YANLIŞ ÜZERİNE YANLIŞ
ABİT DURSUN

ABİT DURSUN

YANLIŞ ÜZERİNE YANLIŞ

22 Mayıs 2018 - 11:34

Aslında siyaset değil, Balkanlara yaptığım ve 9 ülkeyi kapsayan geziye ilişkin kimi notlarımı paylaşacaktım sizinle. Bir de yerel yönetimlere ilişkin bazı gözlem ve değerlendirmelerimi. Ancak siyasetteki baş döndürücü değişkenlik buna izin vermiyor.

En sonunda vekil listeleri de açıklandı. Her zaman olduğu gibi yine ortalık toz duman. İtirazlar, liste değişiklikleri diz boyu. Zamanın oldukça kısa oluşu ve aday belirlemede de ön seçimin yapılmaması gürültünün şiddetini artırıyor. Tamam zaman kısa ve ön seçim yok ama yine de bu dozda tepkiye neden olacak hatalar yapılmayabilirdi, eğer Partiler sağlıklı bir yapılanma içinde olsalardı...

Diğerleri için bir değerlendirme de bulunmak istemiyorum. Ama CHP'den bahsetmezsem olmaz. Nedese CHP sürekli aynı yoldan gidip, farklı sonuçlar elde etmeyi umuyor! Biz yazmaktan usandık ama Parti yönetecileri hata yapmaktan bıkmadı. Öyleyse uyarılarımızı bir kez daha yine madde madde yazalım:

1. CHP'nin sağa özellikle de dinci sağa yaslandıkça oyu artmaz bilakis azalır. ( Abdullatif Şener, Mehmet Bekaroğlu, Bülent Kuşçu, İlhan Kesici vs.)

2. CHP bir ittifak içinde olacaksa bu ''diğer Sol'' ile olmalı. İster ana gövde deyin isterse baba, abi...sarmalı, kucaklamalı hepsini. Çünkü topluma vereceğiniz mesajların adresidir, SOL İDEOLOJİ.

3. Yine vekil listeleri, toplumca da adları çok iyi bilinen kimi şaibeli isimlerle doldurulmuş. Mesela İzmir 1.bölge 7.sırada Ednan Aslan'ın ne işi var?

4. Büyük küçük fark etmez kimi yerel yöneticilerin bu Parti üzerinde ki etkileri-şantajları-kırılmalı, yok edilmeli artık. İnanın bu durum bıktırdı, usandırdı!

5. Hep yazdım durdum, yerel başarı genel başarıyı getirir diye. CHP yönetimi çok iyi bilinmesine karşın yeterince önem vermedi bu konuya. Şimdi bu seçimlerde de ihmalkarlığın faturasını ağır ödeyecek gibi görünüyor!

6. CHP'de geleceğe umut vaat eden bir proğram, bir hedef yok! Mesela 70'li yılarda Ecevit ile yükselen,''Bozuk düzen değişecek, hakça bir düzen kurulacak!'' sloganı, slogan olmak çıkıp milyonların çağladığı bir şelaleye dönüşmüştü... Hedef gösterin, umut verin halka. Unutulmasın, ''Gideceği limanı bilmeyen gemiye Hiçbir rüzgar fayda etmez''

7. Her şeçimde aday kalitesi düşüyor. Nitelikli, Entelektüel birikimi olanlar değil, nerede üçkağıtçı, tüm zamanını ''parti içi aleverelere, daleverelere'' harcayan tipler varsa onlar tercih edilir olmaya başlandı. Bu durum karşısında haliyle dedikodu da arkasından geliyor, ''Acaba adayların belirlenmesinde 'akçe'mi devreye giriyor ?'' diye...

8. Mesela kimler kimlerden torpilli ve asla vazgeçilmez(!) Örneğin Sevda Erden Kılıç; hep Parti Meclisi, hep Parti Meclisi... sonra ver elini Millet Meclisi!

9. Örneğin Murat Bakan... ben bu vekilin hala ''nereye baktığını'' kestirebilmiş değilim! Ama CHP yönetimi o bakıştan pek etkilenmişe benzer! O da listenin en başlarında...

10. Aslında isimleri örnek olsun diye veriyorum. Yoksa olay sadece İzmir'le sınırlı değil. Al işte Ankara... Necati Yılmaz gibi son derece başarılı ve SOL'cu bir Milletvekilin ismini çiziyorsun yerine Ekrem Kerim Oktay gibi yedi sülasi sağcı birini (1.bölge 6.sıra) koyuyorsun. Bu şahıs son PM seçimlerinde en çok çizik yiyenlerden birisiydi!

11. Bursa Milletveki sevgili dostum Orhan Sarıbal, 2. Bölge 1.sıraya konmuş. Çok mutlu olmakla birlikte bir o kadar şaşırdım doğrusu! Kendisine de büyük Sürpriz olmuştur sanırım. Çünkü her konuşmamızda listeye dahi konulmayacağını düşünüyordu. Daha önce ön seçimden çıkması, Bursa'nın en sevilen politikacılarının başında gelmesi, her şeyden önce tam bir halk adamı olması nedeniye CHP yönetimi ondan kolay kolay vazgeçemedi anlaşılan.

Bu listeler son yılların en kötüleri diye düşünüyorum. CHP, özellikle İzmir'de ilk üç içinde herhangi bir yere oturabilir. Yani üçüncü olması bile şaşırtıcı değil! Ulusalcı CHP'li seçmenin İYİ PARTİ'ye, Sosyalist seçmeninin de HDP'ye yönelmesi hız kazanabilir... Sürekli halkın içinde olan birisi olarak şunu net olarak söyleyebilirim ki bu seçimin en büyük süprizi İZMİR olacak! Bu durum bir çok şeyin yerinden oynamasına neden olacak. CHP yeniden bir Kongre sürecine girebilir. Bu fırtına yerel seçimleri de içine alarak büyüyebilir.. Bu vesileyle Belediye Başkanlarından bir çoğu da emekli olup başkanlığa veda edebilir... Şu geçek ki CHP yönetiminin toplumla bağı kopmuş, başka alemlerdeler onlar. Parti yönetiminin örgütlerle bir bağı var mı? O da yok! Bu yüzden de her türlü maniplasyona açıklar! Sağın yoğun bir markajı altında koca Parti... Süreki ''Sağ''ı...özellikle de ''dinci sağı'' okşamaları tavsiye ediliyor CHP'lilere...

Şimdi bu yazdıklarıma bazı CHP'ler kızabilir. Önemi yok, ben alınmam. Zaten biz aydınların bir yerlere yaranmak gibi derdi de yok! Derdimiz sürekli haklı çıkmak. Bizi üzen biz haklı çıkarken ülke kaybediyor! Kanlı Pazar'ın mimarlarından ( İlim Yayma Cemiyeti ve Komünizm'le Mücadele Derneği eski yöneticisi) Ekmelettin İhsanoğlu Cumhurbaşkanlığı'na aday gösterilirken de uyardık CHP'yi... Bu konuda yazdığım makale daha sonra Güne Düşen Yazılar adlı kitabımda da yayınlandı.

Ekmelettin faciasını yaşadık sonra. Sanki bu kabus yaşanmamış gibi bir de Abdullah Gül depremine ramak kalmıştı... İnanın CHP'yi yok olmaktan Meral Akşener kurtardı...

Meral Akşener zeki kadın. Olacakları, kurulan oyunu gördü, zokayı yutmadı! Böylece kendini kurtarırken CHP'yi de kurtarmış oldu!

Arka arkaya seçimlerin yaşanması çok büyük olasılıktır önümüzde ki günlerde. 1-2 yıl içerisinde 3-4 seçim gibi. Vakit geçirmeksizin CHP yönetimi, ''Sağcı akıl hocalarından'' kurtulup rotalarını SOL'a çevirmelidirler. Aksi halde CHP'de bir çok Parti gibi mazi olur!

 

 

NOT:

Önümüzdeki yazıda Belediyelerin kültür-sanat

faaliyetlerine değineciğim. Hangi yerel yönetim uzak arak önde?

Hangi yerel yönetimler eskilerini aratır oldu?

Hangi belediyeler artık kaybedilmek noktasında?

Hepsi gelecek yazıda!