ABİT DURSUN

ABİT DURSUN


CHP NE YAPMALI ?

28 Ağustos 2018 - 16:55 - Güncelleme: 29 Ağustos 2018 - 09:24

Anlaşılan CHP'nin kapısına kilit vurdurana kadar rahat etmeyecekler. Bu konuda yandaş medya tam kadro mesai içinde! İçlerindeki imam hatipli Ahmet Hakan en ön saflarda... CHP'yi, Kemal Kılçdaroğlu'nu yazmadığı gün yok gibi! Hızlı bir ''İnce''ciydi! Ancak ne hikmetse İnce sevdası seçimlerden önce değil de seçimlerden sonra depreşti birden. O gün bugündür tam gaz devam ediyor! 28 Ağustos tarihli Hürriyet Gazetesi'ndeki köşesinde yine gelecek okumuş; '' yerel seçimlerde CHP'yi büyük hezimet bekliyor! '' Ahmet hazretleri diyorsa doğrudur (!) Ne de olsa kendisi imam değil mi? Belki de istirhareye filan yatmıştır! Yalakalık, yandaşlık olayı bir yana, adam yaşam kalitesini kenar mahalleden Nışantaşı'na taşıdı, Paris, Londra ayarındaki bir hayat seviyesine erişti ama; kafa, zihin aynı kalmış, Arap çöllerinin kumuna çakılı boş bir kelle ne yaparsın?

Aslan bir kez yaralanmaya görsün! Etrafta ne kadar çakal, sırtlan varsa başına uşüşür! Leşten beslenen bu mahlukat tayfası sanırlar ki gün bu gündür, aslanı düşürmek, parçalamak vaktidir! Oysa ne büyük bir gaflettir, içine düşülen! Aslan yaralı da olsa aslandır, çakala, sırtlana yem olmayacak kadar güçlü ve asildir!

CHP önümüzde ki seçimlerde hezimet yaşayabilir de yaşamayabilir de... Doğrudur, son seçimlerde yaşananlar tam bir fiyaskodur! Doğrudur, Ne kadar kan verirseniz verin hastaya; kan gurubu doğru değilse eğer, iyleşme bir tarafa hasta oracıkta ölür hemen! Yanlış ittifaklar oy getirmek bir yana oy götürdü o yüzden!

Her zaman yazarım, söylerim; ''gideceği limanı bilmeyen gemiye hiçbir rüzgar fayda etmez!'' CHP; Programından tüzüğüne, örgüt yapısından, Ulusal ve Uluslararası düzeyde ilişki kuracağı kurumsal yapıların belirlenmesine kadar oldukça geniş ve kapsamlı bir reformu hayata geçirmek zorundadır. Ha ondan sonra iktidara gelir gelmez o ayrı bir konudur. Ama adam gibi bir Parti olacağı, milyonlarca muhalifin ''mücadele merkezi'', ''direniş üssü'' olacağı muhakkaktır! Sözün özü Parti gibi Parti olsun, gerisi nasılsa olur!

Yerel seçimlerde durumu stabilize etmenin tek bir yolu var. Mümkün olduğu kadar hırsız olmayan adayları göstermek. Mümkün olduğu kadar diyorum çünkü bu yapısıyla illaki hırsızlar bir şekilde sızıp kendilerini listelere koyduracaklar! Bir de yine mümkün olduğu kadar ''mevcut başarısızları'' yeniden aday göstermemek!

Bu düşünceden yola çıkarsak örneğin İzmir'de birkaç yerel yönetici dışında kalanlarından tamamının da değiştirilmesi gerekmektedir. Eğer bunlar yapılmaz, yine eskiden olduğu gibi aday belirlemede öyle komiteler kurulup, çantaların kuytu köşelerde el değiştirildiği bir süreç yaşanırsa işte o zaman Ahnet Hakan ve onun gibileri haklı çıkar! Nice Ahmet vb leş kargası karanlık pusularda bekliyor! Ama biliyorum ki irade onlarda değil. İrade, önce CHP yönetiminde sonra da CHP seçmeninde!

CHP; ya tarihi misyonunu tamamlayacak ve yıkılanlar arasında yerini alacak, ya da zümrüd-ü anka gibi küllerinden yeniden doğacak!

CHP yönetimine gelince; kuşku yoktur ki bir çokları gibi bende mevcut yönetimin misyonunu tamamladığını düşünüyorum. Yerel Seçimler sonucunda ister mevcut durumu korusun ( % 25-30 ) isterse daha aşağılarda bir yer edinsin ( % 25-altı ) fark etmez, sonrasında mutlak yerini başka kadrolara bırakacaktır. Bu güne kadar Kemal Kılıçdaroğlu'nun tüm iyi niyetiyle elinden gelenini yaptığına inanıyorum. Ne yapsın malzeme bu! Ayrıca birileri gibi onun bir ''Proje'' olduğuna da asla inanmıyorum! Dürüst olduğunu düşünüyorum. Ancak yanlış bir yol, yöntem izledi. Sandı ki ''sağ açılımı'' içinde olursa Parti büyür, iktidara gelir! Doğru olmayan bu strateji de kimya bozuldu, şakül kaydı! İçeriye ne idüğü belirsiz bir sürü zerzevat doldu. Kafalar bulamaç oldu! İş; Sivas katliamına bile, ''perdeler yandı, pencereleri açsalardı kurtulurlardı'' türünden saçma sapan açıklamalar yapan vicdan yoksunu zihniyetin temsilcileriyle işbirliğine kadar gelindi! Laiklik unutuldu! Oysa ısrarla ve ödünsüz bir biçimde en savunulması gereken bir ilkeydi Laiklik! Laiklik CHP'nin altı okundan en önemlisi; Mustafal Kemal ATATÜRK'ün gerçekleştirdiği Cumhuriyet Devrimleri'nin amiral gemisidir! Laiklik başta kadın özgürlüğü olmak üzere tüm ögürlüklerin anası dahası kalkanıdır! Laiklik olmadan bir toplumun bir arada ve barış içinde bir yaşaması mümkün olabilir mi? Olamadığı, olamıyacağı da zaten bugün yaşanılanlarla net bir şekilde görülüyor!

Eminim benim, bizim gördüklerimizi Kemal Bey de görmektedir. Her hatanın bir faturası vardır. Kendisi de seçimlerden sonra gereğini yapacaktır mutlaka, buna tüm kalbimle inanıyorum!

Muharem İnce üzerine de şunları söylemeden geçemiyeceğim; İnce'den asla birinci adam yani lider olamayacağını çok öncelerden söyleyen biriyim. Halen de aynı görüşü muhafaza ediyorum. Kendisiyle yüz yüze birden fazla görüştüm. Aynı şekilde Kemal Kılıçdaroğlu ile de... Her ikisinin vucut dillerini de çok iyi biliyorum. Her ikisinin sözlerinderinde ki samimiyeti süreç içerisinde test etme, muhakeme yapma olanağına sahip oldum.

Detaylara girmeden söyleyebilirim ki ikisinin arasında dağlar denizler kadar fark var, hem de her bakımdan! CHP'nin liderine bir sürü teslim edin, içlerinden bazıları kaçar, kaybolur ama bir tanesini kesip yemez! Ama aynı şeyi İnce için söyleyemem. Artık sürü toptan et-süt kurumuna mı verilir, yoksa başka bir şey mi gelir sürünün başına bilemem?

Ha kendisi iyi kontrol edilirse bir 2. adam olabilir belki. AKP'deki Numan Kurtulmuş, Süleyman Soylu gibi! Tabi bunu karekter anlamında söylemedim. Muharrem Bey'e haksızlık etmeyelim. Böyle birine ihtiyaç var mı ona da yeniden reorganize olacak CHP karar verir sanırım!

 

 

Not:

İzmir'de Belediye Başkanı aday adayı olarak ortaya çıkanlara ve mevcutların performası konusuna 15 Eylül sonrasında yayınlanacak yazılarımda değineceğim!

CHP İstanbul İl Başkanı Dr. Canan Kaftancıoğlu'na sistematik olarak çok büyük saldırılar, haksızlıklar yapılıyor. CHP içinden, İktidar yandaşlarından iki koldan yapılan bu saldırılara son zamanlarda bunların dışında yer alan tanıdığım bazı basın emekçileri de katıldı.

İlk iki güruh değil ama 3. katagoride yer alan kesim benim için önemli.

Sırf onları da aydınlatmak ve kafa karışıklıklarını gidermek için; yakın bir arkadaşım, dostum olan, ailecek görüştüğüm, eşi Naki ile aynı kaderi paylaştığım sevgili Canan Kaftancıoğlu üzerine ayrıntılı bir yazı yazacağım, konu ile ilgili tüm gerçekleri gözler önüne sereceğim..