ABİT DURSUN

ABİT DURSUN

HAFIZA

29 Mayıs 2018 - 09:54

24 haziran'da TBMM ve Partili Cumhurbaşkanlığı için sandığa gideceğiz. TBMM için 600 Milletvekilini seçeceğiz. Cumhurbaşkanlığı için de 5 aday yarışıyor. 1. turda... olmadı 2. turda birisi yarışı göğüsleyecek. Ama ben bu yazıda bu seçimi değil 10 ay sonraki yerel seçimleri yazmak istiyorum. Çünkü genel seçimleri en çok etkileyen faktörlerden birisidir yerel başarı. Sizden ricam lüfen bu genel seçim sonuçları ile önceki yerel sonuçları karşılaştırın. Bakmayın birilerinin laflarına; yok yerel ayrıymış, yok genel ayrıymış...

AKP, 2009 yerel seçimlerin öncesinde İzmir üzerine bir çalışma yapar. Karşıyaka ve Konak İlçelerini böler ve her birinden 1'er İlçe yaratır. Karşıyaka'dan böldüğüne ( Bornova'dan da birkaç mahalle ekler) BAYRAKLI, Konak'dan böldüğüne ise KARABAĞLAR adını verir.

Demogratif ve sosyolojik yapısı itibariyle bölünen ilçelerin seçmen eğilimleri AKP'ye daha yakındır. Daha doğrusu öyle sanılmaktadır. Üstelik AKP'nin adayı bir para babasıdır ve Bayraklı'ya kamp kurmuştur. Devası çadırda vatandaşa Banka kartı gibi kartlar vererek parlak bir gelecek vaat eder! Selim Gökdemir isimli bu AKP adayı Bayraklı halkına bol kepçeden umut dağıtır. Kartı alanın seçim ertesinde Bayraklı belediyesinde işi garantidir artık. Ayrıca kampanya boyunca bedavadan yeme - içme imkanu sunar.

İktidar baskısı, iş adamı olan adayının inanılmaz ve ölçüsüz vaatleri sonuç getirmez. CHP'nin adayı Hasan Karabağ rakibini adeta ezer! CHP: % 43.40 ( 92.735 ), AKP: % 36.40 ( 77.792)

Aynı seçimde bölünen ikinci yer Karabağlar'dır. Karabağlar'da CHP'nin adayı Sıtkı Kürüm'dür. AKP ise Sıddık Topaloğlu'nu aday gösterir. İki aday da bölgenin ''etnik kimlik'' dokusu üzerinde oldukça etkilidir. Sonuçta finişi göğüsleyen Kürüm olur. CHP: 44.30 ( 114.856 ), AKP: 34.60 ( 89.650 )

AKP'nin CHP'nin kalbine hançer saplama ( merkezden bir belediyeyi ele geçirme )girişimi başarısız kalmış, İzmir halkı da bu çabayı başarılı bir şekilde püskürtmüştür.

Yeni kurulan her yapının kendine has zorlukları olur. Hele muhalif bir yerel yönetim ise bu zorluklar kat be kat artar. Hasan Karabağ'da Sıtkı Kürüm'de sıkı çalıştılar, tutundular bölgeye.

İki başkan da başarılı işler yaptılar. Kültür-Sanat'a önem verdiler, sanatçı dostu oldular.

2014 seçimlerine gelindiğinde CHP'deki aday belirlemede garip işler olmaya başladı. Yine çantalar, yine iyi saatte olsunlar, yine gece yarısı operasyonları...

Karabağlar'da Sıtkı Kürüm'ün yerine Muhittin Selvitopu aday gösterildi. Selvitopu, Büyükşehir Belediyesi'nde Genel Sekreter Yardımcısı olarak görev yapıyordu. Bir nevi atanmış oldu yanı. Karabağlar da bağımsız bir yerel bir kurumdan, İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin bir şubesine dönüştürülmüş oldu. Selvitopu bir belediye başkanı ruh haliyle değil, eski görevindeki bürokratik disiplinle sürdürdü çalışmalarını. Kulağı ise hep SARAYDAYDI!

Karabağlar Belediyesi'nde yapılan başkanlık değişimi seçimlere de yansıdı. CHP oy kaybı yaşadı. CHP: 42.8 ( 129.313 ), AKP: 38.9 (117.745 )

Sıtkı Kürüm'ün değiştirilmesi CHP'ye oy kaybettirmişti. Ama asıl oy kaybı Muhittin Selvitopu'nun görev yaptığı süreçte yaşandı. Selvitopu, tartışmasız İzmir'in en başarısız yerel yöneticisi oldu. Sıtkı Kürüm'ün oldukça başarılı ve kritik mevkilerde görev yapan üç müdürünü görevden alarak yerine yetenek yoksunu üç biçareyi getirdi. Kültür-sanat içler acısı bir duruma sokuldu. Uluslar arası mizah festivali bitirildi. ''Gülen Karabağlar'' adlı mizah dergisinin yayınına son verildi. 400 açlık kan şekeri değeriyle görevini canla başla yapan Zeynep Müdür kültürün başından alındı, yerine başarız silik, sinik birini getirildi. Diğer birimlerde de benzer atamalar yapıldı. Zaten başkanın kendisi de başarısız bir ''atama'' değil miydi? Sonuçta tencere yuvarlanmış kapağını bulmuş oldu...

Son seçim sonuçlarıyla Muhittin Selvitopu'nun bugüne kadarki icraatlarını birleştirdiğinizde, 2019 yerel seçimlerinin Karabağlar sonucu ayan beyan görünür oldu. Evet bu gidişte CHP, göz göre göre 2019'da Karabağlar seçimini kaybecek! Eğer bir mucize olup da doğru dürüst bir aday gösterilirse belki bir şans olabilir... Aksi halde Karabağlar Belediyesi yüzde yüz kayıpta! Unutulmasın ki son seçimde ( 2014 ) MHP'nin oyu:10.2'dir. ( 30.920 )

MHP-AKP ittifakı yerel seçimlerde de gerçekleşirse... neyse yazmayayım olacakları, nasıl olsa anladınız meseleyi!

Bayraklı'da işler Karabağlar'da yaşanan olumsuzlukların aksine daha düzgün gitti.

Hasan Karabağ'ın başkanlığında girildi seçime. CHP: % 44.1 ( 88.745 ), AKP: % 37.8

Hasan Başkan % 7'lik farkı korumayı başarmış, hatta kısmen de olsa oyunu artırmıştır. Bayraklı rantçıların iştahını kabartan bir bölgedir. Deniz bölgesi plazaların, rezidansların gözdesi olmuştur hep. Ama diğer yüzüyle Bayraklı, yoksuluğun da adresidir aslında. Yıllar öncesinden bugüne değin sür-git gelen çarpık yapılaşmanın da ana karargahıdır ne yazık ki! Bu düzen değişmelidir. Ve gece-gündüz sürecek soluksuz bir çalışma başlar....

Başkan bu çarpık yapılaşmadan modern bir kente dönüştürmeye çalışıyor Bayraklı'yı! Onu da başaracağından da hiç kuşkum yok! Zira çok iyi bir bürokrat ekibi var.

Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Müdürü Jale Gönüşlü Karasu, Kültür ve Sosyal İşler Müdürü Selin Orhan, Kütüphane Müdürü Engin Özgürel vs. hepside başarılı yöneticiler.

Kültür ve Sosyal İşleri Müdürlüğü adeta bir tempo canavarı. İş programına ayak uydurmak normal şartlarda neredeyse imkansız. Ama normal şartlarda diyorum, çünkü tamamına yakını genç olan personel için ''normal şart'' diye bir kavram yok!

Şu birkaç aylık 2018 yılı etkinlik proğramı bile baş döndürücü.. Çocuk Tiyatroso Festivali, Gözleme-Ayran Şenliği, Atatürk Anma Konseri, 23 Nisan, 19 Mayıs Yürüyüş Kortejleri,( bu kortejlere İzmir'in her yanından onbinlerce insan katıldı) Aleyna Tilki, Candan Erçetin, ''Ustaya saygı-Arif Sağ'' konserleri, Çanakkale Zaferi etkinlikleri....Cevdet Bağca ''üç fidan''anısına yapılan saygı konseri...

Bayraklı Mizah Dergisi, Kültür Merkezlerinde ivmesi her geçen gün artan etkinlikler, Sosyal Sorumlukluk Projeleri-ki özellikle Çocuk Tutuklu ve Kadın Kapalı Cezaevi'nin( Çocuk ve genç tutuklu) ziyaret edilmesi...

Yukarıda değindiklerim Kültür ve Sosyal İşleri Müdürlüğünce gerçekleştirilenlerden sadece bazıları... O kadar çok etkinlikle sahadalar ki alkışı fazlasıyla hak ediyorlar. Daha da iyi işler yapacaklar bundan adım gibi de eminim...

Bazı belediyelerde ise işler tersine gidiyor. Karabağlar'a nazire edercesine günlerini hovardaca harcayan bir belediye daha var. Bilindiği gibi Konak Belediye Başkan'ı Sema Pekdaş, tartışmalı bir şekilde aday yapıldı. Önce Karşıyaka'ya aday yapılmıştı, Sema Hanım kabul etmeyince Konak'a kaydırıldı. Kabul etmek gerekir ki orada ilkeli bir duruş gösterdi. Seçildikten sonra herkes Sema Pekdaş'tan eski başkan Hakan Tartan'dan daha başarılı bir belediye başkanlığı bekliyordu. Aradan geçen zaman zarfında beklentiler boşa çıktı ne yazık ki!

Neşe ve Karikatür Müzesi, Mask Müzesi, Radyo ve Demokrasi Müzesi, Kadın Müzesi... Hakan Tartan zamanında İzmir'e kazandırılan müzeler bunlar. Bugün bu müzelerin hali içler acısı diyebilirim... bakım yok...ilgi yok...

Kültür Müdürü bir dönemde üç defa değişir mi? Söz konusu Konak Belediyesi ise eğer değişir... Halim Yazıcı, Salim Çetin... şimdi de Abdullah Tunalı! Ahbap- Çavuş ilişkisiyle yapılan atamalar, yetersizlik, yeteneksizlik...

Sema Hanım da ''atama'' bir yerel başkan! Nedense bir tanesi bile başarılı değil bunların! 2019' da da yeni yeteneksizler bulunup yine önümüze konur emin olun!Konak, ''vukuat'' belediye olma yolunda hızla ilerliyor!

Mesala Zabıta Müdürü niye ad ve soyadını ikisini birlikte değiştirmiş? Mahkemede gösterildiği idda olunan suçların gerçekliği ne? Eğer o suç dosyasındakiler doğruysa hala memurluğa nasıl devam edebiliyor? Bu konuya ileride daha ayrıntılı değineceğim. Hakan Tartan zamanından beri bir ''Zabıta Müdürü'' faciası yaşıyor Konak halkı ne feci bir durum!

Biz gerçeğin avukatlığını yapıyoruz. Doğru nerede ise biz orada olacağız...

Kim haksızlığa uğramışsa onun yanında olmak bizim boynumuzun borcudur!

 

 

Not:

Belediyeler konusuna gelecek yazıda da devam edeceğiz. Karşıyaka'da mahşerin üç atlısı kimler?Urla'daki Folkart işi ne oldu? Bornova ve Özkanlar olayının arkasında ne ne var?Aslında hedef Bayraklı Belediyesini ele geçirme çabası mı?

Balkan gezisi, Urla Dostluk Derneği üzerine de Birkaç not..