü Alman faşisti Adolf Hitler'dir. Hitler'den sonra başka ülkelerde başka ''sivil'' politikacılar demokrasiyi bir ''tramvay''a benzetmişler, sonra da günü geldiğinde o ''tramvay''dan inerek hak ve özgürlükleri askıya almıştır.

Hemen şu anektodu unutmadan siz okurlarımla paylaşmak isterim. 12 Eylül 1980'de asker tarafından yapılan darbeden sonra hak ve özgürlükler askıya alındığında dönemin TİSK Başkanı tekstilci işadamı Halit Narin'in şu sözleri faşizm'den kimlerin beslendiği açısından tam da bir ibretlik vesikadır aslında: ''... Şimdiye kadar hep biz ağladık, şimdiden sonra birazda onlar ağlasın!'' İşadamları örgütünün başı Patron Halit Narin'in kasdettiği kesim bildiğiniz gibi işçiler. 12 Eylül'ün darbeci yönetimi DİSK'i kapatır. Grev, toplu sözleşme gibi anayasal haklar kaldırmıştır. Çünkü ''anayasa''da, baba yasa da sömürgenler için gereksiz bir ''yük''tür!

Solcu bir kişinin bir hayvana eziyet ettiğini göremezsiniz. Bilakis zorda kalmış hayvanların imdadına çağdaş, sol görüşlü inlar yetişir.. İster bir ağacın tepesindeki bir kedi, isterse elektirik tellerine takılmış bir sığırcık yavrusu olsun onlar için farketmez!

Solcu olan kişinin yüreği merhametle doludur. Çünkü sevgi ile büyür. Bu yüzden kötülük etmek aklının ucundan bile geçmez. Zayıf olanı korur, kollar!

Siz çocuk tacizinde adı geçen bir SOLCU, DEVRİMCİ duydunuz mu? Ama hergün bir gazetenin 3. sayfası ''sağcılıklarıyla övünen imamların'' haberiyle doludur mutlaka!

Hemen her gün görüntüsü bir mobese kamerasına takılan kadın cinayetine tanık oluyoruz ne yazık ki! Karısını,sevgilisini yada kızkardeşini yere yatırıp ''bogazlayan'' ilkele ideolojisini sorma imkanınız olsa eminim ''sağcıyım''yanıtını alırsınız!

Kapitalistler sömürü düzenlerini ''sağ ideoloji''ye hapsettikleri yoksul cahiller eliyle sürdürürler. Geçenlerde Prof. ünvanlı bir devşirme işbirlikçi,''...eğitimli bir insan gördüm mü afakanlar basıyor beni. Cahil insanı severim ben. Onların ferasetine güvenirim...'' sözleriyle cehalete övgüler düzüyor!

Sizde bilirsiniz her seçim döneminde bolca anket yapılır. O anketlerde her zaman aynı çarpıcı sonuç çıkar,'' ankete katılanların eğitim düzeyi yüseldikçe oy vereceği Partiler SOL çizgidekiler oluyor...''

Eğer daha YAŞANILASI BİR DÜNYA istiyorsak toplumları SAĞ İDEOLOJİNİN boyunduruğundan kurtarmamız gerekir. Ormanlarımz, Derelerimiz, Denizlerimiz...

hayata dair neyimiz varsa hepsi tehlike altında...Bir avuç kapitalist, evrendeki tüm canlılara meydan okuyor. Bir yandan gezegenimizi mahvederlerken diğer yandan ise milyarlarca dolar verip diğer dünyalara yolculuk için ''uzay mekiklerinden'' yer ayırtıyorlar kendilerine!

ÇÜŞ'LER ( Çok Uluslu Şirketler) eliyle sürdürülen Kapitalist azgınlığı ancak SOL durdurabilir. Açlığıda, sefaletide...her yıl milyonları bulan çocuk ölümlerini de ancak SOL YÖNETİMLER önleyebilir. SOL BİR YÖNETİM, gerçek bir SOL İDEOLOJİK bir duruşla oluşturulabilinir. SAĞ İDEOLOJİNİN o gerici, paragmatist ve oportünist cizgisinden medet ummak hataların en büyüğüdür.

Yurdumuz mahvedilmek isteniyor. Doğal varlıklarımız talan ediliyor. Tüm bunları birlikte olursak durdurabiliriz. CHP bu büyük direnişin ÇATI PARTİ'Sİ olmak durumundadır. SOL bir program çevçevesinse tüm muhalefeti örgütlemek ve omücadelenin merkezi olmak durumundadır. Bunun için en içinden çıkabilecek en ufak bir yolsuzluğa ve çürümüşlüğe izin vermeden en ağır yaptırımı uygulamak zorundadır.

SAĞ nasıl sömürü ve zülmün adresi ise SOL her zaman direnişin ve umudun adıdır! Bunu asla unutmayalım!