NE DEĞİŞECEK?
ABİT DURSUN

ABİT DURSUN

NE DEĞİŞECEK?

09 Mayıs 2018 - 16:22

Muharrem İnce'nin Anıtkabir fotoğrafını görünce,'' Tamam dedim, İnce konusunda yine yanılmadım.'' Muharrem Bey, Atatürk'ün mozalesinin önünde ellerini açmış dua (!) ediyordu. Size,'' bugüne kadar hangi siyasiyi böyle gördünüz?'' diye sormayacağım. Çünkü görmediğinizden eminim. Biliyorum kimi okurlarım da kızmıştır bana İnce'yi eleştirdiğim için. Kusura bakmayın ama Recep Tayip Erdoğan'ı da eleştirmeyin öyleyse! Erdoğan'ın benzer yaptıklarına, ''dini siyasete alet ediyor'' deyip kızıyorsanız eğer, Muharrem İnce'nin de, hem Hacıbayram hem de Anıtkabir görüntüleri çok mu farklı derim. Çifte standarttan nefret ederim. Eleştirdiğiniz bir şeyi yapmayacaksınız. Laik düşünce ya adam gibi savunulur ya hiç savunulmaz; bunun ortası, kenarı yoktur!

Hırs aklın önüne geçerse ortada ne hırs kalır nede akıl! Bakın diğer adaylara... Hangi biri içinden çıktığı ''siyasi kültüre'' garip gelecek bir söz ya da davranışta bulunuyor? Temel Karamollaoğlu... Meral Akşener...hangisi evet hangisi? Sahi Saadet Partisi'nin siyasi çizgisi nedir? Sivas katliamı olduğunda Temel Bey hangi görevde bulunuyordu? Fidan gibi gençlerin, şairlerin, yazarların, ozanların saatlerce birer çıra gibi yakıldığı o katliamı gerçekleştiren canileri kimler savunmuştu? Sahi, o canileri savunan avukatlardan bazıları, Saadet Parti'sinin ''akilleri'' içerisinde yer alıyor olmasın? Meral Hanım da İçişleri Bakanlığı yapmıştı değil mi? Yani Tansu Çiller'in Başbakan olduğu hükümette! O döneme ilişkin söylenecek ne çok şey var...hem de ne çok çok şey!..

Tamam anlıyorum coşkunuzu, heyacanınızı... ''Onca yıl sonra İlk defa bu kadar yaklaşıldı iktidarı yenilgiye uğratmaya'' diyorsunuz...İyi de nasıl olacak bu iş? Gerçekler sümen altı edilerek mi? Diyelim ki hükümet değişti... Saadet Partisi'nin içinde yer aldığı bir hükümet kuruldu... AKP'nin buram buram gericilik kokan eğitim sistemi yeniden ''laik karaktere'' bürünebilecek mi?

Mesela, babası Sivas katliamında yakılan ( Metin Altıok) Zeynep Altıok ile o katliamı yapanların avukatlığını yapan Şevket Kazan nasıl yanyana otturup, birbirlerinin yüzüne nasıl bakabilecek? Sorular çoğaltılabilir...Vurgulamak istediğim Şu: 80 yıldır'' Laik Cumhuriyet'i'' yıkmak isteyen bir zihniyetle ona direnenlerin karşıtlığını ne giderdi? Bu iktidar karşıtlığı İdeolojik değilse eğer, kişi değişikliğinin bir önemi var mı?

Benim Tayyip Erdoğan'a özel bir kinim yok! Bir zamanlar Abdullah Gül'ler... Fethullah Gülen'lerle nasıl kolkola ve ''yağan yağmurlarda birlikte ıslanmışlarsa''...Yine Cumhuriyet yıkılıcılığında da Erbakan'lar, Şevket Kazan'lar aynı saftaydı! Ne diyorsunuz siz söyleyin...babam ve yoldaşlarının alçakça, haince katledilmelerine methiyeler düzenlere hatta yeri geldiğinde o katillerin savunmanlığını üstlenenlere koşa koşa gidip oy mu vermeliyim? Özeleştiriler ne zaman ve nerede verildi de bizim haberimiz olmadı? Kim hangi yetkiyle kapattı bu hesapları?

Birilerinin ''ikbal arayışında'' ben yokum. Hayatım boyunca da olmadım. Kul da olmadım! Benim için kötünün iyisi olmamıştır hiçbir zaman. Ya iyi vardır ya da kötü! İlkeleriniz varsa siz varsınızdır. Yoksa akan ''sürü''de olursunuz sadece bir''eleman !''

Hileye tahamülüm yok. Bu yüzden bir seçim tezgahından da bahsetmeden geçemiyeceğim. Son değişikliklerden birisidir. Gezici sandık uygulaması. Evinizde hasta, yaşlı bir yakınınız varsa sandık evinize geliyor. Peki sandıklar nasıl geliyor? Tabi ki Muhtarlar vasıtasıyla...Daha doğrusu muhtarlara başvuruyorsunuz eve sandık gelmesi için!Kuşkusuz yasal süresi içersinde. Eminim birçoğunuzun bu durumdan haberi bile yok. Neyse şimdi

bunu bir kenara not edin ve gelelim sadede... Biliyorsunuz şimdiye kadar apartman komşularımızla aynı sandıkta oy kullanıyorduk...kullanıyorduk dedim çünkü artık aynı sandıkta kullanamıyacağız! Bundan böyle sandığımıza kayıtlı ama bizim ise hiç tanımadığız ve tanışmadığımız seçmenlerle (!) birlikte oy kullanacağız. Bu malum (gezici) sandıkta hasta bir yakınınız oy kullansa bile, o sandıkta yer alan diğer hasta (!) seçmenleri hiçbir zaman tanıma şansı olmayacak! Yani ''Sarayın muhtarları'' tesbit etsin ''hasta seçmeni'' sonra da hoop oylar sandığa!

Neyse durum böyle......Şimdilik sevgiyle kalın....

NOT: Kısa bir Balkan turu sonrası yine görüşmek ümidiyle...