SAKIN HA HAYAL KIRIKLIĞI YAŞAMAYALIM
ABİT DURSUN

ABİT DURSUN

SAKIN HA HAYAL KIRIKLIĞI YAŞAMAYALIM

10 Haziran 2019 - 15:43

Aslında yazacağım konu başkaydı... Lakin konu edebiyat ise; o zaman diğerleri bir kalem beklesin, çünkü edebiyat deyince nazarımda akan sular durur! İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından bu yıl 4.'sü düzenlenen Uluslararası Edebiyat Festivali, 14-22 Haziran tarihleri arasında İzmir merkezinde ve çevresinde yer alan kimi kültür ve sanat kurumlarında düzenlenen etkinliklerle gerçekleştirilecek. Nerelerde neler olacak, etkinliklere kimler katılacak açıklanan programda ayrıntılı olarak yazılı... Açıkçası önce programa büyük bir iştahla saldırdım. Öyle ya yeni bir başkan var bu kez! Üstelik bu başkan entelektüel birikimi olan; şiir, tiyatro gibi sanat dallarıyla ilgilenmiş birisi...

Duygusal bir insanım. Hayatımın hiç bir döneminde hesap-kitap adamı olmadım. İlişkilerimde hep net oldum, dostluklarımı o netlikler üzerine bina ettim. Bu nedenle lafı hiç dolandırmadan yine ne düşününüyorsam o minvalden yazacağım...

Yılardır hep bu kentin dünya markası olmasının yolunun kültür-sanat ve turizmden geçtiğini, bu alanlarda yapılacak önemli atılımlarla ancak büyük başarının yakalanabileceğini yazdım durdum. Yine dedim ki, bu güzide şehirde ziyadesiyle bu potansiyel mevcut, yeter ki uygun projelerle yol alınsın! Peki yolu kim açacak? Elbette yerel yönetimler! Nasıl olacağını, nasıl olması gerektiğini bir çok kez yazdık, söyledik...

Ancak gerek Büyükşehir ve gerekse İlçe Belediyeler eliyle böyle hamlelerin yapılabilmesi için kültür-sanatı yöneten bürokratların da bu alanla eskilerin deyimiyle bir teşvik-i mesaisi olması gerekir! Bunu 12 yıldır İzmir'de yaşayan birisi olarak söylüyor ve altını çiziyorum: Bunca zaman içinde (ilaç niyetine ) bir kişi dahi kültür-sanat kökenli olarak ( yazar, çizer, ressam, heykeltraş, müzisyen vb) ilgili birimlerinlerin başına yönetici olarak atanmadı! Hayatında üç klasik eser dahi okumamış kişiler ''kültür''e neden yönetici yapılır? Belediye Hastanesi'nin başına ''muhasebeci, inşaat mühendisi vb'' gibi meslek erbaını getiriyor musunuz?

Son 12 yılda İBB Kültür Dairesi Başkanlığı'nın başına; sporcu, mühendis, doktor vs. atandı. Yetmedi Kültür Müdür'leri de aynı muhteşem vizyona (!) sahip zatlardan seçildi! Hatta eski yönetimin en övündüğü Adnan Saygun Sanat Ve Kültür Merkezi'ni uzun yıllar ''THY'den emekli gişe memuru'' bir hanım yönetti. Çünkü anılan şahıs, dönemin başkanı Aziz Kocaoğlu'nun yakın aile dostu ve Genel Sekreteri'nin kardeşiydi! Evet koskoca Senfoni'nin başında olmanın kriteri buydu ne yazık ki!

Yıllardır adeta çığlık çığlığa haykırdım, ''beyler kültür-sanatı hafife alıyorsunuz, yaptığınız görevlendirmelerle kente yazık ediyorsunuz, gelin vaz geçin bu yanlışlarınızdan'' dedim. Yine üzülerek söylüyorum ki yıllarca duyan olmadı sesimi...

Tunç Soyer'in İzmir'e Şehr-i emin olması bu yüzden beni heycanlandırdı...

İzmir Edebiyat Festivali adı verilen etkinliğin katılımcılarının isimlerini görünce Kültür-Sanat'ın başında yaplacak değişimin ne kadar acil ve önemli olduğunu bir kez daha gördüm... Üstelik başına bir de Uluslararası ibaresi konmuş! Ne kadar komik! Yani Yemen ve Suriye'den edebi kabul görmüşlüğü kendinden menkul bir- iki zatı-ı muhteremi davet edip, programa dahil edince demek ki Uluslararası olunuyormuş! ''Gölcü şair'' olarak da bilinen İtalyan Şair Milo de Angelis'le durumu biraz kurtarmaya çalışmışlar o kadar işte...

Çok fazla yazılmaya, irdelenmeye değmez bu program! Sadece bir iki noktaya değindiğimde bile görünecek ki hakikaten üzerinde durulmaya değmez bir etkinlik (!).

Programda bir isim sıkça yer alıyor, hemen her yerde o var... Bu şahıs kendine ''şair'' diyor! Kendine yakın bir kısım çevrelerde onu öyle görüyor... Bu şehirde uzun yıllar bu ''titri''yle bayağı bir ''dünyalık'' yaptı! Bir belediyemizde de yöneticiydi, burada yer vermek istemediğim kimi nedenlerle ( çünkü söylenti ) görevden ayrıldı. Sanki bu kentte şair kalmamış gibi üstelik de bir kaç yerde icra edilen etkinliklerde başrol alması kimin fikridir kuzum? Yoksa burada da bizim bilmediğimiz başka bir ''ilişki düzeni mi'' geçerli?

Şimdi de ''büyük edebiyatçılarmızdan (!)'' söz edeyim. Öyle ya festivalimiz Uluslararası değil mi? En azından etkinliklerde yer alan şahsiyetlerin hiç değilse bir kısmını tanıyor olmalısınız:

Argın Kubin, Hakan Cem, Eylem Te, Ali Özgür Özkarcı, Şebnem İşgüzel, Efe Duyan, Hilal Karahan, Coşkun Şimşekli, Yücelay Say... öf saymaktan usandım. Peki bu arkadaşların edebi uğraşlarını bileniz var mı? hiç isimlerini daha önce duydunuz mu?

Bu kente dünyaca ünlü mizahçımız var. Yılarca Ulusal, Uluslararası bir çok yarışmanın jüri üyeliğini yapıyor. Aldığı ödülleri evinde koyacak yer bulamıyor. Bu karikatür sanatçımızın adı Mustafa Yıldız. Kendisi aynı zamanda Karikatürcüler Platform'nun da Başkanı... Uzun yıllar bu sanat dalına büyük emek vermiş birisi... Bir çok belediyenin kurslarında binlerce çocuğu ''sanatla''buluşturuyor, hocalık yapıyor onlara!

Şimdi sıkı durun; Bu edebiyat festivalinin 17 Haziran Pazartesi günkü programı; saat: 18.00-19.30 Panel, konusu: ''Edebiyat, mizah, özgürlük'' katılımcıları ise: Alpay Erdem, Birgül Oğuz, Tuğrul Keskin...

Bu isimler bize mizahı (!) anlatacak iyi mi! Başka söze hacet var mı?

Tunç Soyer henüz görevinde yeni.... bu tür programlar çok önceden yapılır. Bu yüzden bu derece ''çapsız'' bir etkinlikten toplu iğne ucu kadar sorumlu kılınamaz. Lakin fazla vakit kaybetmeye de gelmez. Kültür-Sanat yönetimi ehil ellere teslim edilmeli. Biliyorum ki sayın Tunç Soyer'in bu ehil ellere ulaşmada en ufak sıkıntısı yok. Etrafı birbirinden değerli Kültür ve Sanat insanlarıyla dolu. Gerekli atamalar yapılıp, projeler günyüzüne çıkmaya başladığında işte o zaman başka bir İzmir'i göreceğiz. Emin olun ki bunun keyfine o zaman hiç doyum olmaz!...